
Bakışımızı tüm sistemden, tek bir cihazdaki işaretin durumuna çevirecek olursak, hem dostumuz hem de düşmanımız gürültünün işaretle olan ilişkisi önem kazanmakta. Başlıktaki terimlerin hepsi cihazın kullanılabilir seviye aralığını belirlemek için yapılan ölçümleri göstermekte.
Kullanılabilir seviye aralığı iki seviye ile belirlenmekte: gürültü olmadan kullanılabilir en alt seviye ve distorsiyon olmadan elde edilebilir en yüksek seviye. Bu seviyeleri daha nesnel bir şekilde belirleyelim. Cihazın kullanılabilir üst seviyesi çıkışın bir referans işarete %1 distorsiyon verdiği ilk seviyedir. Bu en yüksek seviyeye tam ölçek (full scale) denilmektedir. Başka deyişle işaret seviyesini cihaz içinde yükseltiyoruz ve bir noktada cihaz çıkışındaki işaret bozulmaya başlıyor, bu bozulmanın en az %1 olduğu seviye cihazı kullanabileceğimiz en üst seviye oluyor. Bazı cihazlarda işaret cihazda son seviyesine kadar yükseltildiğinde bile %1 distorsiyona ulaşılmayabilir. Bu durumda cihazın en üst seviyesi, kullanılabilir en yüksek seviyedir.
İkinci bir durum olarak cihaza giren işaret, cihazın gürültü seviyesinin altında olduğunda, gürültü tarafından boğulacak ve anlaşılır olmayacaktır. Bu durumda bir işaretin cihazda istenildiği şekilde işlenebilmesi için işaretin gürültü seviyesinden yüksek olması gerekir. Başka deyişle cihazın kullanılabilir alt seviyesi de gürültü seviyesi ile belirlenmiş olur.
Sinyal varken gürültü oranı, daha yeni bir terim olmakla birlikte dinamik aralık ve sinyal gürültü oranı dahil üç terim de özünde cihazın alt ve üst seviyelerinin arasındaki farkın dB ifadesinden başka bir şey değildir. Bu üç terimin arasındaki fark üçünde de bu alt ve üst seviyeleri ölçerken farklı yöntem kullanılmasından kaynaklanıyor. Başka deyişle tüm üç özellik de cihazın çalıştırılabileceği çalışma aralığını belirtiyor; tek fark bu aralık üçünde de farklı şekilde ölçülüyor. (Ses teknolojilerinde böyle gereksiz yere kafa karıştıran çok olgu var. Bunun bir nedeni de üreticilerin yeni olgulara yaslanıp kafası karışan topluluğa ürünlerini pazarlamayı daha kolay bulmaları sanırım.)
Tüm üç terimde de üst seviye ölçüm şekli aynıyken alt seviye (gürültü) ölçümünde farklı yaklaşımlar bulunmakta. İşaret Gürültü Oranı (SNR, Signal to Noise Ratio) cihazın tam ölçek çıkışının, sükunet durumundaki (cihaza işaret girişi yokken) gürültü seviyesine oranıdır. Dinamik Aralık (Dynamic Range) cihazın tam ölçek çıkışının, cihaz çok düşük bir sinyal seviyesinde çalışırken ölçülen gürültüye oranıdır. Sinyal Varken Gürültü Oranı ise cihazın tam ölçek çıkışının, çıkışında tam ölçek bir işaret varken ölçülen gürültüye oranı olmaktadır.
En doğru sonucu veren Sinyal Varken Gürültü Oranı, bu konudaki en yeni teknik olup, yeni DSP/FFT analiz tekniklerinin, özgün işareti, bu işaretin harmonik bileşenlerini ve gürültüyü birbirinden ayırabilmesi sayesinde hesaplanabilir/ölçülebilir olmuştur.