Cem Köksal - Set Me Free

Set Me Free

Cem Köksal ilk albümü “Set Me Free!!” ile müzik dünyasına yeni bir nefes getiriyor; belki daha doğru bir deyişle nefesleri kesiyor. İnanılmaz bir gitar virtüözlüğü, çok kuvvetli bir sound, akıp giden binlerce nota ve onların beraberinde gelen, yer yer barok müziğin etkilerini taşıyan güçlü melodiler… Ülkemizde daha önce pek denenmemiş türde, tamamı İngilizce sözlü ve enstrümantal parçalardan oluşan yeni bir iddia… Bir rock albümü sınırlarını aşan baladlar, klasik düzenleme ve keman konçertoları, gitar tekniği sınırlarını zorlayan sololar…

71 ülkeye yayılan dağıtım ağı, 12.000 çalışanı ve uluslararası müzik piyasasındaki %24,4’lük satış payı ile Universal Music Group “Set Me Free”nin tüm promosyon çalışmalarını üstlenmiş durumda. Universal Music Group, Türkiye’de ilk defa ingilizce bir albüme etiketini vererek “Set Me Free”ye ne kadar güvendiğini açıkça gösteriyor.

Albümde çalışan müzisyenler; vokalde Murat İlkan (Pentagram) ve davulda Aykan İlkan (Şebnem Ferah ekibinden). Albümleri halen 57 ülkede “Noise Records” etiketiyle satılmakta olan, Türkiye’nin en tanınmış rock grubu olan Pentagram’ın solisti Murat İlkan gerçekten etkileyici vokalleri, Türk rock müziğine yeni bir soluk getiren Şebnem Ferah’ın davulcusu Aykan İlkan da olağanüstü performansı ile dikkat çekmekteler.

“Set Me Free!!” albümündeki bütün besteler, sözler ve düzenlemeler Cem Köksal’a ait. Ayrıca stüdyo kayıtları, mixing ve mastering aşamaları da kendi tarafından yapılmış. Kayıtları neden kendinin yaptığı sorusuna verdiği cevap basit: “Tam olarak istediğime ulaşmak için.” Elde etmek istediği sonuç hep “live” bir sound olmuş ve bunu başardığına inanıyor. Tüm elektrik ve akustik gitarlar, bas gitarlar, klavyeler Cem Köksal tarafından çalınmış. Şarkı sözleri de Cem Köksal’a ait ve hepsi gerçekten yaşanmış olan duygu ve düşüncelerin birer ürünü. Tekniğin, müzik ruhuyla birleştiği bu albüm, pek çok görüşü değiştireceğe benziyor.

CEM KÖKSAL

Cem Köksal 3.7.1976’da İstanbul’da doğdu. Müziğe ilkokul çağında mandolin çalarak başladı. Çocukluğu anne ve babasının da etkisiyle 60’ların müziklerini dinleyerek geçen Cem’in mandolinden gitara geçişi 1987 yılına rastlar.

1991-1992 yıllarında Derya Yener’den aldığı teorik müzik dersleri müzikal gelişiminde önemli rol oynar. Bu sıralarda arkadaşlarıyla İstanbul Kadıköy’de bir bodrum katında müzik çalışmalarına devam etmekte, aynı zamanda okumakta olduğu Alman Lisesi’nde müzikal faaliyetlere katılmaktadır. Günün popüler rock grupları her ne kadar ilgisini çekse de bir süre sonra değişiklik arayışına girer ve büyük ölçüde Johann Sebastian Bach’ın “Air” inin etkisi ile müzikal görüşü ve üretkenliği farklı bir yönde gelişir. Artık klasik müzik Cem Köksal’ın hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Tercihlerini hep tonal modlardan yana kullanmaktadır ve Johann Sebastian Bach onun en büyük kahramanlarından biri olmuştur. Tam bu dönemde aldığı bir albüm müzikal görüşünü yeni bir senteze yönlendirir. Bu Yngwie J. Malmsteen’in “Odyssey” idir. Klasik müzik öğelerinin modern müzikle ölçülü bir şekilde harmanlanması, gitarın son limitlerinde kullanılması ve şarkıların akıp giden binlerce notaya ve çok kuvvetli sounda rağmen oldukça melodik olması onu derinden etkiler.

Çalışmalarını gitar tekniğinde mükemmelleşmeye yönlendiren Cem Köksal, standart tekniklerde olduğu kadar alternatif tekniklerde de (Sweep Picking gibi) şaşırtıcı gitar yeteneğini sergilemeye başlar. Gitarın anatomisine merak salan Cem Köksal aylarca süren bir çalışmanın sonunda tümüyle kendi dizaynı olan (Shark) bir gitar yaratır (Kaynaklar: Make Your Own Electric Guitar by Melvyn Hiscock, Building Electric Guitars by Martin Koch). Müzikal olgunluğa eriştiğini hissettiğinde ilk albümünü üretmek için çalışmaya başlar. Beste ve düzenlemeleri yapmak, sözleri yazmak dışında albümü kendi kaydetmek istemekteydi. Bu tek kişinin altından kalkması zor gözüken bir yük olmakla beraber Cem Köksal’a göre istediği ürünü elde etmenin en iyi yoluydu. Çalışmalarına yine okuyarak başlar. İki yıl boyunca bulduğu kaynaklarla kendini eğitir. Stüdyo şemalarını çizer, kendine uygun ekipmanları tespit eder ve 2002 yılında kendine ait Stüdyo 29’u kurar. 2003 yılının Nisan ayında Sanat ve Marka ekibinin düzenlediği bir organizasyon olan Yngwie Malmsteen İstanbul ve Ankara konserleri vasıtası ile Yngwie Malmsteen ile tanışma fırsatı bulur ve albüm ile ilgili görüşlerini paylaşır. 2003 yılı içinde kayıtları tamamlanan albüm, “Set me Free!!” adını aldı ve müzik severlerin beğenisine sunuldu.

Yorum yazın

Yorum yazmak için üye girişi yapmak gerekiyor.
Üyeyseniz giriş yapın, değilseniz üye olun.
  • kesinlikle mükemmel..ama keşke malmsteen tarzı demeseydik te cem tarzı diyebilseydik
    Üye
    baranthalas
    Tarih
    4 Haziran 2004 00:00
  • Bazı arkadaşlar da hangi devrin kapanıp hangilerinin açıldığına kendilerinin karar veremiyeceğinin farkında değiller. Ben albümü aldım ve gerçekten Türkiye'de şu ana kadar dinlediğim en kaliteli müziği ve soundu buldum. Gitarıyla, vokaliyle her şeyiyle dünya standardında. Hiç bir şey üretmeyip hiç bir şey de beğenmeyen bir toplumdan da çıkmış olması da büyük sürpriz. "Guitar Hero!!" olayına gelince Vai, Satriani, Malmsteen G3 adıyla her konseri ağzına kadar doldurup dünyayı sallıyor, bizim camiamız içlerinden çıkan bu değeri devri kapandı diye yargılıyor. Millet sanatçısını omzunda taşıyor, biz çamuru daha albümünü dinlemeden suratına yapıştırıyoruz. Aferin!
    Üye
    rashid
    Tarih
    14 Nisan 2004 00:00
  • winding road u dinledim sadece bence başarısız ve çok zorlama . bide arkadaşlar hala bişeyin farkında değil "guitar hero" devri kapanalı çok oldu
    Üye
    Darkshines
    Tarih
    13 Nisan 2004 00:00
  • Yeni bir yavuz çetin olsa kim istemez
    Üye
    rock_head
    Tarih
    13 Nisan 2004 00:00
  • earthquake'e dikkat
    Üye
    peyami
    Tarih
    12 Nisan 2004 00:00
  • ben videosunu seretme fırsatı yakaladım .Malmsteenin türkversionu ama sözler ingilizce.
    Üye
    waitandbleed
    Tarih
    10 Nisan 2004 00:00
  • bende merak ettim :))
    Üye
    uranos
    Tarih
    10 Nisan 2004 00:00
  • ilgi çekici merak uyandırıcı
    Üye
    succubus
    Tarih
    9 Nisan 2004 00:00
  • Cidden merak ettim! Hatta heyecanlandım da ;)
    Üye
    Dragonchaser
    Tarih
    9 Nisan 2004 00:00

Anket

Oysterhead sorar:
En iyi Rush şarkısı sizce hangisi?
  • The Spirit Of Radio
  • Freewill
  • Limelight
  • Xanadu
  • The Temples Of Syrinx
  • A Passage To Bangkok
  • Closer To The Heart
  • Tom Sawyer
6 //www.garaj.org