Eğer birisine solo atması ya da şarkı soylemesi için eşlik edecekseniz, herşeyden önce mükemmel bir zamanlamayla çalmaya çalışmalı ve asıl duyulması gereken kişinin siz değil o olduğunu hiç unutmamalısınız.
Nasıl solo atabiliriz peki? Hepimiz bu ölümcül soruyu belli bir seviyeye geldikten sonra sormuş ve arayış içine girmişizdir. Blues bu konuda büyük bir zenginlige ve çeşitliliğe sahip bir müziktir. Yıllar içinde kendi tavrını ortaya koymuş pek çok müzisyen blues'a kendi yorumlarını getirmiştir. Bu sanatcıların hepsinin ortak özelliği ise nasıl yaparlarsa yapsınlar yaptıkları şeyin çok güçlü ve kendilerine özgü olduğudur. Blues da gücünü bu noktadan alır. İşin temeline baktığımızdaysa sonuçta hepsinin aşağı yukarı aynı gamı kullanarak birbirlerinden ne kadar farklı olabildiğini görmekteyiz. İşte bu sihir gitaristin algısında, yorumunda ve dokunuşunda gizlidir. İnternette şu anda okuduğunuz gibi nasıl blues çalabileceğinizle ilgili pek cok yayın var. Ben de bunlardan önemli sayılacak kısmını yıllar içinde okudum ve uygulamaya çalıştım. Gamları öğrendim. Sonra akorları nasıl çalabilecegimi vs vs.. ama bunları üst üste koyduğumda asla blues olmuyordu. Çünkü 3 akorun üstüne pentatonik inip çıkmak ve arada sırada bend yapmak asla blues değildi. Blues çok başka birşey ve sanırım bu kadar kastıktan sonra ucundan da olsa yakalamayı başardım onu. Bu sözlerimle kendimi çok süper bir gitarist sandığımı zannetmeyin. belki de bu sitedekilerin içinde en kötülerinden biriyim ama blues'u yakalamayı başardım ve benim istediğim de buydu zaten. Blues'la ilgili her şeyi okuyun. Kimin yaptığını ögrenin. Tabi neden yaptığını da ögrenin. Dinleyin ve çalarken (belli bir teknik birikimden sonra tabi) derdinizi anlatmaya çalışın.
Bu felsefi konuşmalardan sonra yukarıdaki çok zor sorunun yanıtına dönelim tekrar, daha teknik bir açıdan tabi. İlk önce akort etme şekillerinden konuya girebiliriz. Blues'da genellikle yarım ses düşük akort etmek (eb-ab-db-gb-bb-eb (b aka. bemol)) orkestralarda genel kabul görmüş bir yaklaşımdır. Tabi bu, standart akort edemezsiniz demek degildir. Yarım ses düşük çalmanın avantajları ise: daha karanlık bir ton,daha kolay bend yapmak ve standart akortta rahatsız vokalistleri mutlu etmek olarak sıralanabilir. Tek kişi çalan gitaristler ise daha farklı akort sistemleri kullanabilmektedirler. Mesela en üst telinizi biraz gevsetip (standart akortta e den d ye mesela) drop-d denilen sekilde çalmayı deneyebilirsiniz. Böylece çalarken aynı anda sesinizi imite etmeniz cok kolaylaşacak ve tek başınıza olmanıza rağmen çok daha zengin bir tını yakalayacağınızı göreceksiniz. (Tabi şarkınızı da uygun bir tona transpoze ederek) drop-d nin bir başka güzelliği tek parmağınızla bare yaparak üst üç teli kapatarak istediğiniz akorun beşlisini alabilmeniz olacaktır. Mesela sol beşlisini çalmak istiyorsanız 3. pozisyona bir bare basıp üst üç tele vurup beklemeniz yetecektir. Ses kendiliginden gelecektir. Şaşırmayın. Drop-d bugün rock müzikte de pek çok gitaristin tercih ettiği bir sistemdir. Akustik bir örnek isterseniz tavsiyem Bob dylan - Fixin To Die olacaktır.
Tek başına calan gitaristlere bir baska kolaylıkta slide'dır. Bu konudan diğer makalemde de etraflıca bahsetmiştim ama okumayanlar icin slide kullanan gitaristler gitarlarını re major, e major, sol major gibi şekillerde akort eder böylece slideı kaydırdıklarında kromatik biçimde istedikleri sesi daha dolgun biçimde alabilirler.
Akort etmek konusunda seçim tamamen sizin ihtiyacınıza kalmış birşeydir. Ama yeni başlayan birisiyseniz ya da kendi hakimiyetinizden emin değilseniz benim tavsiyem yarım ses kalın ya da standart akort etmeniz lehinedir. Klavyeyi iyice tanıdıktan sonra zaten kendiniz farklı şeyler denemek isteyeceksiniz.
Blues'un en temelinde majör akorlar üstüne çalınan minör gam olduğundan bahsetmiştik. Bu bahsettiğimiz gam pentatoniktir.
a pentatonik (a-c-d-(d#)-e-g-a)
e 5 8 b 5 8 g 5 7(8) d 5 7 a 5(6) 7 e 5 8
Bu kullandığımız en temel gamdır. Bu kalıbı kromatik olarakta taşıyabiliriz. (3. pozisyonda sol pentatonik, 7.de si pentatonik gibi.) Bir de 0. pozisyon da kullanabiliriz. Tabi bu konu pek çok yeni başlayanın kafasını kurcalar ve gitaristimiz 12.pozisyonda çatır çatır calarken 0. pozisyonu pek tercih etmez. O zaman boş telleri de (0) gama dahil ederek;
e 0 3 b 0 3 g 0 2(3) d 0 2 a 0(1) 2 e 0 3
Gamlar hakkında ikinci hayati bilgi ise özellikle bazılarını (e-g-a ve b) klavyenin her yerinde çalabiliyor olmanız gerektiğidir. Yani böyle kutu pozisyonunda hapis kalmamalısınız. Pes seslere, tiz seslere her yöne doğru çok sık gitmeseniz bile nerede olduğunuzu bilecek ve yapabilecek kadar hakim olmalısınız. Bunu başarabilmeniz gitar çalma stilinizde çağ atlatacaktır. Aşağıda örnek olarak e pentatonik gamını veriyorum.
e 0 3 5(6) 7 10(12) 15 17(18) 19 22(24) b 0 3 5 8 10(12) 15 17 20 22(24) g 0 2(3) 4 7 9(12) 14(15) 16 19 21(24) d 0 2 5 7(8) 9(12) 14 17 19(20) 21(24) a 0(1) 2 5 7 10(12)(13) 14 17 19 22(24) e 0 3 5(6) 7 10(12) 15 17(18) 19 22(24)
(12.ve 24. pozisyonlarda gitarın klavyesinin yeniden başladığını düşünün.)
Bu sistemle notaların yerlerini iyice öğrendikten sonra bildiğiniz tekniklerle sololar atmaya, kayıtlarla beraber çalmaya çalışın. Bu bilginizi pekiştireceği gibi yavaş yavaş dinlediğiniz şeylerin aynısını yapmayı başardığınızı gördükçe daha çok motive olmanızı sağlayacaktır.
Şarkının tonunu bulamıyorsanız canınızı sıkmayın. Yapabildiginiz bir blues rifini kromatik bicimde deneyerek (anahtar-kilit modeli!) en çok uyduğu yerden şarkıya eşlik edin. Yine olmadı derseniz. Şarkının akorlarını tablarını vs bulun ve böylece tonunu tespit etmeye çalışın.