Makaleler

Bölümler · Giriş - Biyografi 
 · Anlaşmalar 
 » Tanıtım, Mutfak 

Bir Menajerden Müzik Piyasasına Giriş

15 Haziran 2005 | Yazan: •GaRaJ Bekçisi•

GaRaJ Bekçisi: Müzik sektörünün pazarlama mutfağında olmak için yapılması gerekenler, okunması, bilinmesi gerekenler gibi genelleştirsek? Sence menajer olmak için ne yapmak gerekir ?

S.E.: Benim anladığım anlamda menajer olmak için; öncelikle müziği çok sevmek, seçimlerini yaparken bu işin ekonomisini yönetecek aklın gerçekleri bir yana işin asıl itibariyle müziğe hizmet olduğunu unutmamak ve bu eksenden kaymamak, menajerliği meslek olarak net şekilde hedeflemiş hatta tabiri caiz ise kafaya takmış olmak ve yılmamak, iyi bir kriz yöneticisi olmak, farklı insanlarla farklı dillerden konuşabilmek ve bunun gibi pek çok farklı özellik gerektirmektedir. Ne yapmak gerekir? Herkes için değişir sanırım, bu konuda tek bir cümle kurmak istemem, herkes kendi doğru yöntemini üretir diye düşünüyorum. Ülkemizde okulu olmayan bu alanda iyi bir menajer ile birlikte çalışmaya başlamak başlangıç için en doğru görünen yöntem olabilir.

Yurtdışında sanat yönetimi ya da menajerlik okulları bulunmakta. Buralarda eğitim almak da faydalı olabilir. Ancak hem pahalı olması hem de bu ülkenin gerçeklerinden uzak geçecek bir eğitimden sonra yaşanabilecek uyum sorunları sebebiyle akademik eğitimini tamamlamış kişilere çok da önermiyorum. Bence bu günlerde yaşanan hızlı gelişimi kaçırmadan sahaya çıkmak ve ilk zamanlar yedek kulübesinden de olsa maçı izlemeye başlamak daha akılcı olacaktır. Ancak üniversite eğitimi almak istiyor ve bu mesleği yapmak istiyorsanız ilgi kurulabilecek bir alanı seçmek tabii ki iyi bir fikir olacaktır. Eğitim devam ederken de yukarıdaki yöntemle bir menajerle birlikte staj sürdürülebilir. Bu anlamda çalışmalar yapmak isteyen yani hayalinde menajerlik yapmak olan kişilere her zaman yardımcı olmaya hazırız.

Sektörde bu anlamda ciddi bir ihtiyaç da bulunmakta. Şu günlerde menajer arayan pek çok grup ve sanatçı var ancak aynı oranda menajer yetişmiyor. Müziği seven ama müzisyen olmayan birisi için daha iyi bir iş düşünemiyorum.

Yabancı dil bilen kişiler için çok güzel kaynaklar mevcut. Bunlardan bazıları bu konuda çalışmayı düşünenlere fikir verebilir. Ancak ilk okuduğunuzda, bu ülke gerçeklerinden biraz uzakta bulabilirsiniz. Yine de kendine doğru hedefler koymak ya da birlikte çalıştığınız şirket ya da ekipleri doğru hedeflere taşımak adına doğru yaklaşımların ipuçlarını yakalayabilirsiniz.

Kitap önerim Billboard yayınlarından çıkan ve sürekli revize baskıları yayınlanan “This Business of Artist Management” olacaktır. Yine aynı seriden “This Business Of Music” ise genel anlamda müzik sektörüyle ilgili farkı alanlarda özet bilgiler vermektedir. Ancak yine hatırlatmak lazımdır ki bu kitaplarda yazanlar ile bu ülkede yaşananlar arasında paralellikler olduğu gibi büyük çelişkiler de bulunmaktadır.

Şu da unutulmamalıdır ki , mezun olduğunuz hiçbir okul ya da okuduğunuz hiçbir kitap size bu işi yaparken, bir grubun üyelerinden hangisinin saat kaçlarda uyandığını hatta ayılıp kendine geldiğini, o saatte ona, 5 dk içinde özet halinde anlatmanız gereken iyi ya da kötü bir gelişmeyi nasıl ifade ettiğinizde sizi nasıl algılayacağını ve bu diyaloğun nasıl bir iş kalemine dönüşeceğini öğretmez. Bazen bir proje fikrini daha fikir aşamasındayken grubun her bir üyesine ayrı ayrı anlatırken seçtiğiniz ses tonunun benimseten ya da caydıran en önemli etken olabileceğini hiçbir okulda ders olarak alamazsınız. Aynı proje fikrini, hayatında eline hiç gitar almamış bir sponsora satmaya çalışırken, karşınızdakinin anlayabileceği bir dil kuramamanızdan ötürü projenizin çekmecede kaldığını ve bu şekilde konuşmaya devam ederseniz iş hayatınız boyunca her projenizin kalacağını da bu yöntemlerle öğrenemezsiniz. Bunları insana hayat öğretiyor. Bence menajerlik keyifli bir iletişim ve ilişkiler oyunu, bu da yaşayarak yani hayatın içinde öğrenilebilecek bir şey.

Öğrenmeye, gelişmeye, yaratıcı fikirler konusunda kafa yormaya açıksanız menajerlik size bu anlamda önemli bir iş tatmini sağlayabilir. Ancak bir taraftan da sürekli başkalarının hayatı ve kariyeri üzerinde önemli etkisi olan işler yapıyor olmanın ağır sorumluluğunu taşıyacağınızı da es geçmemem lazım.

GaRaJ Bekçisi: Topladığımız sorular arasında klasikleşen bir soru daha. Ama belki sorunun ikinci bölümünde söyleyeceklerin de vardır. Soru şöyleydi. Yurtdışına neden açılamıyoruz? Nasıl açılabiliriz? Açılan nasıl açılıyor? Bunda şarkı sözlerinin, bestelerin, etkisiyle management'ın etkisini karşılaştırabilir miyiz?

Ben yurtdışına zaten açık olduğumuzu düşünüyorum. Artık dünya bir bütün ve her şey herkese açık. Kendimizi dünyanın dışında algıladığımız ölçüde dışında kalıyoruz.

Bu anlamda her isteyen ve uygun üretimleri olan sanatçı ya da grup yurt dışında müzik yapabilir durumdadır. Pek çok sanatçı farklı yollarla ürünlerini yurt dışındaki firmalara ulaştırabilir, yayınlayabilir ve konser yapabilir. Buna net bir örnek vermek gerekirse; Pentagram grubu yıllardır yurtdışında albümler çıkartmış , konserler vermiş, festivallere katılmış ve orada da önemli bir dinleyici grubuna sahip bir grup olmuştur. Mercan Dede bu yıl önemli bir İngiltere turnesini gerçekleştirmektedir.

Ancak sorudaki yönlendirmeden yola çıkarsak ülkedeki müzik sektörünün ve buna bağlı olarak da artist menajerliği yapısındaki eksiğin bu alanda da bir engel teşkil ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Zira her ülkede kendi merkezinde kendi koşulları içinde yapılanmış ve işleyen bir sistemin ve ekonominin içine sanatsal bir ürünle girmek için yalnızca doğru ve güzel üretimlere sahip olmak yetmemekte, bu aynı zamanda sektörel bir ağırlık da gerektirmektedir. Örneğin bugün bu derece önemli ve çeşitli müzik üretimlerine sahip olduğumuz halde, yıllardır Fransa’da her yıl düzenlenen ve önemli bağlantılara açık bir platform içeren MİDEM müzik fuarına, son on yıldır ülkesel bir standla ve sağlam üretimlerle katılmış olsaydık, yurtdışına açılma işini hep bir starın albümünün yurtdışında çok satması, Michael Jackson’ın tahtını sallaması gibi değil de bu ülkenin müzik üretimlerinin yayılmaya ve paylaşılmaya başlanması gibi algılasaydık bu anlamda bir altyapı sanırım bugün bulunduğumuz yerden hiç olmazsa bir adım önde bulunabilirdi..

   Önceki bölüm
« Anlaşmalar

GaRaJ'daki ilgili yorumlar

Güzel söyleşi olmuş. Teşekkürler Garaj Bekçisi!
26 Eylül 2009 Cumartesi | Yazan: •serdal_nayir•
sedef ablacımla tekirdagda tanısmıstım.ogün abi nin konserini yapmıstık.gercekten harika bir kişilik...utku ile bir gün gelicem yanına ablacım..
barkın:)
22 Nisan 2007 Pazar | Yazan: bako
aahha biri adıma soy adıma bakarmı profilden isteyene kimlik fotokopimide yollarım :)
1 Aralık 2006 Cuma | Yazan: ManOwaR
Ogün Sanlısoy un menejeri olmakla beraber OZAN BARIŞ SANLISOY un da annesidir.
6 Ağustos 2006 Pazar | Yazan: oguncu
bu yazıdan anlıyoruz ki; arkadaşlarımızı yetenekli ve potansiyel sahibi insanlardan seçmeliyiz..bkz. sedef ablamızın arkadaşlarına birkaç örnek verelim.Tarkan Gözübüyük, Ogün Sanlısoy...

sanmıyorum ki bigün hiç tanımadığım Tarkan Gözübüyük bana gelsin "yaw mehmet, seni biz menajer yapalım.." veya "yaw mehmetciğim* seni biz prodüktör yapalım"...desin..

haaa diyceksiniz ki hiçbişey birden olmuyo..kendimizde bişe yapmalıyız..imkanlar el verdiğince yapayoruz..çalışmalarım sonucu ilerleyen yıllarda ..alacağım inşallah..

saygılarımla...
2 Haziran 2006 Cuma | Yazan: grupmulanbu
keçke iletişime geçebilsek isterdim...çok tatlı bi hoş olurdu vallahi...
20 Mayıs 2006 Cumartesi | Yazan: spiteful hag
ya dünyada ogün kadar iyi bi rockcı varmı acaba.ya birde şunu merak ediyorum bazı insanlar ogünün müzigi ile degil sadece tipi ilgili yorumlar yapıp onu sevdiklerinden bahsediyorlar.bi kişiyi sevmek sadece tipini dış görünüşünü begenmek degildir.onun gerçekden herşeyini ve hayatını bilip ögrenip kabul etmektir.sadece kliplerinden izleyip seviyorum demek olmaz.bana göre.onunla ilgili anketlere katılıp iyi yorumlar yazmak gerekir.şarkılarını dinleyip geröekden anlam çıkarmak gerekir.yani artık anlayın bu adam adam gibi adam.herşeyiyle.kısıtla yapmıoyrum genel olarak konuşuyorum burdanda gerçekden sadece tipi ile ilgilenen insanlara kızıyorum.arkadaşlar kendinize gelin.sevmek hayran olmak böyle olmaz.valla bende çok begeniyorum tipini tarzını hatta aşıgım ona ama asla tipi için sevmiyorumonu.diyceklerim bu kadar ...... valla ben hiç makaleye bakmadan aklımdan geçenkleri yazıyorum ama neyse
26 Mart 2006 Pazar | Yazan: bilinmez ki ne
sedef erken'i powertürk 24 saat 1 sterda görmüştüm,çok iyi biri:-)Ogün Sanlısoy denilince aklıma Türkiye'de rock yapan en iyi rockçı aklıma geliyor(bütün yönleriyle)3.albümü sabırsızlıkla bekliyorum,muhteşem ötesi birşey olacak!!!
5 Aralık 2005 Pazartesi | Yazan: fender-gibson
evli olsalar da söyliyceklerini zannetmiyorum.....
22 Eylül 2005 Perşembe | Yazan: oguncu
OGUN SANLISOYU COK SEVIYORUM BENCE COK IYI BIR SANATCI ISAALLAH OMRUNUN SONUNA KADAR BOYLE DEVAM EDER
19 Eylül 2005 Pazartesi | Yazan: akasya
ACABA OGUN SANLISOYLA EVLIMI BIRI BANA CEVAP YAZSIN
19 Eylül 2005 Pazartesi | Yazan: akasya
sedef ablamız iyidir ya. Zaten içinde OGÜN SANLISOY geçen herşey iyidir. ogünü ve dolayısıyla sedefi çok seviyorum. Ama menajeri olduğu için sedeften bir isteğim var ogünü istanbulda daha fazla üniversite konserlerinde görmek istiyorum . çünkü gece çıkıp ogünü dinlemeye gitme şansım yok malesef ama üniversite konserlerine gelirim tabi ki kaçırmam. ogüne can feda sedefe başarılar.
20 Ağustos 2005 Cumartesi | Yazan: oguncu
çok güzel bir makale olmuş gerçekten.okuduklarım çok sevindirdi beni,meslektaşım diyemiyorum henüz.kensidi kadar profesyonel değilim şu an.1 sene oldu sadece şu işe başlayalı.ama böyle başarılı insanları görmek bizim de bu mesleğe olan saygımızı ve inancımızı gün geçtikçe fazlalaştırıyor.hele ki güçlü,akıllı ve işini bilen bir bayansa...
4 Ağustos 2005 Perşembe | Yazan: puck
tanıdığım en temiz yürekli insanlar arasında ön sıralarda bulunur. sevecendir, iyi bir 'abla'dır. ne diyebilirim ki...
Sevilesi, sayılası sevgi insanı...
26 Haziran 2005 Pazar | Yazan: SuperNatural
Saygılarımı Sunuyorum
22 Haziran 2005 Çarşamba | Yazan: deathtone
Ben ve grubum Strate her zaman yanınızdayız.Bize de destek vermesini bekliyoruz...
20 Haziran 2005 Pazartesi | Yazan: oldwaldorf
Makale icin Garaj Bekcisi'ne tesekkürler.
20 Haziran 2005 Pazartesi | Yazan: •Bayan Ariza•
eski bir iş arkadaşından Sedef'e: biraz çatlaktır ama kalbi iyidir.
20 Haziran 2005 Pazartesi | Yazan: fender_bender
Ben murat ASES adlı grubun bir üyesiyim! evet sedefle oturup konuşmuşluğum var azda olsa, ama şunu söyleyebilirim! bu iş için uygun bir karekter olduğunu düşünüyorum! ve kirlenmesi zor bir insan kesinlikle çünkü onla! bir,iki dakika konuştuğunda duygusallığını, reel'liğini ve aşırı hissedebileceğini görebiliyorsunuz! ne kadar işin maddesel kısmında yer alsada.... sanırım asıl cümle şu olurdu! şevkatli kadın.
19 Haziran 2005 Pazar | Yazan: bilgehan
Ben çıraklığa talibim hocam! beni yanınıza alır mısınız padawan olarak??
gerçi demişsiniz "müziği seven ama çalamayan biri için ideal bir meslek" diye, şükür biz çalıyoruz az buçuk bir şeyler... ama gerçekten bu konuda başarılı olabileceğime inanıyorum yaaa.

biz nasıl ulaşıcaz size ki? yani hani buluşma felan demiş bekçi ama o da istanbulda olur...:-( izmire gelseniz, burda çok iyi piyasa var, gerçekten asistanınız olurum, izmir'in de büyük olaylara ihtiyacı var,bar sahipleri grupları sömürüyo, "patron yok, paranızı almak için yarın gelin" falan diyolar sürekli, kuruduk kaldık burda yaaaa
18 Haziran 2005 Cumartesi | Yazan: ilk mohikan
darısı bizm başımıza..bizede el uzatsınhehaueh
18 Haziran 2005 Cumartesi | Yazan: Elohim_slash
"Müziği seven ama müzisyen olmayan birisi için daha iyi bir iş düşünemiyorum"
doğru yaa...
16 Haziran 2005 Perşembe | Yazan: feyzasal
zaten pentagram zamanında yapmasaydı dünya ünü hakkında başka ne örnek verilecekti merak ediyorum..
16 Haziran 2005 Perşembe | Yazan: badunknown


Makale ile ilgili yorumunuz

DNZ
E-posta

Şifre

Unutma beni


Üyelik
Şifre hatırlatma
GaRaJ'da şu anda
67 üye, 491 ziyaretçi
dolaşıyor
Liste:
Hangar 18