Kapat
..yükleniyor..
Kapat
İşi müzik olanlar, işlerini GaRaJ'da tanıtıp, müzisyene ulaşıyorlar. GaRaJ rehberini inceleyin.

bebop?

  • syarar • 26 Şubat 2007 14:37 • #523488
    Madem merak ettin açalım biraz... =)


    bebop (194* - 195*)

    cazın 40 yılı ardından, caz için söylenebilecek en büyük şey, 30ların başında çok büyük paralar kazandırdığı idi. hatta ünlü "swing book" 32'de 2.5 milyon 39 da da 25 milyon satışına ulaşmıştı. swing sözcüğü tek başına bir pazarı ifade ediyordu. bu sıralarda ise kansas city kökenli count basie ve bennie moten gibi büyük orkestraların stili özellikle de ikinci dünya savaşı sırasında orta sınıfı oluşturan büyük bir beyaz topluluğu tarafından dinlenmekte idi.

    herşeyin popülerize olmasından yakınanlar yalnızca birkaç cazcı değildi. özellikle bir çok genç cazcı yeni bir şeyler olması gerektiği konusunda diretiyordu. caz artık, her neredeyse her on yılda bir kendinde önemli değişimleri dile getiriyordu ve yine öncü genç müzisyenler kansas city'de minton's play house'da toplandılar. minton's play house
    40 yıl önceki gibi, new orleans'ın netleşmesinde olduğu gibi yeni cazın doğduğu yer idi.

    yeni müziğin adı bebop idi. bu oldukça neşeli bir isimdi, çünkü bu sözcük oldukça hareketli bir müziğin yeni ifadesinde ağızdan dökülen bir seslendirme idi. bir tür islık gibi. cazı ifade eden ve o zamanlar çok moda olan aralık sıçramalarını mavi notalar üzerinden ifade eden bir sözcük idi bu. insan o notalar içinde devinirken elbetteki bu yeni hali söyleyecekletrdi artık.

    aslına bakılırsa, bop devrimden çok bir evrimdi. caz için bir sonraki mantık formu o olacaktı. her ne kadar bazı ters olaylar ve bu gelişmeye karşı olan müzisyenler olsa da...

    swing büyük bir endüstri halini almıştı, ve bebop'ı yaratan müzüsyenlerin de hepsi baştan beri bunu savunan sanatsal kişiler değildi. ana çizgide çalışan ve onun içinden gelen kişiler olarak değişmeyi öngören bir orijinallikleri vardı. üstelik amerikan toplumu afrika kökenli insanları asimile etmeye, siyahların müziğini tanımamaya çalışyordu. böylece gittikçe buna alet olan bir ana akımda kalmanın ne anlamı vardı ki?

    bop'ı kendi müziklerine adapte etmek bir zordu açıkçası. yeni ifade yolları bulunmalıydı. cazı daha uzun ve özgür çalmalıydılar. louis armstrong kendi müziğinde öne çıkmaya başlamıştı, o zaman için oldukça uzun sayılabilecek swing soloları çalıyordu. ama "eski" cazda solist üzerinde baskılar vardı; bir çok şey belli idi. lester young bunları aşmak için deneyler yapıyordu. bu deneylerde ölçü çizgilerini fazlası ile aşan uzun cümleli sololar kuruyordu, ki bu bazı müzisyenler için her zaman sorun oluyordu.

    minton's play house'da bir araya gelen müzisyenler, piyanoda thelonious monk , gitarda charlie christian, trompette dizzy gillespie, davulda kenny clarke, alto saxofonda charlie parker idi. parker bu dönemin dahisi idi. o zamanın dinleyicisi için bop, arada bir ortaya çıkan hızla koşan, melodik fragmanlar gibiydi. herşey sımsıkı halde idi, gereksiz notalar atılmış herşey konsantreydi. artık büyük bir bilme yeteneği de vardı, caz müzisyenliğinde. ilk zamanların müzisyenleri, müzik tartışmalarında veya teknik bilgi gerektiren konularda hep susar veya utanırlardı.

    bu gerçekten önemli bir hal almıştı, çünkü, artık kendini bir eğlendirme adamı olarak gören caz müzisyenleri yerine, 12 ve 32 ölçü blues formu üzerinde yeni deneyler yapmak için müziği alt üst eden, anlaşılır her türülü cümleyi reddeden, uzun ve büyük anlamlara yönelik temel ve karışık şifreler çalan ve eskiye göre kesinlikle oldukça entelektüel bir nesildi, bu yeni cazı yapan. hatta daha ileride seyirciye arkasını dönen ve ben kendim için çalıyorum sizin dinlemeniz ise yalnızca tesadüfi diyen müzüsyenler bile çıkacaktı!

    yıl 1945'di ve charlie parker 25 yaşındaydı. uyuşturucu kullanıyordu ve bunun yarattığı problemler gittikçe daha fazla beliriyordu. bu nedenle los angeles'ta kalmaya ve para kazanmak için kayıtlar yapmaya kara verdi. dial şirketi için yapılan bu kayıtlar, bebop'ın gerçekten yapılan en büyük kayıtları idi. sonu gelmeyen doğaçlamalar ile bir daha tekrarını duyamayacağınız yüzlerce melodi, yılan gibi kıvrılan özgün parçalar ve konsantrasyon açısından eşsiz kayıtlardı bunlar.

    gillespi ise, parkerdan farklı ama ondan ayrılamaz bir kişilikti. bebop'ı hem ağzı ile hemde enstrümanı ile eşsiz bir biçimde ama başka stiller içinde ifade ediyordu. ileride de ortaya çıkacak olan, ritim ağırlıklı hatta her hali ile latin müziğine daha yakın bir tavrı vardı.

    bebop aynı zamanda kendini yıkacak olan devleri de yetiştiriyordu. charlie parker orkestrasında kendi bop'ını şekillediren, miles davis, ileride bir efsaneye dönüşecekti. ilk çalmaya başladığı mr.b ya da billy eckstien her zaman çizgisine sadık kalacak hatta ünlü bebop saksofoncularından lester young kendi stilinde çalmak istediğinde çaldığının caz değil garip bir çin müziği olması iddiası ile ayrılmaya zorlanacaktı.

    caz devri olarak anılacak olan swingin ardından cazın geleceğini şekillendiren ilk büyük adım işte: bebop'tı ...

    Tarzın Müzisyenleri...

    lester young
    coleman hawkins
    roy elridge
    charlie christian
    jimmy blanton
    jo jones
    sonny stitt
    lucky thompso
    fats navarro
    kenny dorham
    miles davis
    bud powell
    duke jordan
    al haig ve
    milt jackson
    oscar pettiford
    tommy potter
    charles mingus
    max roach
    kenny clarke
    roy haynes
    charlie parker
    mr.b
    billy eckstien
    thelonious monk
    dizzy gillespie
    kenny clarke



    Bu yazı internetteki çeşitli kaynaklardan daha önce yapmış olduğum derlemedir... Tek bir kaynağı yok...
Bu konunun tüm mesajları