Kapat
..yükleniyor..
Kapat
İşi müzik olanlar, işlerini GaRaJ'da tanıtıp, müzisyene ulaşıyorlar. GaRaJ rehberini inceleyin.

Zeki Müren

  • gitarTELi • 1 Ekim 2006 23:01 • #514738
    inleyen nameler ruhumu sardı..
  • nalan81 • 1 Ekim 2006 23:05 • #514739
    Geride hoş bir seda bırakmaktır ya aslolan ve belkide en zor olanıdır, bence Zeki Müren bunu başarabilmiş ender sanatçılardan. O yüzden çığırtkan kalabalıklar tarafından duyulmaması, hatırlanmaması gayet normal.
  • WC • 2 Ekim 2006 03:57 • #514747
    su anda bir demet yasemeni dinliyorum

    o kadar işte
  • death_glory • 2 Ekim 2006 05:20 • #514748
    su anda bir demet yasemeni dinliyorum

    ben seni unutmak için sevmedim; gülmen ayrılık demekmiş bilmedim
    bekledim sabah akşam yollarını; ölmek istedim bir türlü ölmedim...

    ahh efkarlandım.
  • radyokafa • 4 Ekim 2006 21:16 • #514819
    Zeki Müren'in değeri hem Türkiye'de hem de yurtdışında gayet iyi biliniyor.

    Magazin basını ve magazin basınının ele geçirdiği televizyonlarımız yıldönümünü hatırlamasa bile hatta bu tarihi kimse bilmese bile Zeki Müren'in ne kadar mühim bir sanatçı olduğu müzikseverler tarafından gayet iyi biliniyor.

    Morrissey İstanbul'daki konseri "Zeki Müren" diyerek açtı, o gün bugündür Morrissey hayranları Zeki Müren'in de birdenbire acayip hayranı oluverdiler; röportaj yapan şahsiyet her ne kadar Rachid Taha'nın Zeki Müren'i anlatmaya çalıştığını anlamasa da adamcağız en beğendiği Türk sanatçı olarak Zeki Müren'in ismini çıkarmaya çalışıyordu ağzından ama bir türlü hatırlayamıyordu. Bunlar sadece benim bildiklerim.

    Evet, ölüm yıldönümü hatırlansaydı iyi olurdu, ama basının hatırlamaması hiç bir şeyi değiştirmiyor bana kalırsa.
  • rubber soul • 4 Ekim 2006 21:41 • #514820
    Ne kadar ilgisi var bilmiyorum ama Annem 50 li yıllarda ufak bir çocukken Zeki Müren Cumhuriyet gazinosunda çıkıyormuş.Kadınlar matinesiymiş galiba.Annemin elini tutmuş.Hayal meyal hatırlıyor oda,ki bu 1951 deki meşhur radyo konserinden bi kaç sene sonra; nasıl denir "Medyatik" ken.Elleri pamuk gibiymiş,hep onu söyler :)
  • syarar • 6 Ekim 2006 12:37 • #514887
    babamda zeki mürenin imzalı mendili var :) hala saklıyor dayımda da çay içtiği bardak gibi birşey vardı :)) ben de çok severdim küçükken
  • Soulforger • 7 Ekim 2006 19:05 • #514970
    Allah rahmet eylesin ama ben bu adamı hayatımın hiç bir döneminde sevemedim.
  • CRN_CRN_ME • 7 Ekim 2006 23:00 • #514985
    büyük adamdı saygım sonsuz ona laf söylemem ve söylettirmemde!
  • kaşif • 8 Ekim 2006 01:15 • #514986
    Üç yaşındayken, evlerinin bahçesindeki havuzu sahne yapar, bir sandalye üzerinde şarkılar söylerdi. Bütün mahalleli de toplanırdı, çünkü o yaşta hatasız şarkı söyleyebiliyordu.Lisede müzik hocaları, hemen her derste, sorarlardı: "Oğlum, kimden öğrendin böyle güzel okumasını?" Yanıtı da hep şöyle olurdu: “Dedemden, babamdan, radyodan, kendimden..”

    Radyoda katıldığı yarışmada,birkaç şarkı okudu, jüridekiler şaşırdılar. Derken sordular : "Repertuarın ne kadar? Kaç şarkı biliyorsun? “Üç bin civarında efendim” İnanamayarak sordular: "Hepsi aklında mı ?" “Evet efendim, aklımda!”
    Rastgele sormaya başladılar: ‘Bu şarkıyı oku. Bunun meyanını, şunun sonunu oku’, istedikleri bütün şarkıları okudu. Jüri üyelerinin hepsi koro halinde "fevkalade" diye söylendiler, "fevkalade, fevkalade.."

    İlk radyo programı büyük olay oldu, birkaç dakikalık bir prova ile, 45 dakika devamlı şarkı söylemişti.. O dönemde önceden banda almak gibi teknikler yoktu haliyle, şarkılar canlı çalınıp ve söyleniyordu.. Yani gerçekten sanatçı isen şarkı söyleyebilirdin.

    1950'li yıllar; gazino sahipleri Zeki’yi sahneye çıkarmak için savaşıyorlardı, yaptıkları astronomik tekliflere karşı aldıkları cevap hep "Hayır !" oluyordu. “Hayır, bin kere hayır. Hayır efendim. Kesinlikle sahneye çıkmam. Önce Akademi'yi bitireceğim.” "Gecede bin lira. Hala hayır mı?" Dönem maaşlarının 75-100 Lirayı pek aşmadığı dönemlerdi. “Hayır, yine hayır..!”

    Çok alçak gönüllüydü ‘efendim’siz konuşmaz, dinleyicilerine saygıyı eksik etmezdi. Her zaman yenilikler peşindeydi. Mesela kendisini dinlemeye gelenlere daha yakın olmak ama hakim durumunu da koruyabilmek için, seyirci arasına uzanan “T” şeklindeki sahne uzantısını düşünüp yaratmıştı. Teknik açıdan kusursuz olmasının dışında çok temiz bir Türkçe ile tane tane kelimelerle şarkı söylerdi.

    Maksim' de çıktığı zamanlarda, bir akşam Maksim' e zamanın cumhurbaşkanı gelecek, Fahrettin Aslan, Zeki Müren'e; bu gecelik etek giyme sakın çünkü cumhurbaşkanı burada, seni izlemeye gelmiş der. Ama o, sahneye etekle ve apartman topuklarla çıkar, sahne arkasına giden Fahrettin Aslan sorar; niye böyle yaptın? Cevap: Cumhurbaşkanı için eteğimden mi olacağım? Sesi, yorumu kadar cesareti de muhteşemdir Zeki Müren'in.
    Neyse biraz uzun oldu ama Zeki Müren bu iki cümleye sığmaz.