Kapat
..yükleniyor..
Kapat
İşi müzik olanlar, işlerini GaRaJ'da tanıtıp, müzisyene ulaşıyorlar. GaRaJ rehberini inceleyin.

erdal eren ve mor ötesi...

  • bhagwan • 22 Mayıs 2006 00:40 • #499300
    benim şahsi fikrim kim ne derse desin cambazdan sonraki en vurucu darbesini bu albümdeki darbeyle yaptı mvö.

    iyi müzik yapıyorlar yapmıyorlar tartışmasını bir yana koyarsak verdiği mesaj itibarı ile geçmişte bu ülkeyi kan gölüne çevirmiş 12 eylül cuntasının daha 16 yaşındaki Erdal Eren'i idam sehpasına göndermesini gündeme taşıdıysa bu köşklerinde geçmişiyle hesaplaşması gereken birilerini de rahatsız etmeli biraz. fırçasından kan damlayanlar ölümden başka hiç bir resmi sığdıramaz tuvallerine...

    daha 16 yaşındaydı ve dinlediği müzik tarzı yoktu..
    o bir müzikti.. onu ayrıca şarkılarıyla gündeme getiren geçmişte sezen aksu(son bakış) ve teoman(iki çocuk) onun anısı için size sonsuz saygı...
  • deli forever • 23 Mayıs 2006 22:40 • #499459
    evet ben de bu konunun yüzeye çıkmasını diliyorum.. Erdal Eren'e saygılarımızla.. Ruhu şad olsun.
  • deli forever • 31 Mayıs 2006 22:44 • #500208
    ve ben bu konuyu sürekli ilk sayfaya almaya çalışıcam çünkü o kadar abuk subuk başlığın içinde bi anlamı olduğunu düşünüyorum..
  • grand_azur • 31 Mayıs 2006 23:51 • #500211
    erdal eren vakasına lütfen objektif bir şekilde bakın.
    erdal eren i kimse unutmasın
    46 gün gibi kısa bir sürede yargılanan,yaşı 2 gün içinde mahkeme kararıyla 16 dan 18 e çıkarılan ve idam edilen bu genci kimse unutmasın...
  • deli forever • 6 Haziran 2006 18:03 • #500666
    tekrardan en yukarı...
  • mustafa1135 • 6 Haziran 2006 20:37 • #500682
    ODTÜ' lü Sinan Suner’in 1980’de öldürülmesini protesto etmek için düzenlenen gösteride Erdal Eren'de göstericiler arasındaydı. Göstericiler ve Kolluk güçleri arasında çıkan arbedede er Zekeriya Önge yaşamını yitirdi, Erdal Eren’le birlikte 24 kişi gözaltına alındı. Eren, Zekeriya Önge’yi öldürmek iddiasıyla tutuklandı. 2 Şubat’ta gözaltına alınan Erdal Eren, tarihin en hızlı yargılamasının ardından, 19 Mart 1980’de (46 gün sonra ) idama mahkum edildi. Erdal Eren'in henüz 17 yaşında olması, avukatlarının sundukları deliller ve tanıkların ifadeleri kararın uygulanmasını engelleyemedi.

    hazin...
  • sacredsoul • 7 Haziran 2006 01:33 • #500701
    bir söz bitişi gibi son buldu sevişler
    bir yaz güneşi gibi eritir bu terkedişler
    bir an duruşu gibi ömrün bitişi gibi
    veda ederken aşk ateşi gibi söner iç çekişler.

    aman aman yandım amman
    acı yüzler kurşun gibi izler
    son bakıştaki o gözler kaldı aklımızda
    diye haykırtan bir yaşamdır, bir ölümdür onunkisi, unutmamalı, unutulmamalıdır...
  • violoncellist • 10 Haziran 2006 10:41 • #500934
    ...Dava sürecinde, olay yerinde keşif yapılmadığını, Erdal’ın yaşının belirlenmesi için kemik incelemesi istediklerini, ancak yerine getirilmediğini belirten Toktay, ayrıca Erdal Eren’le birlikte olay yerinde yakalanan 24 sanığın da tanık olarak dinlenmediği, ölen askerin üzerinden çıkan elbiselerin Adli Tıp’a gönderilmediğini de söyledi. Toktay, 'kurşunun mesafesine ilişkin bir inceleme yapılmadı ve yakın mesafe atışlarında meydana gelen etteki yanığa açıklama getirilmedi, olay yerinde kullanıldığı iddia edilen silahlar ile askerlerin silahlarının balistik incelemesi yapılmadı, tanık olarak dinlenen askerlerin ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilmedi' dedi. Toktay, Erdal’ın üzerinde bulunduğu 3.5 metrelik yükseklik ile Önge’yi öldüren kurşunun giriş açısı ve yönünün çeliştiğini belirterek, otopsisin Oktay Çetinsoy isimli bir stajyere yaptırıldığını, ancak bu isimde birinin varlığını tespit edemediklerini söyledi...

    Herkesin herşeye söyleyecek çok şeyi var ve bu şu ana kadar gördüğüm en tartışılabilir ve konuşulabilir konulardan biri. Nedense ülkemizde 'zamanlama' sorunu var, hep de olmuştur. Yukarıda belirttiğim bunca çelişkiye rağmen bir insan sorgusuz sualsiz idam edilebiliyorsa, bunun yanlış olduğu anlaşılacaktır mutlaka. tabii ki yine geç... ama en azından 'ceylan derisi' koltuklarında oturanları biraz olsun dürter bu konu gerçekleşen eylemlerle... sizlerin de bu konuda söyleyecek birşeyleriniz olduğunu düşünüyorum...
    saygılar...
  • sacredsoul • 10 Haziran 2006 11:54 • #500937
    son mektuplarından biri:
    sevgili annem, babam ve kardeşlerim;

    sizlere bugüne kadar pek sağlıklı mektup yazamadım. ayrıca konuşma olanağımız ve görüşmemizde olmadı. zaten dışarıdayken de birbirimizi anlayacak şekilde konuşamadık.(bu konuda sizlere karşı büyük oranda hatalı davrandım. ancak bunu size karşı saygı duymadığım, bu nedenle böyle davrandığım şeklinde yorumlamamanızı dilerim) bu nedenle sizlere anlatacağım, konuşacağım çok şey var.

    ancak olanak yok. düşüncelerimi bu mektupla anlatmaya çalışacağım. şu anda ne durumda olacağınızı tahmin ediyorum. ama çok açıklıkla söylüyorum ki benim moralim çok iyi ve ölümden de korkum yok. çok büyük bir ihtimalle bu işin ölümle sonuçlanacağını çok iyi biliyorum. buna rağmen korkuya, yılgınlığa, karamsarlığa kapılmıyorum ve devrimci olduğum, mücadeleye katıldığım için onur duyuyorum. böyle düşünmem, böyle davranmam,halka ve devrime olan inancımdan gelmektedir. ölümden korkmadığımı söylemem, yaşamak istemediğim, yaşamaktan bıktığım şeklinde anlaşılmamalı. elbette ki hayatta olmayı ve mücadele etmeyi arzularım. ancak karşıma ölüm çıkmışsa, bundan korkmamam, cesaretle karşılamam gerekir. biliyorsunuz ki bu ceza işlediğim iddia edilen suçtan verilmedi. asıl amaçlanan böyle bir olayla gözdağı vermek ve mücadeleyi engellemek hedefine dayalıdır. bu nedenle sizinde bildiğiniz gibi, kendi hukuk kurallarını çiğneyerek bu cezayı verdiler.

    cezaevinde yapılan (neler olduğunu ayrıntılı bir biçimde öğrenirsiniz sanırım) insanlık dışı zulüm altında inletildik. o kadar aşağılık, o kadar canice şeyler gördüm ki, bugünlerde yaşamak bir işkence haline geldi. işte bu durumda ölü korkulacak bir şey değil, şiddetle arzulanan bir olay, bir kurtuluş haline geldi. böyle bir durumda insanın intihar ederek yaşamına son vermesi işten bile değildir. ancak ben bu durumda irademi kullanarak, ne pahasına olursa olsun yaşamımı sürdürdüm. hem de ileride bir gün öldürüleceğimi bile bile. sizlere bunları anlatmamın nedeni yaşamaktan bıktığım ya da meselenin önemini, ciddiyetini kavramadığım gibi yanlış bir düşünceye kapılmamanız içindir. bütün bu yapılanlar,başımdan geçenler, kinimi binlerce kez daha arttırdı ve mücadele azmimi körükledi. halka ve devrime olan inancımı yok edemedi. mücadeleyi sonuna kadar, en iyi bir şekilde yürütmek ve yükseltmekten başka amacım yoktur.

    mesele benim açımdan kısaca böyle. ancak sizin açınızdan daha farklı, daha zor olduğunu biliyorum.

    anne, baba ve evlat arasındaki sevgi çok güçlüdür, kolay kolay kaybolmaz. ve evlat acısının da sizin için ne derece etkili olacağını biliyorum. ama ne kadar zor da olsa bu tür duygusal yönleri bir kenara bırakmanızı istiyorum. şunu bilmenizi ve kabul etmenizi isterim ki, sizin binlerce evladınız var. bunlardan daha niceleri katledilecek, yaşamlarını yitirecek, ama yok olmayacaklar. mücadele devam edecek ve onlar mücadele alanlarında yaşayacaklar.

    sizlerden istediğim bunu böyle bilmeniz, daha iyi kavramaya çaba göstermenizdir. zavallı ve çaresiz biriymiş gibi ardımdan ağlamanız beni yaralar. bu konuda ne kadar güçlü, ne kadar cesur olursanız, beni o kadar mutlu edersiniz.

    hepinize özgür ve mutlu yaşam dilerim.

    devrimci selamlar
    oğlunuz erdal
  • deli forever • 21 Haziran 2006 20:13 • #501699
    .