Metallica'yı ikiye ayırırım ben:
1-Black Album öncesi
2-Black albüm ve sonrası
Osmanlı gibidir Metallica. Ne olursa olsun Bob Rock'a kadar olan yükseliş dönemlerinde yakaladığı müzikaliteyi kimse inkar edemez. İnkar eden büyük bir ihtimalle birinin annesidir. Metallica metali sanata en çok yaklaştıran gruptur. İlk dört albüm tam bir klasiktir. Whiplash'la, Metal Militia'yla coşmayan, Fade to Black ile hislenmeyen, Creeping Death ile tepinmeyen, Call of Ktulu'nun mistizmine kendini bırakıp uçup gitmeyen, One ve daha pekçoğu ile lanet okumayan, "Master !! Masterrrr !!!" diye bağırmayan adam zaten bu müzik tarzından eşeğin hoşaftan anladığı kadar anlıyordur. En fazla Osmanlı'ya dil uzatabildiği kadar Metallica'ya bok atar ve sonra kuyruğunu bacakları arasına alıp oturur. Gelelim ikinciye. Her çıkışın bir inişi vardır. Metallica'nın grafiği bir eğri izler. Tam yön değiştirdiği yerde Black Album ve tabii ki Bob Rock vardır. Oradan itibaren tarz yavaş yavaş Metalden Rock'a doğru kayar. Load ve ReLoad rezaletlerinin ardından Metallica bir rock grubudur, ama pop değildir, fark budur. Sadece eskisi kadar -afedersiniz- taşaklı değildirler. Ama bu onları asla pop sıfatına layık etmez. Peki pop nedir? Pop kendi iğrenç, sesi iğrenç, müziği iğrenç bir fahişenin "Bakireyim" demesi, bir şekilde ünlü olup, hamile kalıp, sonra bebeğinin ilk resimlerini trilyonlar karşılığında satması, objektiflere karnı burnunda çıplak pozlar vermesidir. Bu popüler kültüre sadece bir örnektir.