Blues majör akorların üstüne minör gam çalınmasıyla ortaya çıkan ilginç bir müziktir. (minör lafıma inanmayan baksın la minör ve la pentatonik gamları) Blues un çeşitli kalıpları da vardır tabi ki: minör blues, 12 bar blues ve tek veya iki akora dayalı boogie bu yazıda kısaca üstünde duracağımız başlıca kalıplar olacak. Tabi bunlardan başka 16 24 ölçüden oluşan başka standart kalıplar da mevcuttur.
Boogie John Lee Hooker'ın yarattığı bir blues türevidir. Tek ya da iki akordan oluşur ve insanı yakalayan bir riffe sahiptir. Dinleyiciye süreklilik hissini vermeye çalışır. Bu müzik en temel açıdan bugünkü rap müziğin atası kabul edilebilir. Birkaç örnek vermek gerekirse Jimi hendrix - Voodoo Chile ve yine John Lee Hooker Thelma ve I'm In The Mood sanırım yeterli olacaktır.
12 bar blues ise adından da anlaşılabileceği gibi 12 ölçüden oluşur. En genel kabul görmüş ve bilinen blues kalıbıdır. Çok çeşitli tarzları bile rahatca kendisinde eritebilen çok basit ama çok ta karmaşık bir yapısı vardır. Öyle genel geçer birşeydir ki birbirini hic görmemiş, hiç tanımayan iki ve üstü müzisyen sadece nerden çalıyoruz sorusuyla sonu gelmez bir Jam Session'un içinde kendilerini bulabilirler. Yani insanları da kaynaştırır! Aşağıda en yaygın kullanılan 12 bar blues cesitlerini veriyorum. Bu akorları kromatik biçimde taşıyarak başka pozisyonlardan da çalabilirsiniz. Mesela 5. pozisyona gidip bareli akorla la, re ve mi seslerini kullanarak, mi tonundan la tonuna geçmiş olursunuz 3. poziyona taşıdığınızda ise sol, 7.pozisyona taşıdığınızda ise si tonundasınız demektir. (yeni başlayanlar için ufak not a=la b=si c=do d=re e=mi f=fa g=sol demek!)
Evet kısaca blues kalıplarını da birazcık anlattıktan sonra bunları nasıl bir zamana göre çalacağını soranlar olabilir sanırım. Şimdi bu soruna bilgim ölçüsünde en teknikten en çaresizine kadar yanıt veriyorum. Bunların her biri shuffle ( 12/8, 3/4 ) ve straight ( 4/4 hatta 2/4) zamanlarında çalınabilir. Bu bahsettiklerimden bişey anlamayan ve yanında sorabilecek kimsesi olmayanlar ise demek istediğim zamanları anlamak icin;
Chuck Berry - Johnny B Goode
Jimi Hendrix - Red House
BB King - Thrill Is Gone'ı bir yerlerden bulup fikir sahibi olabilirler. Ama bu tip konularda benim naçizane tavsiyem bilen birisinden yardım almanız gerektiği yönündedir.
konservatuardan daha iyi bluescu çıkabilir..teknik olarak kendini geliştirmen gerekiyorsa bu işin teorisini bileceksin..Big Joe ların,Robert Johnsonların,Sonny Terrylerin,Browm Mcghee lerin dönemi geride kaldı..adam gibi bir blues müzisyeni olmak için teoriyi bilmek lazım.
Blues hangi ekipmanla çalınır??
Kendi yaptığın herhangi bir enstürmanlar çalınır.
İstersen çamaşır askılarına bağlı bir tel ile istersen, puro kutusundan yapacağın 4 telli üzerinde manyetik olan bir gitar ile. Senin ifade gücüne kalmış. Ne çaldığından ziyade niçin çaldığın daha önemli.
iyi bir çalışma olmuş..arkadaşlar siteye yeni üye oldum.söylersem reklam olur mu bilmiyorum ama googleda "guitar scales" diye aratıp ilk çıkan linke tıklarsanız çok eğitici bir gam bilgisiyle karşılaşırsınız..bilenler vardır belki? ama bilmeyen arkadaşlarımız öğrensin..bu arada nick olarak heryede dorianı kullandığım için burda da onu aldım..daha doğrusu by_dorian şeklinde..bu nicki kullanan arkadaşlar kızmasın lütfen... :)
zamanında ''oh my baby'' diyen, missisipi, louisiana ve benzeri ovalarda varoluş mücadelesi veren siyahların; önceleri evlerinde sonra kiliselerde daha sonrada aylarca süren gece kulübü turnelerinde dünyaya yaydığı blues, new orleans, chicago gibi şehirlerde başını kaldırabilmiş. Blues'un son mabedi Beale caddesinde ki hareketlilikte bittikten sonra olay, çeşitli devlet politikalarıyla ''go johnny go'' derecesine gelmiş. Beyazların bu müziği daha sert bir forma sokmasından sonra 50' 60' blues tarzı bazı radyo istasyonlarının cızırtılı kayıtlarında kalmış ve böylece muddy waters'ın b.b king'e bıraktığı miras günümüzde yavaş yavaş bar köşelerinde adeta ordu kalabalığında ki blues gruplarına devrolmuştur. tabi bu konuda ansiklopedi bile yazzılır ama arkadaşın yaptığı makaleyi görünce dayanamadım çok da hoşuma gitti, uykuya yenik düşmemeye çalışaraktan bişeyler paylaşmak istedim.. eyvallah
gerçekten baya emek haracamışsın düşüncelerine tamamen katılıyorum!!!blues'un mantığını çok güzel anlatmışsın ama teknik bilgiler falan biraz eksik ve yanıltıcı!!gerçekten teşekkür etmek gerekir emeiğin için
İlk olarak;
yazar, "son söz" bölümünde olumsuz eleştiriye neden olabilecek her türlü yoruma son noktayı koymuştur. Anlamayanların bir kez daha dikkatlice "son söz" bölümünü okumalarını rica ediyorum. Tamamıyla kişisel deneyim ve birikimlerine dayandığını belirtmiş; okuyucuları bu makaleyi ezberlemeye değil, daha çok blues dinlemeye ve hakkında okumaya yönlendirmiştir. Bu makalenin bir otorite tarafından yazıldığını iddia etmemiş; aksine kendi serüveninin başkalarına feyz olmasını dileyerek kaleme aldığını açıkça vurgulamıştır.
İkincsi;
hakkında türkçe kaynağın hemen hemen hiç bulunmadığı bir konuya daha faydacı yaklaşılması gerektiği taraftarıyım. Yıpratmak yerine bu bilgilerin sömürülmesi lazım. Keza tekrarlamaktayım ki; bu konuda ve bu verimlilikte TÜRKÇE KAYNAK YOK!
Üçüncüsü;
konu hakkında yeterli kaynağa ve donanıma sahip arkadaşların, bundan daha iyi makaleler yazmaları garaj için daha faydalı olacaktır.
Tebrikler dostum! Ruhuna, parmaklarına, blues için feda ettiğin yıllara sağlık diyorum.
GO JOHNNY GO GO GO!
arkadaşı gerçekten duygu ve düşüncelerini gayet açık bir şekilde insanlarla paylaştığı için takdir ettiğimi söyleyeyim.Müziğin kökü olan blues gerçekten çok içten,manalı bir müzik.Umarım Türkiye'de de hakettiği yere gelir.
iddaalı bir konudur müziğin nasıl çalınması gerektiği belki Fazıl Say motzart'ı nasıl yorumladığını anlatabilir ama alçak gönüllülükle shopen'i çaldığını ama daha iyi çalanların bunu anlatması gerektiğinide söyler.(bu nacizane bir örnektir.) müziği hakikaten teoride ve pratikte bitirmek ki bu kendine müzisyen diyen biri için pekte mümkün değildir.bir virtüöz bile halen kendi alanında çalışmakta ve bunu geliştirmektedir.bilimsellikten asla uzaklaşılmamalıdır.duygu desen hergün bambaşka duygular içindesin. beni en çok korkutan jazz veya blues yaptığını söyleyen amatörlerdir.burada eleştirdiklerim bu makaleyi yazan müzisyen arkadaşım değildir.şahsımda dahil olmak üzere ahalidir muhatabım.flyfinger arkadaşımıda destekler nitaliktedir bu yorum .
cok ıyı acıklayıcı ve sanatın nasıl olması gerektıgını vurglayan bır makale ınsanlar bunu okuyunca gercekten de aydınlancaklardır. tebrık edetım yasasın sanat yasasın blues yasasın rock