Yolları ayrıldı. Tamamen akustik olarak yapacakları albüm de kalmıştı. Dave başka gruplarla turnelere çıkmaya başlamış, derin blues müzik hakkında dökümanter çalışmalara başlamıştı. Annie ise Lola’yı doğurdu - bu sefer mutluydu. Dave, daha sonra Pink Floyd’a, Aretha Franklin’e, Van Morrison’a eşlik edecek olan, klibini ve kendisini seyretmeye doyamadığım güzel saksafoncu Candy Dulfer ile muhteşem Lily Was Here’i yaptı. Dave Stewart adı, Mick Jagger, Bob Dylan, Sinead O'Connor’la, en iyi prodüktör, en iyi söz yazarı ödülleriyle çağrıştı. Lokantacının tipini beğenmediği serserinin görsel yapıtları, Paris Modern Sanatlar Müzesi’nde, Saatchi Gallery’de, New York Whitney Müzesinde ve Londra’daki Tate Gallery’de yer aldı. Çektiği fotoğraflar dev gazetelerde, magazinlerde, uluslararası şirketlerin reklam panolarında boy gösterirken, yönettiği "Honest" filmi Cannes Film Festivali’nde bir kültür klasiği olarak yerini aldı. Genel kanıya göre Annie bitmişti; deha Dave olmayınca Annie bir hiçti.
Hiç de "hiç" değildi. Yine sahnedeydi Londra’da Freddie Mercury ve David Bowie ile, Sopot’da, Montreaux’de, MTV’de, her yerde Annie vardı. Ve 1992’de Diva geldi. Annie’nin ilk solo albümü. Why? ile sorguluyordu albümün açılış parçası "Ölmek kolay, beni ölümden korkutan, yaşamak" diyordu Diva. İngiltere listelerinde 1 numaradaydı bir zamanlar balık halinde balık, bit pazarlarında ikinci el giysi satan İskoç Külkedisi. Britt Awards, Grammy, Gary Oldman’ın Dracula’sına müzik, MTV Unplugged, ödüller, ödüller, ödüller...
1995’de Medusa çıktı piyasaya. Bu albümde Aberdeen’li genç bir kızın, DJ’lik yaparken boyuna çaldığı bir şarkıyı yorumluyordu: A Whiter Shade of Pale. Tatlı düşler devam ediyordu. Artık Annie’yi evinde kocası Uri ve küçük kızı Lola’dan başka bir de yeni doğmuş Tali bekliyordu. Medusa, Diva kadar satmasa da, Annie yine Britt Awards, Grammy ödül törenlerinde elinde ödülüyle kameralara poz veriyordu.
Albümü de çıkan ücretsiz Central Park konseri bu döneme rastlar. Annie, bir gün garsonluk yaptığı lokantadaki gibi, plak şirketi sahibi ortak bir arkadaşlarının emekliliğe ayrılma partisinde Dave ile karşılaştı. Bu sefer pat diye "benimle evlenir misin?" denmedi ama partiden sonra tekrar beraberdiler. Bir yandan kansere karşı savaş veren organizasyonların yararına - yıllar sonra ilk defa Eurythmics olarak - konser verirlerken, bir yandan da dünyanın endüstriyel çöplük olmamasına kendilerini adamış çevre örgütlerinin ve uluslararası insan hakları savunucularının yanında aktif rol alıyorlardı. Dave’in stüdyosunda harıl harıl "Peace" albümünü hazırlamaya koyuldular. On yıl sonra ilk defa birlikte çıkarttıkları bu 1999 albümünde, çevre sorunlarına duyarlılıkları iyice ön plana çıkıyor, dünyamızı tehdit eden unsurlara karşı, bir jenerasyonun duyarsızlığını dile getiriyorlardı. Nitekim albümün tüm geliri de çevre ve insan hakları örgütlerine bağışlandı.