evanescence'in fallen albümünden birkaç şarkısının var
hello: amy 6 yaşındayken ölen 3 yaşındaki kardeşi için yazmış bu şarkıyı.kardeşi doktorların açıklayamadığı bir hastalık geçiriyormuş ve bilinmeyen zamanlarda nöbetler geçiriyormuş.birgün amy okuldayken annesi kardeşini yıkıyormuş ve bi ara onu yanlız bırakmak zorunda kalmış.kardeşi yine bir nöbet geçirmiş ve boğularak ölmüş..amy eve geldiğinde durumu kabullenememiş ve ölümü anlayamamış günlerce ağlamış.bu şarkı o zamanı anlatıyor.amy canlı performanslarda söylemiyor(ağladığı ve kardeşine saygısından dolayı)
my immortal: amy annesinin ölümünü atlatamadığını,ölümün çok acı olduğunu söylüyor.my immortal ın başında bahsedilen (burda çocukça korkularım tarafından kıstırılmış halde bulunmaktan çok sıkıldım) annesinin ölümünü hatırlayıp hala üzüntü duymasından geliyor.bu şarkının geri kalanı ben moody tarafından yazılmış.
Ben Moody'nin Haunted hakkındaki öyküsü :
8,9 yaşlarındaki beyaz elbise içindeki küçük bir kız bir caddede küçük kırmızı bir topu yuvarlayarak yürümektedir. Kız ıssız olduğu belli olan tekinsiz tavırlı eve yaklaşırken dikkati toptan eve çevrilir. Yaptığı şeye dikkatini vermeden,top engele çarparar ve eve doğru düşer.Kız topu eve doğru izlerken,top doğal olmayan bir şekilde hızlanır ve devasa ön kapıya yuvarlanır.Küçük kız bir an duraklar, yukarı şimdi kendisini izliyormuş gibi görünen eve doğru bakar,ve ihtiyatla eve girerek küçük kırmızı topunu aramaya başlar.Girişte yavaşca yürürken,çürümekte olan bu dağınıklığın bir zamanlar çok güzel bir malikane olduğunu düşünür. Kız sonu yok gibi görünen merdivenin her santimin zarifliğinden manyetize olur . Birden kızın düşünceleri korkunç bir karışıklık tarafından bozulur.Kız aceleyle kapıdan dışarı koşmak ister ama kapının yerinde sadece siyah bir duvar bulur.Korkuyla ilk gördüğü koridora dalar umutsuzca bir çıkış yolu bulmaya çalışır,fakat her dönüşünde arkasındaki dünya değişir, evin arzusuna yönelerek,ki başladığı yerdeki girişe dönebilmek için bir patika bile bulması imkansızdır. Korkmuş küçük kız bir köşeyi döner ve başını ellerinin arasına alır ve ağlayıp sızlanmaya başlar.
10 yıl sonra....
Küçük kız panikle uyanır,şimdi genç bir kadındır.Kirli ve korkmuştur.Şimdi siyah pantolon,iş botları giymektedir. Güneş onun vücudunu on yıldır süslememiştir.Kız uyanır ve kirli bir gümüş tepside sadece hayatını sürdürmeye yetecek kadar yemek bulur,önceki her sabah gibi. Oraya bir şey figür olarak yerleşitirilmiştir, her geçişinde kız sadece onu görebilir, köşeyi dönen ve bir kapıya yürüyen...bir figür onun sadece arkadaşı ve sadece nefreti olan.Kızın tüm varlığı sadece onu orda tutan gölgeyi yakalayan ve yok eden bir şeyin deşında hiçe dönüşmüştür.Kız onu acımasızca her gün yakalarken, varlığının ikileye bölünmesinde kaybolur.Onu orda tutan şey,defalarca aklını taciz eden ve onu uyurken izleyen kişi, onun tek dostu olmuştur. Bu kişinin terki onun varlığının sonudur.Yaşaması için tek yol onu öldürmesidir.Fakat sadece onun için yaşamaktadır.Her gün ev kızın etrafında değişir, böylece o her gün başka bir diyarda uyanır. Değişmeyen tek şey Odur. Onun kalbinin attığını duymaktadır,onu koklayabilmektedir,sadece onu bulmayı düşünmektedir fakat aynı zamanda o aşk hakkında bildiği tek şey odur.(alıntı)
bring me to life: bir garson amy ye hayatınızdan memnun musunuz diye sormuş. amy bu şarkıyı bu cümleden etkilenerek yazmış. Ben Moody bu şarkıdan bahsederken: "'Bring Me To Life' is about discovering something or someone that awakens a feeling inside them that they've never had before" demiş.