-
M.Morgül 3.4.2005
Sunay Akına Acık Mektup
Sevgili Sunay Akın,
Cumhuriyet gazetesindeki Kule Canbazı yazılarınızı severek okuyorum. Çocukları çok sevdiğinizi biliyorum.
Çocuklarımız Eylül 2005den itibaren İlköğretim 4,5,6,7,8. sınıflarda hiç toplu müzik dersi (ve resim ve b.eğitimi) göremeyecekler. Bu derslerin yerine okul dışında bireysel öğrenmeye dayalı seçmeli paralı dersler getiriliyor; güreş, heykel, enstrüman vb. Eger çocuk bilgisayar dersini seçerse onu okulda ücretsiz alabilecektir. Dikkat; 9 yaşındaki çocuktan ders seçmesi istenmektedir.
Çocuklarımızın müzik, resim ve b.eğitimi derslerinden mahrum bırakılması ne demektir iyi bilirsiniz. Bundan sonra bir Sunay Akın daha, bir Mahiye Morgül daha yetişmeyecek demektir.
Müzik adına endişelerimi size aktarmak ve çocuklarımız adına sizden destek bekliyorum.
Görülecek bazı sonuçlar; Ulusal şarkı dağarcığı bitecek, Atatürk ve Vatan şarkıları susacak, İstiklâl Marşımızı söyleyen çocuk kalmayacaktır. Aynı şekilde fonksiyonel müzik eğitimi bitecektir.
Diğer bir açıdan; en kutsal çalgı insan sesidir. Müzik dersi, birlikte şarkı söylerken insanı yüceltir ve çocuğu sosyalleştirir. Bunun yerine konulan seçmeli çalgı dersi asla aynı şey değildir. Dersin adı da enstrüman olarak geçmektedir. Bireysel öğrenmeyi gerektirir, isteyen çocuk okul dışında çalgı dersine yönlendirilmektedir. Yani çocuk üstelik de okul dışına, yani piyasaya çekilmektedir. Çok şirin bir tanımla; çocuk birey olduğunun farkına varmalıdır! Çocuğu okul dışına çekmek tarihi tersine döndürmek, onu yalnızlaştırmaktır.
Buradan TV8 de izlediğim bir sohbet programınıza geleceğim. O sohbet içerisinde, çocuğun birey olduğundan, bunu çocuğa fark ettirmekten söz edildi ve siz bunu diyene hayretle baktınız ama bir şey demediniz. Belli ki beklemediğiniz bir şeydi bu kavram. Bu programda belli kavramları kamuoyunun kulağına yerleştirmeye çalışanlar var gibi geliyor bana.
Eylül 2005de değişecek olan İlköğretim programını kamuoyuna kabul ettirmek için konferans turları bizzat TTK başkanı tarafından yürütülmektedir. Ve sizin TV8 deki programınız o konferanslara paralel görünmektedir.
Bir diğer nokta, TV8de üçünüz de Türkleri bin yıllık bir zaman dilimine sokmaya çalışan batılı tarihçiler gibi konuştunuz. Mustafa Kemal; 7 bin yıldır Anadoludayız, M.İlmiye Çığ; Sümerler biziz diyor.
Mahmut Esat Bozkurt; ... Türk gençliği idealini Masonlukta bulamaz. O, on bin yıllık bir tarihin evlâdıdır. O tıpkı bir zafer kartalı gibi bu tarihin üstünden bugünkü medeniyetin içine girmeye ve orada yükselmeye adaydır. (Masonluğun Afarozu, Anadolu, 13 Ekim 1931) ( bkz. Aydınlık Dergisi 3 Nisan 2005, s.49) Bizi bin yıla sığdırmaya çalışanların (tarihten silebilseler sorun yok) sözcükleriyle, getirilmekte olan yeni eğitimde değişim(!) programının sözcükleri aynı TV programı içerisinde birlikte dillendirilmektedir. Sizce bu bir tesadüf müdür?
Dönelim çocuklarımızın müzik eğitiminden mahrum bırakılmasına. 80 yıldır var olan ve M.Kemalin koyduğu bir ders kaldırılamamalı. Bir taş da siz koyar mısınız?
Bu sorunu sohbetlerinizde dile getirmenizi rica edebilir miyim? Sağlıkla ve sevgiyle kalın.
Mahiye Morgül /Müzik ve Drama Eğitimcisi, Eğitimci Yazar (Volkanın arkadaşı İsmail Hakkı Fencioğlunun teyzesiyim, anımsayabilirseniz düğününde tanışmıştık)
Talim ve Terbiye Kurulu Üyelerinin Dikkatine Faks: 2137836, 2133962
RESİM, MÜZİK ve BEDEN EĞİTİMİ DERSLERİ KALDIRILIRKEN!
1.Bu karar hiç birimizin görüşü alınmadan hazırlanmıştır, tamamen Amerikan-İngiliz Paran Kadar Eğitim) sistemi kopya edilmektedir. Eğitimde değişim programı durdurulmalı; ihale süresi Eylül 2005de bitecek olan SPAN Danışmanları (P.Vermoulen, J.Gademan, T.Savelkouls, M.Vernooy) ve CarlBro şirketleri derhal gitmelidir. Bugüne kadar her çocuğun eşit olarak almakta olduğu müzik dersi, bireysel seçmeli çalgı öğrenmeye dönüştürülmek suretiyle fonksiyonel müzik eğitimi kaldırılmaktadır. Bu yolla İstiklâl Marşımız, Cumhuriyet Marşları, Atatürk Şarkıları ve ulusal şarkı dağarcığımız yok edilmek istenmektedir; bu durum yabancıların istediği bir sonuçtur. Ulusumuz tehlike altındadır.
2. Müzik, Resim ve Beden Eğitimi mezunlarının tamamı tayin edilmelidir. TTK Başkanı Ziya Selçuk, 80.yıl Müzik Sempozyumunda (1,2,3 Kasım 2004) verdiği sözü tutmalıdır. Elimden geleni yapacağım demişti, elinden hiçbir şey gelmiyorsa, Dünya Bankası tarafından getirilen SPAN şirketi kendisinin elini kolunu bağlamışsa yine de yapacağı son bir şey vardır.
3. Eğitsel Kolları kaldıran yönetmelik (Şubat 2005 Tebliğler Dergisi) iptal edilmelidir. Çünkü yeni yönetmelik KORO kurulmasına engeldir, RESİM SERGİSİ açılmasına engeldir, her çocuğun spor yapmasına engeldir. BAYRAMLAR KOROSUZ OLMAZ; kolunu kaldırmayan müzik öğretmeni kanatsız kelebek kadar özgürdür. Eğitsel kollar geri verilmelidir.
4. Eğitim Fakültelerinde bulunan her üç bölümün öğretim üyeleri pilot okullara gönderilen yönetmelik değişikliklerinden ve yaratacağı sonuçlardan habersizdir. Sonuçları görüldükten sonrayı bekleme lüksümüz yoktur. Her üç bölüm TTK program dairesinde sürekli gözlemci bulundurmalı, bunda ısrarlı olunmalıdır. Bu yıl pilot okullara resmi yazı bombardımanı vardır, bu yazılar SPAN şirketinin çeviri yazılarıdır. Eğitimimizi yabancılar düzenliyor ve biz gözlemci bile olamayacaksak
Mahiye Morgül (Müzik ve Drama Eğitimcisi, Eğitimci Yazar)
www.muzikdersi.net sitesinden alınmıştır
-
İlokul'da okuyan bir çocuğun müzik ve resim derslerinde mahrum bırakılması istenildiği üzere "kütük"ler yetiştirmeye hayli yardımcı olacaktır. Bu "yetiştirilmiş kütükler"in güreş dersi sayesinde de güçlü kuvvetli olup kütük olmayan diğer çocukların kafasını o ya da bu konuda kırması suretiyle yine istenilen emele ulaşılacaktır. Tebrikler yurdum, yine göz yaşlarına boğuyorsun bizi. Ya da biz mi sessiz kalarak kendimizi ağlatıyoruz bilemiyorum. Elbette olayın ardında bir çok da çıkar ilişkisi var ama asıl sebep beni daha çok ürkütüyor.
Saygı, sevgi.
Korku, hüzün.
Onur
-
Olamaz korkunç bir olay bu!!Resmen eğitime darbedir bu!Eğer bu olay gerçekse,bunu da bırakın düşünülüyosa bile,ben ilk fırsatta bu ülkeyi terk edecem arkadaş!Yeteer bu kadar rezillik yeteeeer!!!
-
Nereye gidiyoruz arkadaşlar?
-
"Aman her gün daha kötü oluyor kaçıcam" demek olmaz. Karşıysan ve durup karşı olduğunu söylemezsen ne anlamı kaldı? Doğduğun, büyüdüğün toprakların ardından seninle gelmeyeceğini mi düşünüyorsun dostum? Çıkış yolları başka.
Saygı, sevgi.
Onur
-
Haklısın...Benimki si anlık bir tepkiydi sadece.Ama şu olanlara bakınız,çıldırmamak mümkün değil.Ben de herkes gibi vatanımı çok seviyorum.Ama böyle durumlarda öfkelenmekten başka yapabileceğimiz başka birşey ne yazık ki yok.Söyler misin neler yapabilirim ki başka.Vatanım 2. dünya ülkeleri gibi(arap,afrika..)sanattan yoksun,üretemeyen oooff allahım yaa çıldıracağım
-
Yani şimdi elbette gecenin körü Garaj'dan vatanı kurtarmaya kalkacak değiliz. Çözümleri başka. Siyaset çözümü, çözümü sivil toplum hareketleri, bireysel duruş çözüm en başta. Artık öyle bir yabancılaşma oluşmuş ki ben bunları yazdım diye iki denyo gelir şimdi "geyikh la onlar, fak di sistım" der. Uzak durmayın politikadan, sivil hareketlerden, geleceğinizi öylesine ellere bırakmayın. Kirli ellere... Bırakmayalım.
Saygı, sevgi.
Onur
-
atatürküde her boka karıştırmasalar olmayacak
-
yok valla.
ben okuldan bir halt ögrenmedim,bir halta heves etmedim.
olan müzik dersinde flüt bile çalmayı bilemyen hocalar geliyordu
salak saçma müzik işleriyle ugraşılıyordu,haybeye.
kaldırılsın daha iyi!
güreş öğrensin tosuncuklar,
bir fiil işe yararız belki.
hem her durumda güreşi severiz biz,
gece olsun gündüz olsun
kadın olsun erkek olsun güreşmeyi severiz..
milletçe hele bu zamanlarda,bu son yıllarda aklımız fikrimiz güreş oldu.
aklıma ne geldi bak
şu güreş müsabakalrı bizim orda olcaktı bir sene, odlu da.
iş yerinde bir gürş meraklısı adam varmış babamında, ama ksıet lazım herife,pahalı da, arkadaşlar bir olup herife bir kısmet alıyorlar,kocaman bir adam bir de.
izliyoruz hep beraber.
bir gençle güreşecek(genç ama mübarek deve!)
(o genç en sonunda birinci oldu bir de:D)
bizim amcayı aldı,ayaklarından tuttu,tırmık çeker gibi sürtündürttü yerde,amcacağızın ağzı burnu çimde sürtüldü,soyuldu,kan oldu..
biti, geldi.
üstü başı çim,yara,yağ..
iş arkadaşalrı adamla dalga geçiyorlar, diyorlarki
''ne o nane,karıyla güreşe benzemiyor ha??''..
o hesap işte.bırakın biz bu işin akademisyenleri olalım,çocuklarımız..
hem meşrulaştırmış oluruz,bu kadar tacizci,sapık varken..
değerlendirmiş olunurlar yazık..
bir de o var evet.
söyleyecek söz ulamıyor adam,
ama beyni bir yerlerde cızırdıyor,diyorki bu yanıl bir iş
hah diyor atam bu işi böyle yapmışsa gerisi yok!
ota atatürk b*ka atatürk diyorlar!
ata bunu istemezdi heralde.
peşimden koşun demez
yanımda kalın derdi..
-
Hehe. Evet orası komik olmuş. Onu işe karıştırmak bizim millette gelenek ve ucuz siyaset malzemesi.
Saygı, sevgi.
Onur