Grant: O kadar basitti ki, inanılmazdı.Ne kadar karmaşık olabileceğini düşünürsek
gerçekten inanılmazdı. Parçayı geri aldığımızda, tam olarak istediğimiz gibiydi.
Horace Andy ile çalışmak
Grant: Horaceın geleneksel Reggae geçmişinden geliyor olması ve de fazlasıyla açık fikirli olması hepimizi şaşırttı. Onla çalışmamız komik çünkü düşününce Jamaikaya geri döndüğünde onunla dalga geçmiş olmalılar. Çünkü Jamaikada kimsenin bizim müziğimizi ya da Horaceın bizimle ne yaptığını anladığını sanmıyorum!
Albüm sanatı çalışması

Robert: Sanat çalışması başından- ortamda yerini alıp, bir depoya giren, graffiti yapan ve de eski moda broşürlerin çizimini yapan The Wild Bunch (çılgın grup) olduğumuzdan beri bizde olan bir şey. Yaptığımız şeyin eğlenceli bir kısmı bu. Hep bizimle olmuştur ve hatta sanırım Protectiondan sonra çizimlerden biraz sıkıldım ve daha fotografik çalışmak istedim ve de Tom Hingston and Nick Knight. Ile çalışma fırsatım oldu. Kendimizi Mezzaine üzerine olan görüntü kombinasyonlarının/kolajlarının içine attık. Ve daha sonra 100th Window, cam figürlerin üflenip tekrar bileşiklerin oluşturulmalarıyla bir sonraki aşamaya taşındı. Ve daha sonra tekrar Collectedta, çok fotografik bir görüntü vardı.War Stories ile James Lavelle beni tekrar resim yapmaya döndürdü ve ben de War Stories kabını boyadım Uzun süredir bir kabı bu kadar yoğun bir şekilde boyamamıştım, bu yüzden de ben de bir şok etkisi yarattı. Yetiştirmem gereken bir tarih de vardı ki bu da iyi birşey. Bu albüm için kendime bir bitirme tarihi belirledim ve bu da albüme mekan ve aitlik hissi kazandırdı. Bilirsiniz, tarihi açından anladığınız ve albümün ne hakkında olduğu, soundunun nasıl olduğu ve kimlerin buna dahil olduğuna dair size şimdi anlamlı gelen birşey. Her zaman başarılı olur mu bilmiyorum- benim favori formatım bütün resimleri bir araya getirdiği kitap. Bu oldukça heyecan verici bir çalışma. Bu sanki The Wire ya da Sopranosun film ve dvd seti arasındaki fark gibi. Bir hikayeyi 90 dakikada anlatmak yerine uzunca bir sürece yayarak kitabı yayınlamak gibi. Kitap grubun çalışmalarını çok daha dolu bir biçimde anlatabiiliyor - eski CD kutusunun aksine. Dijital olarak websitesinin sanat çalışmalarını çok daha farklı şekillerde sunabildiğini düşünüyorum. Websitesi sayesinde herşeyi farklı ve hareketli şekilde bulundurabiliyorsunuz, eskiden tur tarihlerini koyduğunuz sıkıcı yerin aksine.Bu ilk defasında hemen hemen doğru yaptığımız devrim yaratıcı bir şey ve umarım başkaları da bizimle hemfikirdir.

Robert: Gezmiş olduğumuz, yaptğımız şeyi iletme ve aktarma şansımız olduğu ve de o deneyimi dünyada farklı yerler ve ülkelerle paylaşma şansımız olduğu için şanslıyız. Bazı belirli şehirlerle açıklanamaz ama harika ilişilerimiz var: Örneğin Lizbon, Paris, Glasgow, Dublin- bunlar gerçek bir bağlantı hissettiğimiz harika yerler. Ama bu turneye çıktığımız başka yerlerde kurduğumuz ilişkileri küçümsediğimiz anlamına gelmiyor. Sanırım son 10 yılın 6sında turnedeydik ve bizim enerji aldığımız bir kaynak gibiydi. Bu tarz bir iletişim, gelecek için birşeyler yarattığının bilincinde olduğun stüdyo ortamından çok farklı. Eğer sahnedeysen, şimdi oluyor. Hatta albümün sound ve prodüksüyonu bakımından - daha önceden hazırlanmış birşeyin - aksine müziğin o anda dinlenirken yapılıyormuş hissini almaya çalıştık. Bence prodüksüyonda bunun bir kısmını yakalamayı neredeyse başardık. Bazı şarkılar o kadar ham ki, oluşturulurken dinliyormuşsunuz hissi yaratıyor.
Grant: Bence bu bazı kültürlerden yoksun kalma durumu- İngilteredeyken o kadar çok farklı müzik türüne maruz kaldık ki, o açıdan biraz şımarık sayılırız. Bu genelde bizi etkileyin durumudur. Halbuki yurtdışına gidince müziğimizin uluslarası olarak Fransa, Almanya ya da diğer Avrup ülkelerinde İngilteredekinden daha iyi anlaşıldığını ve daha popüler olduğumuzu görünce çok şaşırıyoruz. Aslında yerel olarak etkilemeniz daha zor. Bunu oldukça garip buluyorum, ve bu medyada da bu şekilde. İngiliz medyası kendi sanatçılarını eleştirmeyi seviyor- sizin hakkınızda böyle hissetmekten de son derece memnunlar. Avrupaya gittiğinizde daha sıcak ve davetkarlar.

Kökler
Robert: Tabii ki, bizi tanımlayan tarihimiz ve de içinde büyüdüğümüz dönemin Britanyaya has çok kültürlülüğü. Benim İtalyan kökenlerim, Gnin Barbados kökenleri, Bristolün Afrika- Karayipler kökenleri, Bristolün Reggae tarihçesi, The Wild Bunchı oluşturanlar- ki bu aşırı önem taşır- bütün o Punk, Ska, Reggae ortamları, ve daha sonra da Hip Hop ortamı ve de insanların geçmiş ve geleceği birbirine bağlama şekilleri
İşte biz buyuz. Bunların geldiği Jamaika ve Barbadosa gidip geriye dönmek G nin İtalyada özellikle Napoliye gitmesi ve benim atalarımın tarihini görmeyi sevmesi kadar harika. Bunların şimdi ortaya çıkma şekilleri oldukça ilginç ve de şehrin bana gore inanılmaz bir cazibesi var. O babamın kasabası ve orada yüklü bir aile tarihim var ve de yer olarak orada Vesuviusun gölgesinde bulunmak, oranın tavır, tutku ve kaosu beni gerçekten büyülüyor. Gomorrah (http://en.wikipedia.org/wiki/Gomorrah_(film)) proje olarak ortak bir arkadaş aracılığıyla önerildiğinde doğal olarak fazlasıyla istekliydim ve de harika bir projeydi.
Grant: Birbirimizin geçmişlerini paylaşıyor ve kutluyor olmamız harika. İtalyaya gitmeyi seviyorum ve elime geçen her fırsatta gidiyorum. Dnin beni aileye sokmasından itibaren bana ikinci evimmiş gibi geliyor.
Robert: Yemekler!
Grant: Ve yemekler! Aynı şekilde D de Batı Hint Adalarına gelmeyi sevdiğini söylüyor. Yani her zaman harika bir kültürler birleşimi olmuştur..
Robert: Bazı kültürler bu zamanda bile kimliklerini korudukları için şanslılar. İtalya fazlasıyla İtalyan, Jamaika oldukça Jamaikalı ve de turnede Horace Andy ile yaşarken sürekli Jamaikaya özgü şeylere maruz kaldık çünkü
Grant:Her 3 dakikada bir telefonda Jamaikayla konuşuyor!
Robert: Ve her zaman tuzlu balığını otobüse getirirdi ve bunun havalandırma sayesinde nasıl koku yaydığını tahmin edebilirsiniz- tadını yatağınızdan bile alabilirsiniz. Ama Horace harika bir karakter ve onunla çalışmak bizim için rüya gibi bir şey. Ve onunla beraber o kadar zaman geçirdik ki
sanırım neredeyse 20 yıl oldu, bu çılgınca. Onun etrafında olmak hayret uyandırıcı
sonunda anlıyorsunuz ki
Grant: Ne dediğini anlıyorsunuz.!
Robert: Evet, sonunda ne söylediğini anlıyorsunuz!