Hayır efendim. Aziz Nesin'in bir tek isyanı vardı: "Beni bu yaştan sonra zorla müslüman mı edeceksiniz" diye isyan ediyordu faşizan anlayışın kanunlarla desteklendiği bir ülkede. Evet, bu düşüncesi doğrultusunda Türkiye gibi insanlarının hoşgörü ve tahammül özürlü bir ülke standartları için fazla ekstrem açıklamalar yapmıştır, bunu inkar etmem. Ancak temel arzusu Türk insanının artık "inancına saygı" duyması idi.
İnanca saygı ve demagoji... Biri türk insanının Aziz Nesin'e -edebi yeteneğini yok sayarak- en çok saldırdığı, ancak aynı şeyin onda birini Aziz Nesin yaptığı zaman da "inanca saydı duymaaayor" hıçkırıkları ile ağladığı; diğeri ise bu oksijen israfı adamların yetiştirildikleri dünyada ilk öğrendikleri şey. Türk insanı duygusal, hep kaybedenin yanında ya; bu süzgeç beyinli herifler de ne yapıp ederler ama mağduru oynamayı çok iyi bilirler.
İnsanların da Aziz Nesin'e saldırırken en çok kullandığı ikilidir inanca saygı ve damagoji. Aziz Nesin en ufak birşey dediği zaman "kafiiiir, şeytaaaan" nidaları ile ortalığı velveleye veren (bkz: sivas katliamı) insanların, Aziz Nesin'in inancına gösterdikleri hoşgörü de gözlerden kaçmıyor. Tıpkı burada "inancıma saygı göstermeeeyooooo" nidaları ile ağlarken aşağıda yazdığı saygı timsai şiirler yazmaları gibi.
Şu "ülkenin %60'ı aptaldır" demecine gelince...
Orada kimsenin kimseye aptal dediği, aşağıladığı yok. Bu söz yıllar öncesinin Türkiye'sinde askeri darbelerden başı dönmüş olan halka atılmış kapalı bir zarftı. Aziz Nesin'in bu sözü söylemekteki esas amacı kimseye aptal benzetmesi yapıştırmak değil, halkın ne kadar soğukkanlı tepkiler vereceğini ölçmek idi. Ama insanlar bu söz üzerine verilebilecek en aptal tepkiyi verdiler. "Sen kime aptal diyosun ulan" verilebilecek en aptal tepki idi. Ve büyük bir üzüntü ile hala şunu görmekteyim ki, insanlar bu zarfı yemeye hala devam ediyor.
Bir konuda size katılıyorum, Nazım Hikmet'in siyasi kişiliği şairliğinin önüne geçmiş vaziyette. Ancak bu durumun ardına sığınarak Nazım Hikmet'e sıradan bir şair damgası vurmak da ne kdar doğru ve etiktir, bunun muhakemesini de size bırakıyorum. Tartışma yaparken bel altu vurmak böyle birşey olsa gerek. Unutmayınız ki herşeyin olduğu gibi tartışmanın da bir adabı var. Ve umarım gelecel cevaplarda bu gözardı edilmez...
aziz nesin, nazım hikmet ve diğer farklı yazarları okuyanları da görmüyoruz değil hani, nietzsche okuyup, "nihilistim baba ben yaa" deyip üzerinde "god is dead" tişörtüyle ortamlardan ortamlara akanlar mı istersin, "nazım hikmet okuyorum, cem karaca dinliyorum, sosyalistim" deyip "sosyalizm nedir?" diye sorduğunda cevap veremeyenler mi istersin, ayağında converse ayakkabı ile komünist bildiri dağıtanlar mı istersin.. bunlar mı hayata farklı perspektiften bakabilen dolu insanlar? evet diyorsan da hak veririm hani birbirine zıt fikirleri o kadar güzel harmanlamışlar ki kendi içlerinde, ben bile anlayamıyorum bazen durumu. ama ben mehmet akif ersoy okuyup tiki olarak ortamlara akan adam görmedim hiç? ha siyasi görüşlerini vs. aşağılıyorum sanılmasın, ben de zamanında yüzde52 eylemlerine destek vermiş bir adamım, anlayamadığım nokta şu; ben burada senin karşına geçip: "sen aptalsın!" dediğimde siteden atılıyorken; "bu ülkenin %60ı aptaldır." diyen bir insan nasıl aydın ilan ediliyor? bence bu aydınlığın değil, kendini beğenmişliğin göstergesidir. ve bence de aptal olan bu halkın %60ı değil; aziz nesin ve ona aydın diyen şakşakçılarıdır..
ayrıca bugün ülkemizin "yeraltı" edebiyatçıları arasında en az nazım hikmet kadar, hatta ondan daha güzel yazan birçok yazar mevcut. hiciv mi istiyorsunuz? sagopa kajmer isteklerinizi fazlasıyla karşılayacaktır.. ;)
2 Aralık 2007 Pazar | Yazan: delik beyin
40 yılda bir doğru birşey söylemişsin eyvallah +99999
aziz nesin, nazım hikmet ve diğer farklı yazarları okuyanları da görmüyoruz değil hani, nietzsche okuyup, "nihilistim baba ben yaa" deyip üzerinde "god is dead" tişörtüyle ortamlardan ortamlara akanlar mı istersin, "nazım hikmet okuyorum, cem karaca dinliyorum, sosyalistim" deyip "sosyalizm nedir?" diye sorduğunda cevap veremeyenler mi istersin, ayağında converse ayakkabı ile komünist bildiri dağıtanlar mı istersin.. bunlar mı hayata farklı perspektiften bakabilen dolu insanlar? evet diyorsan da hak veririm hani birbirine zıt fikirleri o kadar güzel harmanlamışlar ki kendi içlerinde, ben bile anlayamıyorum bazen durumu. ama ben mehmet akif ersoy okuyup tiki olarak ortamlara akan adam görmedim hiç? ha siyasi görüşlerini vs. aşağılıyorum sanılmasın, ben de zamanında yüzde52 eylemlerine destek vermiş bir adamım, anlayamadığım nokta şu; ben burada senin karşına geçip: "sen aptalsın!" dediğimde siteden atılıyorken; "bu ülkenin %60ı aptaldır." diyen bir insan nasıl aydın ilan ediliyor? bence bu aydınlığın değil, kendini beğenmişliğin göstergesidir. ve bence de aptal olan bu halkın %60ı değil; aziz nesin ve ona aydın diyen şakşakçılarıdır..
ayrıca bugün ülkemizin "yeraltı" edebiyatçıları arasında en az nazım hikmet kadar, hatta ondan daha güzel yazan birçok yazar mevcut. hiciv mi istiyorsunuz? sagopa kajmer isteklerinizi fazlasıyla karşılayacaktır.. ;)
Edebiyat ve eleştiri, tıppı birtakım hayati organlarını ortak kullanan yapışık ikizler gibi; kalbi, beyni ve ciğerleri ortak olan iki ayrı bedendir. Birbirlerinden ayrı düşmeleri olanaksız, biri olmadan diğeri her zaman eksik. Biri güçsüz düşmüşse diğeri de güçsüz, birisinin girdisi, ötekinin çıktısı; "ham madde-ürün" döngüsünü kendi içinde tamamlayabilen mutualist bir birliktelik. Aziz Nesin ve Nazım Hikmet mükemmel de eleştiri yapabilen, mısralarının her zerresinde bir yerleri hicvetmeyi başarabilen çok, ama çok değerli sanatçılar. Çok zeki ve entellektüel olduğumu iddia etmesem de bunları okumadan büyümek de evet, tekrar ediyorum, otluktur.
Bugün okullarımızda Necip Fazıl Kısakürek çocuklara okutuluyor, Malazgirt Zaferi ezberlettiriliyor, Şu Çılgın Türkler ödev olarak veriliyor iken Nazım hiç yokmuş gibi davranılması adalet olmadığı gibi tek tik bir nesil yaratıyor şu an. Olaylara sadece tek bir perspektiften bakabilen dar görüşlü bir nesil. İşte ottan kastım da bu, işte bu neslin ergenlik ve yetişkin yaşlarını merak etmemin sebebi de bu.
Daha önce hiç Aziz Nesin veya Nazım okumayan arkadaşlar, bir göz atın en azından. Atın da hicivin, eleştirinin bu kadar dolu dolu edebiyat ile nasıl icra edildiğini görün. Atın da eleştiri oklarının arasından akan edebiyat meyvelerinin estetiğinin farkına varın. OKuyun bi, beğenmezseniz bir daha açmazsınız.
Ama yok, okumayın boşverin. O Aziz Nesin denen herif bu ülkenin yarısından çoğuna aptal diyen, nihilist-gomünist yuvalarında büyümüş bir ateist, dinsiz imansızın önce gideni değil mi? Bunu bildikten sonra okunmasına ne gerek var? Aşağıda bir nesil tanımlamıştım, iyi bir örnek oldu ona. Ot gibi mi demiştim; az bile demişim.
evet.. bu ülkedeki insanların değerlerine dil uzatan, halkının %60 ına utanmadan aptal diyebilen, bunları yaptığı için de kendine aydın sıfatı takılan, yazdıklarına baksan yetenek bakımından sıradan bir şairden hiçbir farkı olmayan, sırf bazı görüşleri uyuşuyor diye aynı görüşten olan kişiler tarafından yere göğe sığdıralamayan kişileri okumamak otluktur, çocukları da sap olur. sadece biz akıllıyız..
sen esirliğim ve hürriyetimsin
çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin
sen memleketimsin
memleketimi seviyorum.
çınarlarında kolan vurdum, hapishanelerinde yattım.
hiçbirşey gideremez iç sıkıntımı
memleketimin şarkıları ve tütünü gibi...
satırlarını yazabilecek kaç tane şair var ki? Şiirleriyle Ernesto Che Guavara'ya bile ilham verdi bu adam. Mezarı hala getiriledi Türkike'ye, hala vatan haini. Yanarım da Nazım'ın tek mısrasını okmadan, Aziz nesin'in tek paragrafını bilmeden ot bir nesil yetişiyor, ona yanarım. İşin garibi, u neesil çoluğa çocuğa karışmaya başladı. İki ottan biten bir çocuk nasıl bir şey olacak, nasıl bir sap olarak büyüyecek gerçekten merak ediyorum.