Bazı efektler şarkının gidişatını etkiler, bu yüzden özellikle tap delay, wah, talk box gibi çalan kişinin çalarken kendini duymasının gerektiren efektler kayıt esnasında kullanılmalı, clean ton derken de muhtemelen amfinin çıplak tonu demek istedin keza Mesa/Boogie'lerin 14 tüplü driveı varken kayıt sonrası mikserden drive almak pek akıllıca sayılmaz. =)
Olasyın özüne dönmek gerekirse gitarın sesiyle oynayan efektlerin gitar sinyalinden hemen hemen sonra kullanılması gerektiği genel kanıdır, aksini yapan yok mudur? Vardır tabi ama bu dünyada kendi üzerinde elektrik şoku deneyen insanların da var olduğunu, istisnaların kaideyi bozmayacağını hatırlatıyım. ;)
,
tap delay , wah , talk box ve benzeri şeyler kayıtta
asla ve
asla kullanılmaz.
gerçek profesyonel bir kayda kaç kere girdin bilemiyorum ama bu tür efektler , yani modülasyon efektleri kulaklık ile mikserden ayrı bir aux kanalı aracılığıyla kayda giren sinyalden bağımsız olarak kayda giren sinyal ile mikslenerek müzisyenin kulağına verilir böylece (drivelı veya drivesız) işlenmiş sinyal kayda girer , ancak müzisyen istediği duyumu , efekti almış olur.daha sonra bu efektler mix aşamasında sinyale gerek hardware gerek softwareler ile işlenir.profesyonel kayı bu şekilde gerçekleştirilir.
overdrive veya clean mantığına gelince.yine profesyonel bir albüm kaydında , eğer albüm için önceden belirlenmiş , müzisyenin o an beğendiği bir ton yoksa (ki piyasadaki albümlerin %90 ı böyledir ancak serdar öztop filan spesifik setup ını kurar çalar kaydeder) gitardan çıkan sinyal split edilir ve bir clean bir de amfiden mikrofonlanmış hali kayda girer ayrı kanallara.daha sonra bu clean kanal üzerine artık hardware ve imkanlarınızca istediğiniz efekti isterseniz amfiden de verebilirsiniz.bunun amacı kayıttan sonra ton üzerinde mümkün olabildiğince oynayabilmektir.nedeni ise kaydı yapan kişilerin kayıt sırasında 24 saat değil , 4 5 saat gibi bir süreleri olması ve bu zaman içinde istedikleri tonu yapabilmelerinin zor olabilmesidir.ancak dediğim gibi stüdyoya setupıyla gelip benim tonum bu ben bundan başka tonla çalmak istemem diyen insanın sinyalini split etmeye lüzum yoktur.
mikserden drive almak olayını ise ilk kez duyuyorum.keza eğitim aldığım yerde 17 000 euroluk bir mikser var ancak üzerinde gitar drive ı yok.bildiğim kadarıyla 500 milyar minimum değerindeki ssl masalarda filan da gitar drive ı yok.
olayın özüne dönelim peki ;
compressor nedir hangi mantıkla kullanılır.compressor , çok basit olarak bir sinyaldeki dinamik range i , yani en yüksek ses ile en alçak ses arasındaki mesafeyi düşürmek için kullanılan dinamik bir efekttir.peki bunu yapmasak olmaz mı ? olur ama dinleyicinin alacağı duyum da problemler yaratır.biz compressor u duyumda rahatsızlık alınmaması için kullanıyoruz.compressor gitarın sesini işleyen , onu farklı bir tınıya sokan efekt değildir.compressor yukarıda saydığın gibi modülasyon efektlerinden de değildir , dinamik bir efekttir.
parçada tamamen distortion kullanılacaksa compressor işlenmiş sinyalden sonra konmalıdır neden ? diyelim ki cleanden sonra compresse koyduk ve sonra amfiye takıp distortion elde edeceğiz.ne yaptığımıza bakalım ;
gitarımızdan çıkan clean sinyali iyice daralttık , sinyal oldukça büyük bir range e sahipken şimdi dar bir rangede.sırada distortion var.distortion faz ile meydana gelen bir dinamik efekttir.yani nedir , bir sinyal faza girer , girdiği faz derecesine göre ya bazı frekansları boostlanacak , ya da ölecek.ama distortion da bu frekanslar boostlanır.e peki ne yaptık , boşu boşuna compressledik sinyali.amacımız bu dengesizce boostlanan sinyallerin dengesiz yükselişini kesmekti , oysa biz tek compressorümüzü clean sinyalden sonra vermiştik...
anlattığım şey limiter için de geçerli.limiter nedir ? belirlenen çıkışa kadar sinyalin voltajına izin verilmesidir.buna geldiği an compressor girer sinyalin o seviyeyi geçmemesi için "basar".e distortiona soktuğun sinyal de öyle bir geçer ki istemediğin seviyeyi... bu yüzden limiter en son , compressor den de sonra , herşeyden sonra konur.
herneyse , ben sabaha kadar anlatırım.ancak profesyonel kayıt ortamlarında bu böyle yapılıyor.profesyonel derken , amerikadaki hala analog masalarla çalışan stüdyolardan bahsediyorum.ama siz böyle yapmıyorsunuz yanlış yapıyorsunuz diyemem...