dikkat ederseniz, türkiyede 90 yıllarda gerek tvde gerekse basında ünlü olan, yaygın olan müzik türü "pop müzikti"; ve bu müziğe dair kim varsa -sezen aksu falan hariç tabi- hepsi birer prodüksüyon yaratımlarıydılar. yonca evcimiğinden tutun da seyyal tanerine kadar. ancak devir değişip, ülkede rock müzik yapan gruplar kendi çabalarıyla bir yerlere gelince yapımcıların ve prodüktörlerin iştahı kabardı ve "ulan biz neden popçu çıkaralım ki, almış başını bir alternatif gidiyor; şöyle gotiğinden rockından girelim bir yerden tutturuz" modunda yeni gruplar türemeye başladı. benim zakkum grubunun çalanlarına hiç bir lafım yok, adamlar müzikle uğraşıyorlar kendi çaplarında. ancak işte piyasa öyle bir duruma gelmiş ki, yapımcılar ve prodüktörler resmen av arıyorlar ve sonunda da bu çocukları kurban olarak seçmişler. afedersiniz ama adamları maymuna çevirmişler, ne o makyajla, hareketler, tripler. bir de almış başını "yahu onlar brit pop yapıyor, saygı duyun.." diye bir olgu çıkmış.. yok böyle bir şey arkadaşım. iyi müzik vardır, kötü müzik vardır; adamlar basbaya abuk subuk bir şey yapıyorlar, prodüktörün, yapımcının kurbanı olmuşlar besbelli.
özünde, bizim ülkemizde aslında insanlar tek bir şeye bakıyorlar; o da samimiyet. zakkum bir kere baştan bu görünümü ve bu british tripleriyle kaybediyor. yazık olmuş diyorum sadece bir grup insan topluluğuna..