-
sayın müzisyen arkadaşlarım :
öncelikle müzik teknolojisini en çok geliştiren milletin kim olduğundan bahsedeyim :
ortaçağ avrupasında müzik en tehlikeli alışkanlıklar arasında sayılırken, osmanlıda "Müzikterapi" bilinmekteydi. bu yöntem , günümüzde dünya doktorları tarafından daha yeni benimsenmeye başlamış,ve birçok konuda ilaçlar kadar etkili olabileceği kanıtlanmıştır...
Müzik teknolojisinde en çok ilerlemiş müzik türü klasik türk miziğidir...
peki bu iddalı cümlenin gerekçesi ve anlamı nedir?
batı kültüründe müzik, hepimizin bileceği üzere 2 makamdan oluşmaktadır bunlar : major ve minor dur.
fakat türk müziğinde "2000" den fazla makam olduğu tahmin edilmektedir,
ve yeni makamlar üretmeye müsayit bir yapıya sahiptir.
sebebi nedir?
dünya müziğine ara sesleri ( ağrıza ) Çinliler kazandırmıştır.
bu, diez veya bemoldür. Fakat gel görelim, dünya müziğinde iki sesin arasında bir ses var iken, türk müziğinde "9" adet ses vardır bunlara "koma" adı verilir.
türk müziğinde seslerin isimleri ise aldığı arızaya göre bile değişmektedir fakat ben temel sesleri size açıklamak istiyorum :
(C) : çargah
(D) : yegah
(E) : hüseyni
(F) : aşiran
(G) : rast
(A) : dügah
(B) : buselik
(notaların isimleri bulundukları oktavlara göre ve aldıkları arızalara göre değişebilirler bunlar kabaca tarifleridir,
sürç - i lisan ettiysem affola)
sonuç olarak bukadar çok makam oluşturabilmek hala batı müziği enstrumanları ve düzenleri ile mümkün değil iken, klasik türk müziğinde mümkündür. Bu nedenle, türk sanat müziği ile ilgilenmeyecek arkadaşlar için bile son derece ilgi çekici ve önemli bir konu olduğunu düşündüm.
umarım bu konuda aydınlatıcı olmuşumdur ilgilendiğiniz ve okuduğunuz için teşekkürler.
-
Klasik Türk Müziği kökenlerini Bizans müziğinden alır.En bayağı platformda bile bilenen bir gerçektir.
-
Eğer yamulmuyorsam , Türkler Anadolu'ya ayak basmadan önce de törenlerinde müzik önemli bir yer kaplardı. Bizans'ın ne etkisi oldu bilmiyorum , ama kök Bizans'tır demek bana çok mantıklı gelmedi. Kaldı ki Roma İmparatorluğundan kökünü almış bir imparatorluk olarak Bizans bir çok açıdan (hemen hemen her açıdan) batıya dönüktü ve müzik açısından da böyle olduğunu düşünüyorum.
Bu arada Hexter , ne zamandır gördüğüm en güzel konu bu. Severek okudum , teşekkürler ve tebrikler :)
-
Türk halk müziği ile Türk sanat müziği ayrı şeyler.Tabi ki her halkın kendi müziği vardır.Ancak sanat müziğimiz kökenlerini Bizans'tan alıyor ki Bizans Roma'dan kesinlikle farklı.Her şeyden önce mezhep kültürleri farklı.Google'da bile yazıyordur bence bir göz atın bu meseleye.
Bu doğrultuda Bezmara - Yitik Sesin Peşinde albumünü mutlaka edinin derim.Her şeyden önce biz buraya gelmeden önce burada kurulu bir Ermeni, Rum sanat müziği vardı.Halk müziğimiz o kadar etkilenmemiş olabilir güçlü bir kültürümüz var ama sanat müziğimiz neredeyse onlar çerçevesinde şekillendi.Bu müziği Türklere mal etmek büyük ayıp olur.
-
hayır kesinlikle yanlış bir bilgi , tartışma ortamı olsun diye söylemiyorum :
bizans geleneği müzik aletlerinde koma değerlerini yansıtabilecek imkanlar bulunmamaktadır. ayrıca müzik terapi hunlar tarafından icad edilmiştir...
ayrıca makamlar arap - pers ve türk geleneklerinin birleşiminden doğmuşlardır ... örn: "hicaz" makamı
göreceğiniz üzere , isimlerdende anlaşıldığı gibi, hunlardan itibaren başlayan, pers ve arap kültürlerinin etkisiyle gelişmiş bir müzik türüdür...
ayrıca klasik türk müziği mehteran ile başlamıştır ve bu hunlardan itibaren olan bir gelenektir, bugünkü formatına selçukluda kavuşmuştur türk müziğinin temelleride buradan doğmuştur.
bu açıklamalar sizi tatmin etmediyse, araştırın ve bizansla alakası olmadığını göreceksiniz.
bu arada bu yazıyı dendi düşüncelerimden yazmadım, "Klasik Türk Müziği" dalında eğitim almaktayım, ve tabi ki önemli kaynaklar ve isimlere dayanarak yaazdım. son olarak: google da böyle bir bilgi bulunmadığını belirtiyim ve o bir arama motorudur bir türk müziği kaynak kitabı değildir.
"Klasik Türk Müziği" türklere mal etmek ayıp olur nasıl bir düşüncedir anlamış değilim lütfen tartışma ortamı oluşturacak cümlelerden kaçınalım bu konuda çok özen göstermeliyiz...
teşekkürler - saygılar
-
Mezhep farklılıklarını tabii ki biliyorum ama kültür dediğin olay doğudan çok batıyo dönük. Sonuçta Türkler tarafından parçalanmış bir imparatorluğun iki yarısından biri. Elbette ki farklılıklar olacaktır ama yabancılardan çok kendi benzerleri ile etkileşim içinde oldukları için bu fark diğerlerine göre daha az olacaktır.
Ama tabii ki yanlış çıkarımlar yapıyor da olabilirim , bir araştırayım :)
-
iltifatlarınız için ve ilgilendiğiniz için teşekkür ederim.
-
Hiçbir şekilde burada bizden önce bulunan oturmuş kültür ve onun bizim kültürümüze etkisi reddedilemez.Ayrıca adlandırmaya bakmayalım istersen.Bütün Türk devletleri için dilin ne kadar büyük bir sorun olduğu tahmin bile edilemez.
Ben tartışma ortamı olsun diye söylüyorum.Çünkü bir Çerkes olarak kültürümüzün ve diğer azınlıkların kültürlerinin bugünkü Türklüğe olan katkısının görmezden gelinmesine katlanamıyorum.
-
Arkadaşım lütfen kırıcı oluyorsun, hiçbirşeyi görmezden geldiğimiz yok aksine bunları türk müziği kaynaklarından yazdığımı belirttim ve Arap - fars kültürünün etkisi altında geliştiğinden bahsettim ...
bu türü geliştiren isimler okadar eski ve bilinmez dönemlerde değil?
bir örnek veriyim : "Dede efendi"
-
kültürün batıya dönük olması konusunda şunları söyliyebilirim sanırım sizi tam anlamıyla ikna edicektir:
Edebi olarak, batıdan yeniliklerin gelmesi ilk "Tanzimat" döneminde başlamıştır. Edebi manada genel olarak batıya yönelme ise "lale devri" diye bilinen osmanlı duraklama döneminde başlamıştır . daha öncesinde doğu edebiyatından etkilenmiştir.