Satanizm, sanıldığı gibi şeytana tapma değil, şeytanlaşarak, şeytanı da aşma akımı olma niteliğiyle, yukarıda sözünü ettiğimiz kültlerden biri, ama aşırılıkta sınır tanımayan biri şeklinde telâkki edilebilir. Doğuda ise Satanizm, Yezidilik şeklinde ortaya çıkmıştır. Mezopotamyanın en eski bâtıl dinlerinden biri olan Yezidilikte, Melek-Tavus adı altında bir melek gibi görülen şeytana tapılır. Yezidîler bugün Irak ve Suriyenin kuzeyinde, Türkiyenin doğu bölgesinde, Almanya, Gürcistan ve Ermenistanda yaşamaktadırlar. Onlar, taptıkları şeytanın adını hiç anmazlar. Bu inanışa göre güneş, ay ve yıldızlar da kutsaldır ki, buradan bu dindeki Sabiî ve tabiatıyla Mezopotamya tesirini görmek mümkündür.
Yezidilerin Kitabul-Cilve (Vahiy Kitabı) ve Mushafur-Reş (Kara Kitap) olmak üzere, kutsal kabûl ettikleri iki kitapları vardır. Âhiret inancı bulunmayan Yezidîlikte okumak, yazmak, hayvanları ehlileştirmek gibi şeyler günahtır. Bu inanca göre, şeytandan Allaha sığınma öldürülme sebebidir. Bunu yapamayan Yezidî intihar ederek, kendisini Melek-Tavusa kurban etmiş olur. Bunu da yapamıyorsa bir hafta oruç tutmalıdır.
Modern satanizmin temellerini, 1900lerin başında Aleister Crowleyin attığı söylenebilir. Yaptığı büyüler ve hayvanların katledildiği, uyuşturucunun çok fazla kullanıldığı kanlı ayinleriyle ünlü olan ve satanizmin düsturlarını anlattığı The Book of Law (Kanun Kitabı)nı kendisine şeytanın yazdırdığını iddia eden Crowleye göre insan, yapmak istediği her şeyi sonucunu düşünmeden yapmalıydı. İşte, denebilir ki, modern satanizmin temelinde yatan felsefe budur. Crowley, kutsal olan ne varsa ona küfretmeyi, cinayeti, tecavüzü istiyor ve herhangi bir iyi-kötü ölçüsü tanımadan, mutlak gücü benimsiyordu.
Daha sonra, 1960larda Amerikanın Californiya eyaletinde ortaya çıkan Anton Szandor LaVey adlı bir kişi, 1966 yılında Church of Satan (Şeytan Kilisesi)ni kurdu. Hıristiyanlığa karşı çıkan ve önce Magic Circle (Büyü Halkası) diye bir grup oluşturan LaVey, içinde dokuz şeytanî ilkenin yer aldığı Satanic Bibleı yazdı. Ona göre satanizmdeki temel hususlar, belli bir dine ve dinî ekole ait olmama ve insanın fizikî veya zihnî yapısından zevk almadır. Şeytan, insanın bir tür hayvan olduğu düşüncesini ve dinlerin günah dediği şeyi temsil eder. Dolayısıyla satanizm, dinî ve ahlâkî her şeye karşı çıkma ve bunların tersini yapma esasına dayanır.
Satanistler, Allaha, daha doğrusu insanın üstünde, bir başka ifade ile, onun zevk alan hayvanî yanı dışındaki bir varlık boyutuna, meleklere, Cennet ve Cehenneme, kutsal kitaplara, ruhlara, hattâ şeytana bile inanmazlar. Onlar için var olan, sadece maddî ve reel olandır. Onlar, şeytanı din düşmanlığının, insanın dilediği gibi yaşamasının, insanın içinde uyarılmakla ortaya çıkan gücün sembolü olarak görür ve benimserler. Davranışlarıyla ilgili olarak kendisine hesap verilmesi gereken herhangi bir merci kabûl etmezler ve asla bir üst değer tanımazlar.
Satanizm, maneviyata ve manevî bir üst otoriteye inanmayı ve bu inanca göre insanın kendisini terbiye ve disipline etmesini, bu inanç istikametinde benimsediği ahlâkî düsturlara uyma niyet ve gayretini, insanın kendisinden uzaklaşması, pasifleşmesi ve kendi kendisine yalan söylemesi olarak görür. Dolayısıyla insan, kendisine yalan söylemeden, kendisine karşı iki yüzlü davranmadan kendisini keşfetmeli, keşfetmeli ve bir hayvan olduğunu duymalıdır.
Şeytan Kilisesinin yayınlarında insan için şehvetine göre yaşayan vahşî hayvan tabiri kullanılır. İnsan, aslında bir tür hayvan olduğu için, hayvan olduğunu yaşayışıyla ortaya çıkarmaktan çekinmemelidir. Böyle bir çekinme, yukarıda ifade edildiği gibi, insanın kendi kendisine karşı iki yüzlü davranmasıdır.
Satanizmin temel düsturlarına ve kendisine göre neyi günah, daha doğrusu, kendisine zıt kabûl ettiğine baktığımızda, satanizm gerçeğini bütün açıklığıyla görmek mümkündür. Satanizmin önemli 21 düsturundan bazıları şunlardır:
Gücünü kaybetmemek için, zayıf ve aciz (karaktersiz, kişiliksiz) olanlara saygı gösterme.
İçinde başarma hedefi bulunduğu için gücünü her zaman sına.
Mutluluğu, barışta değil zaferde ara.
Yeni bir şey yaratacaksan, eskiyi tamamen yok et.
Ölümünü göremeyeceğin hiçbir şeyi çok fazla sevme.
Her zaman yapılmamışı keşfetmek için, daha fazla çalış.
Boyun eğmektense, öl.
Demircilik, ölümün kılıcını işlemek dışında hiçbir sanatsal değere sahip değildir. Ancak ölüm getiren kılıç, bir sanat şaheseridir.
Her şeyin üstünde başarıyı elde etmek için önce kendinin üstüne çık (Kendini aşmayı öğren).
Yaşayanların kanı, yeni bir tohum yaratmak için iyi bir gübredir.
Kurukafadan oluşan piramitlerin üzerinde duran kişi, daha uzakları görebilir.
Sevgiyi bir kenara atma. Fakat onu her zaman tehdit et; çünkü o bir sahtekârdır.
Bütün büyük olan şeyler, acı üzerine kurulmuştur.
En önde olmaktan çok, en üstte olmaya çalış. Çünkü büyüklük orda yatar.
Daha önceden yaratılmış engelleri yok etmek için taze ve güçlü bir rüzgar gibi gel.
Gücü engellediği için bütün aldanma ve yalanları reddet.
Bütün bu temel düsturlara baktığımızda, Satanizmde gücün, güçlü olmanın, başarının, insanın dilediğini yapmasının, ölümün ve öldürmenin, bütün insanî duyguları reddetmenin, her türlü kurala başkaldırma ve isyanın en önde geldiğini görürüz.
Şimdi sorarım size aranızdan hanginiz satanist olacak kadar kafayı çizmiş bu kadar dünyaya bağlı ve nefsine kapılmış? Kimde bu kadar dünya hırsı var? Siyah giyenden değil esas yüzünü göstermeyen bu satanistlerden korkun ve sakının çünkü onlar gerçekten çok akıllı ve ben satanistim demeyecek kadarda mantıklılar , bunları öğrenelim ki bize satanist denildiğinde , daha da çok kızıp tepkimizi ortaya koyabilelim , kendi imanımızı ve inancımızı koruyabilelim , umarım halkımız televizyon kültürüyle yaşamaya mahkum kalmaz ve açıp 2 kitap karıştırıp insanları öyle eleştirir , çünkü kitap okuyacak kadar özverisi olan bir insanla oturup tartışabilirsiniz ama tv seyredip bu böyledir şu şöyledir diyen bir insanla ne konuşsan boş , televizyon seyredermiş gibi dinlersin bu insanları içleri boştur...