Sevgili arkadaşlar;
Bir kez daha başka yerlerde olduğu gibi bir şeyi belirtmek istiyorum. Kimse bir şeyler yapmaya çalışan insanların şevkini kıracak şekilde ağır ithamlar içeren eleştiriler yapmasın. Şunu da yine söylüyorum. Yaptıkları işleri paylaşmak isteyen arkadaşlar da biraz daha pişirmeyi beklesin eserlerini. Yapılan yorumlarla ilgi sözlerim herkese değil buradaki. Hep söylüyorum bunu.
Kayıda gelince öncelikle şunu söyleyeyim. Ben kayıdın kalitesi hakkında yorum yapan adamın ne tip, ne tür özelliklerde ve hatta ne marka hoparlörle müziği dinleyip de yorum yaptığını merak ederim. Dinlediği hoparlör referans niteliği taşıyabilecek bir hoparlör değilse, duyması gereken şeyleri duyamaz insan ya da kaydedildiğinden daha abartılı sesler dinleyebilir. Neyse bu konu derya deniz, uzatmayayım. Piyasada 2 milyona bile hoparlör satılıyor, bunların cilalı görünmesine rağmen ne gibi özürler içerdiğinden bahsedebilirim uzunca ama neyse. Sadece elinizdeki monitörün frekans aralığını bilmeden, hoparlörün ne gibi bir malzemeden yapıldığını tartmadan ve bazı yorum yapmayın kolay kolay.
Olması gerektiği gibi flat bir monitörle müziği dinledikten sonra kayıtla ilgili söyleyeceklerim şunlar. Başarısız bir miksaj, basın duyulmamasının sebebi bas gitaristin yanlış potans ayarları ya da yine miksajdan ve miksi yapan adamın kullandığı monitörlerden kaynaklanan bir başarısızlık. Bunun dışında davulun tek mikrofonla mikrofonlandığını sanmıyorum, zor yani ama olmaz da değil hani.
Müzik hakkında konuşacak olursak;
Davulcu arkadaşın ritm kulağı zayıf ki bu davul çalan bir insan için bu çok kötü. Her müzisyen için önemlidir elbette ritm kulağı ama bir grupta ana görevi ritmi vermek olan davulcu başarısız olursa geri kalan bütün kadro sallanır ki ortada zaten sallandığı. Bir de kalkıp crossta sorun yok demek yanlış, crossta da sorun var hihatte de trampette de crashde de, başlıbaşına sorun tüm davullar. Bunu dinleyip de farketmeyen insan nakulaktır zaten. Yok farkedip de ego çıkmazlarında reddi yaşıyorsa o daha da kötü, gelişemez insan. Tavsiyem evde metronomla çalışması ve ritm kulağını geliştirmesi.
Gitarist arkadaşların yer yer ritm kaçırmasını davul kaydına bağlıyorum genel olarak. Ama daha önemli olan armoni ve gam bilgileri üzerine bariz eksiklikleri. Açıkçası ben böyle sololar atsam ve kaydetsem, kimseye dinletmek istemem bunu. Çekinirim acaip. Yine dinleyip de farketmiyorlarsa nakulaklıktan. Bazı arpejlerde de bariz armonik hatalar var.
Bas gitarist arkadaşa çok bir şey söyleyemiyorum. Çünkü bas frekansları sonuna kadar açsam da anlayamıyorum, kayıt kötü olduğu için bütün sesler patlıyor, duyamıyorum basları. Zaten bütün kayıt bas ve mid. Tiz frekanslar sıfır neredeyse equalizer ekranında. Neyse.
Vokalist arkadaşın ses rengi güzelmiş ve biraz çalışmayla çok daha iyi olurmuş ama ayrılmış zaten gruptan. Bir şey demeye gerek yok çok.
Bir konu daha, eleştiriye açık değilseniz boşuna yazmayın oraya. Yazıyorsanız da kızmayın millete şu ya da bu konuda. Hatta bunun aynısını bir arkadaş da yazmış.
Cover olayına gelince;
Deep'in Anathema'ya ait olduğunu ben de bilmiyordum, gocunmadım da öğrenince. Dinlememişim bu şarkıyı daha önce. Anathema'yı da dinlememiş olabilirdim daha önce. Yani bu tuhaf bir şey değil, "müzik dinleyen herkes bunu bilir" demek de en hafifinden ukalaca bir tavır. Ben şimdi kalkıp bir çok grup sayarım dinlememişsindir, ayıp mı? Ama genel olarak da tavırların hoşuma gitmedi. "Sen iyi güzel konuşuyon da crossta bir hata yok" da ne acaip bir tavır öyle?
Neyse. İyi yanlarına gelecek olursak, parçaların belli bir düzeyin üzerinde samimiyeti ve ruhu var. Ama elemanların daha çok çalışması lazım. Bir demo kaydetmek için erken değil; kayıt yapmak her zaman geliştirir insanı. Yaptığın yanlışları, hataları görerek üstüne gidersin. Şevk verir. Aynı zamanda daha iyisini yapmak için gaz verir. Yanlış olan bunu başkalarıyla paylaşma isteği. Ben bunu yapıyorum dinler misiniz demek elbette insanların iyi niyetiyle birleştiğinde ve yorum yapıldığında faydalı olur ama yine de yakınındaki insanlara dinletirsin ve bazı. Ama bunları müzikten üreten insanlara da sadece dinleyici olanlara da sunmak yanlıştır. Beğenisine sunuyorsun böylelikle, ama önce sen beğeniyor musun ki bu yaptığını? Yeterince kaliteli buluyor musun paylaşmak için? Bunları sorar insan kendine.
Bir de şu konu var, bu 2. demomuz diyorsunuz. Websitenizde de "Müzik yapma adına senelerini vermiş tecrübeli gençlerden..." oluşan bir grup olduğunuz yazıyor. Bence bu kadar ne oldum delisi olmamalı, sonuçta sunduğunuz ortada. Bu da bana lüzumsuz bir karizma yapma gereksinimi gibi geliyor, umuyorum yanılıyorumdur, yanılıyorsam da özür dilerim.
Son olarak hepimiz müziğin belli bir evresindeyiz. Kazanımlarımız ve eksiklerimiz var. Bunların bilincinde olarak bulunduğumuz konumu daha tutarlı değerlendirirsek, kimsenin gözüne batmayız. Yorum yapan arkadaşları da biraz daha insaf çerçevesinde davranmaya, yorum bekleyen insanları da daha tahammüllü hareket etmeye ve tutarlı olmaya her zamanki gibi davet ediyorum.
Saygı, sevgi.
Onur