Kapat
..yükleniyor..
Kapat
İşi müzik olanlar, işlerini GaRaJ'da tanıtıp, müzisyene ulaşıyorlar. GaRaJ rehberini inceleyin.

Müzik Zevklerimiz ve Gelişim Süreci (Nereden Nereye)

  • nazmiyyeaah • 4 Kasım 2007 20:58 • #532196
    uzun bir yazı olabilir, kahvenizi alın önce :)

    çok şanslı bi insanım ben. kalabalık bi ailede çok sonra doğmanın avantajlarını yaşadım. herkes ayrı telden çalar:) temelde rock dinleyicisi olsam da çok çeşitli türlere açığım ve dinlerim.

    doğduğumda evde zaten ingilizler'den pink floyd, iron maiden, queen, araplar'dan ümmü gülsüm, feyruuz, türkler'den askeri marşlar, hafız burhan dinlenmekteydi. biraz daha büyüyünce çizgi filmlerden saber rider, voltron, transformers, beverly hills, beterböcek, punky brewster'ın müziklerini kasede çekip dinlerdik. hala duruyo kasetler ama mp3 formatında da buldum. hatta transformer için white lion müzik yapmış. çok şaşırmıştım.

    ortaokula giderken lakabım olacak kadar(o zamanlar lakap vardı, nick yoktu daha)içli-dışlı olduğum scorpions'a takmıştım. axl rose'un GNR'ı,yeni dönem pink floyd'u ve bryan adams (hatta ilk şahsi kasetim) da öteki dokunulmazlarımdı.

    lise1 ile zaman zaman thrash, zaman zaman grunge ruh haline bürünerek metallica, nirvana fanı oldum. ama, ooo sen de mi metaLİKACISIN yaa çaak aabi, diyen gıcıklardan olmamak için kendimi sıyırdım ve daha bir pink floyd ve türevlerine yönelttim. mesela o ara bi sınıf arkadaşım saniye, 2 de yan sınıftan kızlar vardı, onlarla KASET değiş-tokuşu yapardık. yaşıtlarım arasında çok fazla örn:alan parsons project'i bilen yoktu. birbirimizin kıymetini bilir, korur kollardık. liseden mezun olduğumda iron maiden x factor yeni çıkmıştı. bir cd çalardan 4 kişi (2li kulaklık yeri vardı) onu dinlerdik tenefüslerde.
    lise bitmeden çok fazla metal dinleyicisi, hiç olmazsa sempatizanı kazandırdım yurdumuza :))

    derken üni. hazırlık, üniversite, üni. terk dönemlerimde bana eşlik eden senfonik rock grupları, doom atmosferik rock, bir de veri "sipeşıl tenks": radiohead'i tanımak sevmek şeklinde bugünlere köprü attık.

    tabi anlattığım hikaye daha çok rock üzerinden gitti. yanısıra synthesizer müzikte babamız jean michel jarre'ı anmazsam çok ayıp ederim. bir de okul dönemimde sabahları türküler falan dinlerdim. ilkokul öğretmenim sayesinde sevdim, evde de rumeli türküleri dinlenir zaten. (aman bre deryalar)

    son 5 yıldır bilinçli olarak jazz da dinliyorum. bunda büyük katkıyı sağlayan, ufkumu daha da açan adeta jazz hocam olarak saydığım değer verdiğim arkadaşım just-be-4-dawn'ın emeği çok büyüktür. kendisi PERİ grubunun kurucusu, gitaristidir.

    ve ben artık büyüdüm :)
    eskiden kasetten, plaktan dinlediğim insanları artık konser salonlarında, ayakta alkışlayarak izliyorum. ülkemiz de baya aşama geçirmiş ben büyürken.
Bu konunun tüm mesajları