Kapat
..yükleniyor..
Kapat
İşi müzik olanlar, işlerini GaRaJ'da tanıtıp, müzisyene ulaşıyorlar. GaRaJ rehberini inceleyin.

10 Kasım 2006 - Ata'mızı Saygıyla Anıyoruz

  • radyokafa • 10 Kasım 2006 00:00 • #623739
    Ne kot pantolonu, ne faksı, ne de cep telefonu vardı Atatürk'ün

    Bu ülkede yaşayan herkesin bağımsızlığını ve demokrasisini borçlu olduğu insan: ATATÜRK.

    Gençliğinde kot pantolon giyememiş. Sevgilisinin elinden tutup, hasılat rekorları kıran bir filme gidememiş...

    Padişah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiğinde, en lüks uçak şirketinin 'first class' koltuğunda viskisini yudumlayarak gidememiş. Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için, kortej eşliğinde Mercedes'lerle gezememiş Anadolu'yu...

    Kurtuluş Hareketi'ni başlatmak için 19 Mayıs'ta Samsun'a basan ayağında, ışıklı spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş. Kazandığı her savaştan sonra, savaş sahasına fırlayıp moral veren, mini etekli ponpon kızları da yokmuş. Ülkesinde yapacağı devrimleri, inkılapları unutmamak için not alacağı bir cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde bulunacaklarını da cep telefonundan ya da araç telefonundan öğrenmemiş.

    Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam, bir radyo programına faks çekemeden, İsmet Paşa için Safiye Ayla'dan bir istek parçası isteyemeden gitti... Hayatta bir reposu veya hisse senedi olmadı.

    Lozan Zaferi'nden sonra veya Cumhuriyet'in ilanından sonra arabaya atlayıp, sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur atamadı... Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı.

    Bunları yapamazdı Atatürk... Ne korna çalıp dolaşacak bir arabası vardı, ne balkonuna çıkıp silah atacak bir evi. Cumhuriyet'i ilan ettikten sonra, hayatını yaşayacaktı değil mi?

    Bizim bu yaşadığımız hayatsa, Atatürk yaşamadan ölmüş demektir.
    --------------------------------------------------------------------------

    Bu yazı o zamanlar lise öğrencisi olan Kerem Türkman tarafından yazılmış bir yazıdır. 13 Kasım 1994 tarihli Hürriyet gazetesinde Yalçın Bayer'in Yeter Söz Milletin Köşesi'nde yayınlanmıştı. Ben de kesmiştim. Bizim evin taşınması sırasında bir dosyanın içinde buldum birkaç hafta önce. Paylaşmak istedim.
Bu konunun tüm mesajları