kalekapsından kaleiçine inen yollardan ortadakinde ilk sola girince karşıda
GaRaJ'daki ilgili yorumlar
merhaba yeniden yazıyorum.. şimdi bu eski yorumları okudumda bazısı çok hoş bazısı gergin sözler yani herkesin birbirine sürekli yaptığı eleştiriler. yaşadığımız süre içerisinde bunlar olacak galiba ama şu anki duruma baktığımızda ise durum bence ortada..!!halen var olmak ilerlemeye çalışmak,ve çoğalmak bence başarmanın göstergesidir. benn bu mekanı çok seviyorum inşallah yaşadığım süre içindede gitmek isteyeceğim. ve sevgili blue lıfe sizler ve the bar benim için bir bütün oldunuz. herşey umarım olduğu gibi büyümeye iyi olmaya ve varolmaya devam etsin sevgiler
17 yaşından beridir takıldığım the barın ve blue life grubunun çeşit çeşit halini gördüğüm antalya kaleiçi bağımlısı bir hatun olarak,başıma türlü türlü işler gelmesine rağmen ,hala bu bağımlılığımı ara ara da olsa emre yi seyrederek yaşatabiiyorum.
ve artık öyle ezberlemişimki kaleiçi yollarını ve blue life grubunnun şarkılarını beynimin uyuşukluğuna aldırmadan her ritmiyle dans ediyor bedenim ve her türlü evin yolunu buluyor ayaklarım....şimdi canım çok gitmek istese de sonunda olgunlaştım biraz biraz.evde oturmayı tercih ediyorum belki de korkuyorum bilemiyorum.
eskiden emreye aşıktım,emre benden tiksiniyordu sanırım ben ona aynayım.ve o hala ona aşık olduğumu sansa da dedim ya ben ona aynayım.
deşarj olabildiğim tek yer,hatta beynimi orgazm edebildiğim tek mekan zıplayıp eğlenebildiğim ya da hüngür hüngür ağlayabildiğim ,orası benim ikinci evim artık.eskiden ilk evimdi....
ve bi daha gelsem dünyaya aynen the barda kaleiçinde olur ve aynen emre yi dinler olurdum
Antalya'da çok daha iyi mekanlar yaratılabilecek potansiyel varken, sırf 90 ların Ankara Nickies tadı yaratalım kaygısıyla,berbet ses sistemli,kötü kokulu, yıkıldı yıkılacak gibi kaygı verici bir his uyandıran mimarili, kötü servis ve gayet amatörce yetersiz ekipmanlarla bilgisizce neşredilen kanlı müzikli bir 4.sınıf rock bar oluşturulmuş. Sanki kasten bilinçli bir şekilde bu hale getirilmiş gibi... Çok daha kötülerini gördüm demek isterdim ancak görmedim...
GİTMEYİN (bu uyarı özenti olmayanlar için yapılmıştır)
Antalya'nın ne kadar çerez rockçısı varsa orda depres depres takılmaya,ot b.k içmeye,saçma sapan muhabbetler çevirmeye gidiyorlar.Önünden bile geçmem ben olsam.bi kere gitme gafletinde bulundum...
arkadaşlar özelliklede cuma ve c.tesi günleri the bar a uğramanızı tavsiye ederim,eski güzel günlerine dönmeye başladı yavaş yavaş sahnede de blue life var sahne performansları gerçekten çok iyi onlarda istanbul yolcusu gibi gözüküyo kaçırmadan izlemenizi tavsiye ederim...
Arkadaşlar,
19 ocaktan başlayarak haftasonları (cuma c.tesi) yeniden The Bar'dayız. Ayrıca ocak itibariyle Blue Life olarak 8. yılımızı dolduruyoruz ve 20 ocakta hem the bara geri dönüşümüzü hemde 8. yılımızı dolduruşumuzu kutlarken sizleride orada görmek istiyoruz.
iyi bi mekan ama gizli özne seviyorum ama her hafta ayni parçalari çaliyolar... bi ara gitaristlerini degistirmislerdi o arkadas gelince baya renklenmisti grup bisürü yeni repertuar falan yapmislardi cok sevmeye baslamistim ama eski gitarist tekrar gelmis o çaldiklari parçalarin biçoğunu çalmiyolar artik... ama yinede her hafta oradayim :) birde çok tikky tipler takiliyo, gelip orda dans edenler falan, içeride olayla hiç alakasi olmayan tipler... :)
the bar benim için gerçekten çok şey ifade ediyor.oraya ilk kez 10 yaşlarında keşfettim.dışardan öyle bi ilgimi çekiyordu ki bi de takılanlar falan o zaman daha kaliteydi(ne de olsa köklü antallian)sadece giren çıkanları izlemek için bile koskoca kaleiçinde küçük ayaklarım hep oraya götürürdü beni.bi ara şehir dışından kuzenler geldi.o kadar gidecek yer varken onları zorla oraya götürmüştüm ki ben de girebileyim.ee nede olsa yaşlar 18 19 du bakmayın şimdi evli barklı oldular.evet bahsettiğim bir bardı.ama niye beni bu kadar etkiliyordu ki.içeri ilk girdiğimde o kadar mutlu ve garip olmuştum ki.bi ara ersin abim(şimdi yok geçenlerde bi trafik kazasımda kaybettik) aa metallica çalıyo demişti.tam hatırlamıyorum ama galiba ya nothing else matters ya da unforgiven işte.onlar da the bar ı çok sevmişlerdi ama ondan sonra defalarca gitmelerine rağmen beni yanlarına almamışlardı.niyeydi ki.the bar ı onlara ben tanıtmamış mıydım?ama şimdi düşünüyorum da ben de olsam aynısını yapardım.ne işim olurdu yanımda 11 yaşındaki çocuğun:-D son yıllarda iyice soğumuştum çocukluk aşkımdan.ama bu soğukluk iyi geldi.çünkü görmedikçe o içindeki ağacı bi kötü oluyorum.THE BAR dan nasıl nefret edebilirim ki????????
kim ya da ne olursa olsun the bar gibi bir yeri hiç bi gücün bitirebileceğine inanmıyorum,sadece geçici bi dönem olarak görüyorum,yorum yazmak yerine onları yanlız bırakmadığımızı gösterirsek ve daha sık gidersek,herşeyin eskisi gibi yoluna giriceğinden eminim ben...
blue life olarak bizim the bar maceramız şimdilik sona erdi. ama bu demek değil ki the bar'la kötü ayrıldık ya da bir daha hiçbir zaman oraya dönmeyeceğiz. aksine; The bar' da gerçekten çok güzel zaman geçirdik, ara sıra çıkan olaylar ve saçmalıklar bir yana, çok güzel günlerimiz oldu. tüm bu zaman içinde bizi destek olan, bizi dinleyen, bizimle sahneye çıkıp eğlenen herkese, tüm arkadaşlarımıza ve the bar çalışanlarına çok çok teşekkürler.
Hot Stuff' a başarılar umarız vakit bulabilirizde de gelip dinleyebiliriz sizi :)
ps: can stüdyona hala gelemedim ama kızma bana, öyle pis bir üşengeç oldum ki annemlere bile ziyarete gidemiyorum :) ama gelicem söz
ya evet güzel fikir gerçekten! ayrıca bunu bigün değil belirli aralıklarla yaparsak bidaha uğramaz o özenti kesim! zaten antalyada çok az mekan var oralara da sahip çıkalım lütfen...
kendimi rahat hissettiğim ve güzel bi atmosferi olduğu içinhoşuma gidiyor,son zamanlarda pek gidemesemde en yakın zamanda tekrar gidicem.yanlız çok fazla sert çalınması bazen rahatsız ediyor yani kendi açımdan,onun haricinde dilediğin gibi eğlenebilicek en güzel mekanlardan biri bence
bu cumartesi yeni bi grup çıkıyo millet girişte ücretsizmiş madem yakınıp duruyosunuz elemanlarınızı toplayıp gidin bu kadar zor degil şikayet edip durcaanıza bişeler yapın ok
ya arkadaşlar gelen tipler vasat diyosunuz bozuldu diosunuz ama düzeltmek sizin elinizde bnce..oraya gelseniz boş bırakmasanız kalabalık oluştursanız o beğenmediğiniz tipler bi süre snra gelmemeye başlıyacaktır we kalabalık olunca müzikte düzelicektir diye düşünüyorum...
merhaba ben berrin çok yazdım ama mesajlarımın gidip gitmediğinden emin değilim ama umarım gelmiştir..ben her mesajımda şunu söylüyorum sizleri çok seviyor ve saygıyla dinliyorum. umarım olumsuz eleştirilerden yorulmuyor aksine daha fazla güç alıp büyüyorsunuzdur ne diyim sakın ha bir yere gitmeyin ve kimseyi bırakamayın sizi seven çok insan var ve seveceklerindende eminim işiniz çok temiz ve özenli belliki bunu yapmak sizi gittikçe büyütüyor ve bırakmıyorsunuz evet sevgili grup gerçekten iyiki varsınız her şey söylenebilir ama hep aynı kapıya çıkıyor kısacası devam edin ..... ha bu arad diğer üyeniz Emre arkadaşınızda cevap isterse çok sevinirim yani onada yazmak isterdim hepinize sevgi ve selamlar sizleri seviyoruz......
sonradan gorme rocker tiplerin ugrak yeri ne diim :) müzikler kötü..tarzı yok..ayrıca garip işler için kullanılıyo uzun zamandır..arkadasın dedigi gibi..GİTMEM Gideni de Sevmem
arkadaşlar hele emre bora ve volkan abiler için hiçte böyle bi yorum yapmayın onlar bence ellerinden geleni yapıyorlar bigbirader ında dediği gibi gece boyunca 1 bira alıp 4 kişi içen tiplerde var adam gibi bi converse giyip kendini punk ım rocker ım demeyen insanlarda var o yüzden gerçekten olur olmaz şarkılar isteye biliyor insanlar ve bencede sevmedikleri bir şarkıyıda çalmak bence çok kötü bişi
The Bar bi efsaneydi biliyosunuz bazı şeyler tam güzel anında bitme zorunda kalıyor(örn: Kurt Cobain). Çok sağlam mekandı. Yeni yere ilk gittiğimde restoranttan kırma rock bar olarak gördüm biraz. Ama daha sonra gide gele aşina oluyo insan. Şimdi en son aradaki duvarıda kaldırdılar alan genişledi. Tek sorun var o da artık Antalya'nın eski rock tayfası yok. Artık krolar bastı her yeri. Bi de bibirader sizden ricam etmeyin eylemeyin çalmayın artık şu piyasa parçaları sürekli. Ortam zaten bozuldu bari siz kendi elinizden gelen en iyi ve sürekli yenilenen repertuarınızı geliştirin. Bunu yapıcı bi yorum olarak alırsanız sevinirim..
Antalya'ya ilk olarak gelenlerin mutlaka uğradıkları acayip bi yer. Ama gecenin ilerleyen vakitlerinde sığınabileceğiniz ve asla oturamayacağınız(oturacak yer yoktur) bir mekan.Yine de hoş...
tam kro mekanı.. ortalıkta kons kılıklı hatunlar da var.. çıkan bi iki grup kasıntı halbuki beş para etmezler.. dışardan aldığın efes şişe biraları içeri rahatlıkla sokup çatır çatır içebilirsiniz bu arada.. böyle bi mekan işte..
eğer en az 5 yıldır antalyadaysanız ve the barı şimdiki konaklı halinden öncekiyle de hatırlayabiliyorsanız saçmasapan eleştiriler yapmazsınız.asma merdivenli ilk barlı gecelerimizi(lise heyecanı ve 18 yaş sınırından yırtma çabaları) ve emrelerin muhteşem sahne performanslarını unutmak imkansız.sonra the bar taşındı,grup kayboldu çok aradık onları ve wodoo da bulduk.sonra askerlikleri derken yine kayboldular,volkanı gördük kötü bi grubun içinde.ve sonunda antalya efsanesi (yeni öğrendiğim,çok geç kalmışım) yine the barda.hala L.A Woman coverlarını dinlemek istiyorum,hala çalıyolarsa.
http://www.garaj.org/koloni3563.htm adresindeki Emre Volkan Bora kolonisine üye olarak gelişmelerden haberdar olabilir, repertuardaki yenilikleri yakından takip edebilir, bize tavsiyelerde bulunabilir ve iletişimde bulunabilirsiniz.
teşeküürler, sağolun ;)
valla ne diyim millet bence antalyada en güzel müzik yapan adamları tekrar yani yıllar soora buluşmuşlar gitmek için sabırsızlanıyorum. özellikle emrenin gitarı konuşturmasını özlemiştik.
The bar dakilerin anlamadığı the bar da hoşa gitmeyen olay repertuar değil sound ! gitardan sanayi tornası kıvamında distortion duymaktan bıktık artık , karakteri olan bir gitar sound u duymak istiyorum artık !
(aabi sonu gölgeye benzemesinde) Bence ANTALYA'nın adam gibi tek rock barı olması bizim gitmemizin en büyük nedeni..
--e bi de birayı buzz gibi weriyolar oda etken..
--blue life.............?? evet oda çok iyi.. herşeyden geçtim , kendi gibiler!!!
(lafım alkolika'ya)(gitarının çok iyi olması(pahalı_da) sağ elinle kafanı tutup sadece nota basarak çalmanı-mı gerektiriyo bu nedir_? özgünlük_mü Özentilik_mi???) ;)
wendigo haklı. keşke daha fazla alternatif mekan olsa, keşke daha daha fazla alternatif grup olsa. ama yok, senelerdir yok hemde. 1999'dan beri the bar'da çalıyoruz, çok iyi olduğumuzu söylemiyorum, ama nedense 1999' dan beri oradayız ve kimsede çıkıp, kardeşim inin ordan biz sizden daha iyiyiz diyemedi. müzik dinlemeyi bile bilmeyen adamlar müzisyenlerle ilgili yorum yapınca komik oluyor gerçekten. Nedense istanbul'dan ankara'dan eskişehir'den hatta yurt dışından falan gelen müzisyenler (bu işi yıllardır yapan insanlar) bizim çok iyi olduğumuzu söylüyor, ama gitarı eline yeni almış, daha paçasındaki mok kurumamış elin satanistleri, bu adamlar mok gibi müzik yapıyor diyor. komik, gerçekten komik. 28 yaşındayım ve elin bebesi the bar'ın önünde bir birayı 3 kişi içip, sarhoş olup, sonra the bara gelip bizden abuk subuk parçalar istiyor. çalmayıncada kötü müzisyen oluyoruz. yıllardır bu işi yapıyoruz ve bu bizim tek geçim kaynağımız, o yüzden iki tane zibidiyi mutlu edicez diye black metal falan çalacak değiliz.
arkadaşlar, the bar her türlü yeniliğe açık, biz bu işi bu adamlardan daha iyi yapıyoruz, diyen bir grup varsa lütfen buyursun, çekinmeden gelsin konuşsun bizimle ya da mekanın sahibiyle (barda çalışmak için yaş sınırı var unutmayın :) ama 1 birayla sarhoş olup oraya buraya kusup mıçan, ertesi sabah akşam ne yaptığını hatırlamayan adamlar müzik hakkında lütfen yorum yapmasın.
sıcak olması ve havalandırmanın yetmemesi konusunda haklısınız. ama o kadarcık bir yerde 150 tane adam sigara içerse siz tavanı bile sökseniz bir işe yaramaz. 10 küsur senedir barlara giderim (ankara eskişehir istanbul izmir) ve daha o kadar kalabalık olupta havalandırma sorunu yaşamayan bir bar görmedim maalesef. keşke o sorunu çözebilsek ama o kadar dumanı çıkartıcak bir havalandırma sesin çok fazla dışarı çıkmasına neden olur, zaten civardaki otel ve pansiyonlarla sesten dolayı başımız yeterince belada :)
neyse eğlenmeyi bilen insanları her zaman bekliyoruz, her türlü tavsiyeyede açığız. insalar gelip şunu repertuara koysanız diyor ve yapabileceğimiz birşeyse yapıyoruz lütfen buna devam edin, bu gayet yapıcı birşey
neyse, artık burda bu konunun gereğinden fazla uzadığını düşünüyorum :)
the bar la ilgili olumsuz yorum yapanları alternatif bir mekan sunmaya, müzige ve müzisyenlere laf edenleri de sahneye davet ediyorum. yillardir caliyorum antalya da , ben biktim bu tip hazimsiz adamlar bikmadi. biz sahnedeyiz onlar karsimizda ahkam kesiyolarlar.
neler duyduk neler bizler icin soylenen. ne kotu muzisyenligimiz kaldi ne bet sesliligimiz. Ama nedense yillardir rock barlarda calan birkac kisi degisemedi bir turlu. o super muzisyen arkadaslar, ahkam kesenler neredeyse on senedir bir grup kurup yerimizden edemediler bizleri. komik degil mi?
ben kendi adima hicbir zaman uber bir solist oldugum iddiasinda bulunmadim. b irlikte caldigim arkadaslarim da, beni taniyanlar da bilirler. bu isi hep keyif aldigim icin yaptim. kimi zaman daha cok para kazanabilecegim asil meslegimi yapmak yerine, tum olumsuz kosullarina ragmen muzik yapmayi tercih ettim. ama beni en cok bu tip insanlar yildirdi. hic vermeyen ve hep almaya calisan. '98 de matawit te yogun istek uzerine heavy metal sarkilar ekledik [iron maiden vs]. bu istekleri yapanlar sokakta bira ictiler ve biz maiden calarken kosup iceri dinleyip geri ciktilar sarki bitince ;)=
antalya da cok muzisyen var. bircoklari da dayanisma icinde. ama sahnenin karsisina gecip burun kivirmakla hicbir sey olmuyor. ben kendi adima herkesden cok isterim alternatifler olmasini. ama toplasaniz 10 kisiyi gecmez son 10 yildir matawit, rock-i ve thebar da sahne alanlarin sayisi [birkac program ya da neredeyse bedavaya program yapanlari saymiyorum elbette]. varolani yermek yerine alternatif sunmalisiniz. yoksa bunlari hasetinizden yapiyor gibi gorunebilirsiniz. bu islerin icine entertainment ve para girince, 15 grupla rock festivali duzenleyip grup elemanlari toplamindan az seyirciye calmakla bir yere varilmaz. cok cok ortaya birsey koyanlari da bezdirirsiniz bir sure sonra.
Gençlikteki tek sorun " özenti ". Kendilerini bir türlü bulamıyorlar, dolayısıyla müziklerini.. Mekan, bu şehir için çok kötü değil, elemanlar ise canlarını dişlerine takıp program yapıyorlar, saygı ve beğeni meselesidir.. Mekandaki tek sıkıntı ( bence ) sigara dumanı ! Nefes alınmıyor arkadaş yaa.. bir çaresine bakılsın lütfen, hem de bir an önce. Syglr.
Burada ki, eline gitarı alan the bar'a ordan da amfiye gidiyor, lafı sanırım the bar'ın 18 yaş altındaki gündüz tayfası için geçerli. Zira evet, gündüzleri prova yapmak için bazen the bar'ı kullanyoruz ve bu bahsedilen "artiz" kitleyi görebiliyoruz. Çocukcağız hayatında gece bara gitmediği için bar programının ne olduğa dair hiçbir fikri yok ve provanın ortasında gelip, sırf rock'çı (?) olduğunu göstermek için alakasız alakasız parçalar isteyip yanlarındaki zillilere hava atmaya çalışıyorlar ve ben her seferinde içimden, yazık yaw bunların anneleri babaları yok mu, diye geçiriyorum. 15 yaşındaki velet gelip, pink floyd diye bir grup var the wall diye bir parça yapmışlar, tam size göre kesin çalmalısınız, diye 13 yıldır çaldığım parçayı tavsiye ediyor bana. Bilmiyorum diye dalga geçincede, ben biliyorum bak göstereyim diyor. Bunu iyi niyetinden mi yoksa salaklığından mı yaoıyor bilemiyorum. Ama daha geceleri bara giremeyen veletlerin tutupta müzikal açıdan çalan grubu kötülemesi bana komik geliyor. Eğer o kadar kötüysek nasıl oluyorda 1999'dan beri orda çalıyoruz ve neden kimse çıkıpta biz sizden iyi müzik yapıyoruz diyip işimizi elimizden alamıyor.
son olarak, antalya gençliğinin %80'i zibidiyse, çulsuzsa, şarapçıysa, kendini süper gitarist sanıyorsa bu mekanın suçu değildir diye düşünüyorum. o kadar alakasız müziklerin çalmasının nedenide insanların o kadar alakasız müzikler dinlemesi ve istemesidir. Canlı müzik olarak, bir şekilde tüm müşterilere hitap etmemiz gerektiği için (ve de bu işten para kazandığımız) bu kadar alakasız şeyler çalmak zorunda kalıyoruz, ki aslında müzisyenlerin piyasa dediği şeyi yapıyoruz, yani çaldığımız parçalar herkesin hoşuna gidiyor genelde ama tabii kide adam death'den başka birşey dinlemiyorsa bizim çaldığımız bazı parçalarda yabancılık çekiyor. sonuçta burası bir ROCK bar, death ya da trash bar değil :)
Sıradan bir hafta sonunda insanların yaptığı isteklerden bazı örnekler:
hotel california
rammstein
cranberries - zombie !!!
manowar
pixies
slayer
the doors
red hot chilie peppers
system of a down
kurban
duman
led zepplin
böyle gidiyor bu liste ve gerçekten oluyor bu istekler ve inanın bazı çaldığımız parçaları hiç sevmesek bile insanları memnun etmek için çalmakzorunda kalıyoruz.
Öncelikle ben İstanbulluyum, Antalya'ya da yazın senede en az bi 15 gün giderim. Antalya gibi bir yerde böyle bir rock barda (anlattıklarından yola çıkarak) çalmanın nasıl birşey olduğunu tahmin edebiliyorum. Sen bar boştu/doluydu, para kazanıyodu/kazanmıyodu der çalarsın. Abuk-sabuk konuşurlar, aldırmazsın. Velhasıl-ı kelâm, elinden geleni yaparsın. Ancak bu iş böyle yürümez: Canlı müzik olan günler mekanı paralı hale getirmesi için (bir bira parası+1YTL) işletmeciyi ikna edin. Kapıyı bacayı da tamir eder, o zaman da içeriye daha ilgili seyirciler girer, kimse size sataşmaz, sağa sola zarar vermez.
Sizin repertuarda Pink Floyd falan var, The Bar da kulağa hoş geliyo :) Antalya'ya gelince kesin uğrayacağım..
nerde özenti kırolar varsa hepsi toplanmış............. ve hepside bebeler......eline gitar alan the bar ,a gidiyo çıkışda da anfiye giderler ve iyi gitar çalıyomuş gibi artis artis konuşurlarbazılarıda elındekı gitarı çoçuk gezdirir gibi geziyolar,,,,,,,,,
İnsanların buradaki gibi kötüleyip kötüleyip sonra gene dönüp dolaşıp gittiği mekan. Fakat genede yıllardır bu mekanda çalmama rağmen burada yazılanların kısmen doğru olduğunu itiraf etmek zorundayım. Gelen müşteri kesimin iki bira içtikten sonra sapıtıp tuvalet kapıları kırması, sifonları bozması, sandıkları kırması gibi salaklarından dolayı mekan sahibi artık pes etmiş ve hemen hemen hiçbir yenileme çabasına girmemektedir.
yepyeni bir parça yapmış bile olsak genede tatmin olmayan ve müzikten pek anlamayan bir müşteri kitlesi vardır. müzikten anlamayan bu kitle bizim sahnede sıcakta canımız çıkarken "daha sert birşeyler çalsanıza" gibi sinir bozucu yorumlarda bulunur. Genellikle black, death gibi tartışılır şeyler dinleyen bu insanlar, hem tek birşey içip mekana para kazandırmazlar, salak salak hareketleriyle oraya gerçekten eğlenmeye gelen insanların sayısının gün geçtikçe azalmasına neden olurlar.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen antalya'nın ahal açık olan en eski rock barıdır. Ne zaman yeni bir mekan açılsa bir kaç hafta boşalır fakat en geç 4 hafta içinde kürkçü dükkanına dönen tilkiler gibi herkes geri gelir.
kalekapısındaki camiinin arkasında bulunan "son çare" köftecisinden aşağı doğru devam edince sağ tarafta kalır.
Güzel, geniş bir bahçesi vardır. bahçede köfte, kokoreç ve patates kızartmasıda yapılır. ayrıca langırt, tavla, okey tabu gibi oyunlar mevcuttur. Bahçenin içinde birde park yeri vardır.
gündüzleri saat 2.00' de açılır.
canlı müzik:
emre-volkan-bora
çarşambe perşembe 22.30
cuma cumartesi 23.00
haluk leventten tut evanescence a kadar nekadar piyasa şarkıcı varsa _sık sık_çalan ve en önemlisi de çalışanları 5 para etmeyen ziyan edilmiş zavallı bi mekan..
yıllar yılı antalyada hizmet veren bardır; şimdi, eskiden konuşlandığı yerden daha içerde, daha geniş, iki katlı, bahçeli bir mekana taşınmıştır. antalya gençliğinin uğrak yeridir.