Kapat
..yükleniyor..
Kapat
İşi müzik olanlar, işlerini GaRaJ'da tanıtıp, müzisyene ulaşıyorlar. GaRaJ rehberini inceleyin.

Büyük Yarışma

  • egitaro • 22 Mayıs 2008 11:31 • #534044
    ------------------Part 2----------------------------

    Bir kaç gün içinde dersler yine başlamış, aynı monoton döngü günlük hayatımızı tekrar şekillendirmişti. Bu arada okuldan kalan zamanımızın büyük kısmını provalara ayırarak yeni parçalar çalışıyor ve kendimizi biraz daha geliştirmekle uğraşıyorduk. Çalışma yerimiz davulcumuz Can'ın oturduğu apartmanın kalörüfer kazan dairesiydi.

    Yanılmıyorsam kasım ayının ilk haftasıydı ve birinci yazılıları bitirmiştik. İngilizce,fizik, kimya, cebir ve geometrinin haricinde her zaman olduğu gibi bütün derslerim yine zayıftı. Tabi bende alarm zilleri en yüksek desibel de çalmaya başlamıştı. Zira bu durumdan dolayı her an için müzik çalışmalarım ailem tarafından yasaklanabilirdi.

    İkinci dersten çıkmış, merdivenlerden inerek keşhaneye doğru gidiyorduk.
    Ben, Mustafa, Can ve Ömür ( Ömür Gidel: Barış Manço Kurtalan Ekspres, Ajda Pekkan, Grup Gerilim, vs. Bence Türkiye'nin yetiştirdiği en iyi klavyecilerden biri ) her zaman olduğu gibi locamızda yerimizi almıştık.
    Birden tuvalete büyük bir hışımla bizim Manyak Salih girdi.
    -Yavuuuz, Mustafaaaa, nerdesiniz lan ?
    -Ne o len, ne barıyon ?
    -Atın sigaraları, Kuro ( Rahmetli okul müdürümüz Sayın Abdurrahman Orhun. Kendisini sevgi,saygı ve rahmetle anarım. Nur içinde yatsın. ) sizi çarıyo.
    -Sen nerden duydun ?
    -Kapısından geçerken kendi söyledi.
    -Sigara içtiğimizi hocalardan birimi acaba gambazladı ?
    -Bilmi yom bilader. Dur len Mustafa, atma sigaranı ben devam edeyim.
    -İyi al, zıkkımlanda geber.
    -Çüüşşşş, iyi ki kırk yılın başı bir kefalini verdin haaa. Hadi bakalım, yürrüüü anca gidersin.
    -Abi bu herif harbi manyak ha.
    -Boş ver takma kafana, şimdi sen onu bırakta Kuro bizi neden çağırttı sen onu düşün.
    Merdivenlerden yukarı Kuro'nun odasına çıkarken Mustafa,
    -Dur bilader sigaraları çorapların içine zulalıyalım, şimdi o bizim üstümüzüde arar odasında. Ben paketi daha yeni aldım, kaptırmıyalım enayi gibi.
    -İyi tamam, hadi.

    Tak, tak, tak. Birden Kuro içerden bütün azametiyle gürledi.
    -Gir.
    -Buyrun hocam, bizi çağırmışınız.
    -Gelin bakalım... Ne bu koku, güruh herifler ? Yine sigaramı içiyorsunuz tenefüste ?
    -Yok hocam, ilgisi yok. Elimiz yıkamak için tuvalete girmiştik, ordan koku üstümüze sinmiştir.
    -Anlatın bakalım, çok heyecanlı oluyor. Tabi bende inandım. Şimdi üstünüzü arasam tekel dükkanı gibisinizdir.
    -Yok hocam, isterseniz arayın valla.
    -Kesin safsatayı.... Sizin bir Jazz grubunuz varmış, doğrumu bu ?
    -Doğru da, değil hocam.
    -Ne demek doğru da değil. Bir şey ya doğrudur, ya da değildir. Saçmalayıp durmayın sabah sabah karşımda.
    -Yani hocam, biz jazz grubu değil, Rock grubuyuz.
    -Rock mı, o da nedir öyle ?
    -Hocam yeni çıkan bir müzük türü.
    -Yani bir müzik grubunuz var, öyle değilmi ?
    -Evet var hocam.
    -Tamam işte bende onu diyorum zaten. Başlatmayın beni rock ınızdan bokunuzdan. Siz bitlisler gibi çalabiliyormusunuz ?
    -Kimler gibi hocam ?
    -Bitlis oğlum, Bitlis. Hiç duymadınızmı o mantar kafalı adamları ?
    -Haa, tabi hocam duyduk, Beatles ları diyorsunuz.
    -Evet, ben ne diyorum peki ?
    -Tabi hocam, çalarız evelallh.
    -Şimdi beni iyi dinleyin. Eveli sene Milliyet'in yarışmasında okulumuza 3. lük kazandıran arkadaşlarınız, biliyorsunuz onlar mezun oldu. Geçen senede bir varlık gösteremedik. Daha doğrusu bir orkestra çıkaramadık koca okuldan.
    -Evet hocam biliyoruz.
    Bu arada Kuro düğmeye basar ve hademeyi çağırtır.
    Tak, tak, tak...
    -Buyrun müdürüm.
    -İsmail evladım, git bana hemen Müzik hocasıı Şekür beyi ( Şekür Ertüzün: Türkiye'nin gelmiş, geçmiş en büyük Çigan müziği üstatı, virtiyözü, T.R.T klasik batı müziği dairesi başkanı, İzmir devlet konservatuarı müdürü ve benimde kendisinden 5 yıl keman gersi aldığım hocam. Kendisini sevgi ve saygıyla anar, allahtan rahmet dilerim. ) çağır.
    -Başüstüne müdürüm.
    Az sonra Şekür bey gelir.
    -Buyrun müdür bey, beni istemişsiniz.
    -Evet Şekür bey, bu bizim haylazların bir Jazz grubu varmış. Eğer sizcede uygunsa bu sene bunları yarışmaya sokalım. Malum, okul prestiji.
    -Tabi, olur müdür bey. Yavuz zaten benden 5 yıl boyunca keman dersleri almıştı, iyi bir öğrencimdi. Armoni bilgiside fena değildir, ben de zaten yardımcı olurum onlara. İmkanları da var, babası da T.R.T de benim müdürüm olur.
    -Tamam Şekür bey, durum sizin yönetiminizde o zaman.
    -Siz hiç merak etmeyin müdür bey.
    -Çocuklar, hadi bakayım, sizde sınıfınıza dersinize.
    -Tama hocam.
    Diyerek biz dışarı çıktık. Mustafa,
    -Bilader dersin bitmesine 15 dakika kaldı, kaynatalımmı dersi ?
    -Boş ver ya, şimdi Kuro bizi ortalarda görmesin, başımıza iş almayalım.
    -Yavuz, ayağımıza gelen şansın farkındamısın ?
    -Olmazmıyım, tab iki. Hep böyle bir şeyi hayal edip durmazmıydık ? Düşünsene bir kere, Atatürk kapalı spor salonun da beş bin kişi önünde sahne alacağız. Manyak bir olay, Kuro'nun dediklerini odasında duyunuca harbiden çok ters geldim lan. Kulaklarıma inanamadım valla.

    Tam bu esnada müdürün odasının kapısı açılır ve Şekür beyle Kuro odadan çıkarlar. Kuro bizi hala sınıfın kapısının önünde görünce, bütün koridorları çınlatan gürlemesi ile,
    -Güruh sürüleri, siz hala kapının önündemisiniz ?
    -Yok hocam, bizde şimdi içeri giriyorduk zaten.
    Diyerek sınafa daldık.

    Kısa bir süre sonra tenefüs zili çalmıştı. Koşarak merdivenlerden inip hemen keşhanedki yerimizi aldık. Az saniyeler sonrada Can geldi.
    -Beyler, ne oldu, Kuro sizi neden çağırtmış ?
    Bizde geçen konuşmaları detaylı bir şekilde olduğu gibi ona aktardık. Can'ın sevincinden tuvalette bir amuda kalkmadığı kaldı.
    -Doğru söyleyin lan, şimdi siz ikiniz harbiyatmısınız, yoksa olimpiyatmısınız ?
    -Harbi söylüyoruz be, adama bak inanmıyo iyimi !
    -Ya inanı yom, daha doğrusu inanmak isti yom da, inanamı yom. Peki, kuro nerden biliyormuş bizim grubumuz olduğunu ?
    -Ne bileyim ben, o heycandan sormak aklımıza gelmedi.
    -Ulan amma manyak heriflersiniz ha. İnsan sormaz mı bunu ?
    -Çok merak ediyorsan git Kuro'nun odasına, " Müdür, sen nerden biliyon bakayım bizim Rock'çı olduğumuzu len " diye sor. Ondan sonra o da senin kafanda bir bateri solo geçsin gör bakalım, Kuro'mu daha iyi davulcu, yoksa İan Peace mi ?
    Bütün keşhane müdaimleri hepsi birden,
    -hah hah hah ha, kah kah kah ka, kih kih kih ki...................

    Devam edecek...
Bu konunun tüm mesajları