-
inleyen nameler ruhumu sardı..
-
Geride hoş bir seda bırakmaktır ya aslolan ve belkide en zor olanıdır, bence Zeki Müren bunu başarabilmiş ender sanatçılardan. O yüzden çığırtkan kalabalıklar tarafından duyulmaması, hatırlanmaması gayet normal.
-
su anda bir demet yasemeni dinliyorum
o kadar işte
-
su anda bir demet yasemeni dinliyorum
ben seni unutmak için sevmedim; gülmen ayrılık demekmiş bilmedim
bekledim sabah akşam yollarını; ölmek istedim bir türlü ölmedim...
ahh efkarlandım.
-
Zeki Müren'in değeri hem Türkiye'de hem de yurtdışında gayet iyi biliniyor.
Magazin basını ve magazin basınının ele geçirdiği televizyonlarımız yıldönümünü hatırlamasa bile hatta bu tarihi kimse bilmese bile Zeki Müren'in ne kadar mühim bir sanatçı olduğu müzikseverler tarafından gayet iyi biliniyor.
Morrissey İstanbul'daki konseri "Zeki Müren" diyerek açtı, o gün bugündür Morrissey hayranları Zeki Müren'in de birdenbire acayip hayranı oluverdiler; röportaj yapan şahsiyet her ne kadar Rachid Taha'nın Zeki Müren'i anlatmaya çalıştığını anlamasa da adamcağız en beğendiği Türk sanatçı olarak Zeki Müren'in ismini çıkarmaya çalışıyordu ağzından ama bir türlü hatırlayamıyordu. Bunlar sadece benim bildiklerim.
Evet, ölüm yıldönümü hatırlansaydı iyi olurdu, ama basının hatırlamaması hiç bir şeyi değiştirmiyor bana kalırsa.
-
Ne kadar ilgisi var bilmiyorum ama Annem 50 li yıllarda ufak bir çocukken Zeki Müren Cumhuriyet gazinosunda çıkıyormuş.Kadınlar matinesiymiş galiba.Annemin elini tutmuş.Hayal meyal hatırlıyor oda,ki bu 1951 deki meşhur radyo konserinden bi kaç sene sonra; nasıl denir "Medyatik" ken.Elleri pamuk gibiymiş,hep onu söyler :)
-
babamda zeki mürenin imzalı mendili var :) hala saklıyor dayımda da çay içtiği bardak gibi birşey vardı :)) ben de çok severdim küçükken
-
Allah rahmet eylesin ama ben bu adamı hayatımın hiç bir döneminde sevemedim.
-
büyük adamdı saygım sonsuz ona laf söylemem ve söylettirmemde!
-
Üç yaşındayken, evlerinin bahçesindeki havuzu sahne yapar, bir sandalye üzerinde şarkılar söylerdi. Bütün mahalleli de toplanırdı, çünkü o yaşta hatasız şarkı söyleyebiliyordu.Lisede müzik hocaları, hemen her derste, sorarlardı: "Oğlum, kimden öğrendin böyle güzel okumasını?" Yanıtı da hep şöyle olurdu: Dedemden, babamdan, radyodan, kendimden..
Radyoda katıldığı yarışmada,birkaç şarkı okudu, jüridekiler şaşırdılar. Derken sordular : "Repertuarın ne kadar? Kaç şarkı biliyorsun? Üç bin civarında efendim İnanamayarak sordular: "Hepsi aklında mı ?" Evet efendim, aklımda!
Rastgele sormaya başladılar: Bu şarkıyı oku. Bunun meyanını, şunun sonunu oku, istedikleri bütün şarkıları okudu. Jüri üyelerinin hepsi koro halinde "fevkalade" diye söylendiler, "fevkalade, fevkalade.."
İlk radyo programı büyük olay oldu, birkaç dakikalık bir prova ile, 45 dakika devamlı şarkı söylemişti.. O dönemde önceden banda almak gibi teknikler yoktu haliyle, şarkılar canlı çalınıp ve söyleniyordu.. Yani gerçekten sanatçı isen şarkı söyleyebilirdin.
1950'li yıllar; gazino sahipleri Zekiyi sahneye çıkarmak için savaşıyorlardı, yaptıkları astronomik tekliflere karşı aldıkları cevap hep "Hayır !" oluyordu. Hayır, bin kere hayır. Hayır efendim. Kesinlikle sahneye çıkmam. Önce Akademi'yi bitireceğim. "Gecede bin lira. Hala hayır mı?" Dönem maaşlarının 75-100 Lirayı pek aşmadığı dönemlerdi. Hayır, yine hayır..!
Çok alçak gönüllüydü efendimsiz konuşmaz, dinleyicilerine saygıyı eksik etmezdi. Her zaman yenilikler peşindeydi. Mesela kendisini dinlemeye gelenlere daha yakın olmak ama hakim durumunu da koruyabilmek için, seyirci arasına uzanan T şeklindeki sahne uzantısını düşünüp yaratmıştı. Teknik açıdan kusursuz olmasının dışında çok temiz bir Türkçe ile tane tane kelimelerle şarkı söylerdi.
Maksim' de çıktığı zamanlarda, bir akşam Maksim' e zamanın cumhurbaşkanı gelecek, Fahrettin Aslan, Zeki Müren'e; bu gecelik etek giyme sakın çünkü cumhurbaşkanı burada, seni izlemeye gelmiş der. Ama o, sahneye etekle ve apartman topuklarla çıkar, sahne arkasına giden Fahrettin Aslan sorar; niye böyle yaptın? Cevap: Cumhurbaşkanı için eteğimden mi olacağım? Sesi, yorumu kadar cesareti de muhteşemdir Zeki Müren'in.
Neyse biraz uzun oldu ama Zeki Müren bu iki cümleye sığmaz.