Film Müzikleri

Bölümler
Yazan: GaRaJ Bekçisi
Tarih: 9 Şubat 2010
Film müzikleri için olan çalışmalarınız bu albümün yapımını etkiledi mi?


Robert: Eğer etkilediyse ilginç çünkü film müziklerine dahil olan süreçlerden hiçbirini albümde kullanmak istemedim. Geçen sene film üzerinde çalışırken biraz umutsuzluğa kapıldım sanırım çünkü nasıl başlarsanız başlayın gene birşeyler çıkıyor ve ben de bunu pek tatminkar bulmuyorum. Bence yönetmenlerin, prodüktörlerin ve de dağıtımcıların tahammül edemedikleri bir sessizlik korkusu var ve de her filmin konunun ilerlemesi, izleyicilerin karakterlerle bütünleşmesi ve de onlara gülme/ağlama izni verilmesi için aynı aracın kullanılması gerektiğini düşünüyorlar. Bir sure sonra gerçekten sıkıcı olmaya başlıyor. Ve de film üzerinde Pro Tools’da çalışırken çok fazla tonlar ve katmanlar oluşturma eğiliminde oluyorsunuz. Ve tekar bu albümde yalınlaştırmaya ve de keskin, çok keskin, Spartan tutmaya baktık. Çok fazla boşluk var ki, bu da bu albümdeki amaçlarımızdan biriydi. İronik olarak, Gomorrah film müziği tarihimdeki en mutlu, en sevdiğim anlardan biridir ve bu içinde müzik barındırmayan bir filmdir. Bu da süreç hakkında çok şey anlatmış oluyor. Matteo Garrone Bristol’a geldiğinde ve filmi izlediğimde şöyle
dedim: “Burada müziğe ihtiyacınız yok”- Çünkü o kadar yoğun ve güzel ki hemen kendinizi içinde hissediyorsunuz. Eğer filmle aranıza müzik koyarsanız, o anı yok edersiniz. Birkaç şey denedik ve işe yaramadı ve de sonunda filmin doğallığına uygun davranmaya karar verdik. Ses düzenlemesini halletmiş oldu.


Videolar değil filmler yapmak …





Robert: Endüstri değişti ve uzun bir cevap vermek gerekirse, geldiğimiz (müziği DJ perspektifiyle almak ve playlistesi oluşturmak.) yere bakarsan endüstrinin değişiminden memnunuz- şimdi insanlar müziği bu şekilde kabul ediyor ve paylaşıyorlar ve biz de bunu tamamiyle anlıyoruz. Herşey ilk dönemlerdekinden farklı sunuluyor- eskiden olduğu gibi £100,000’a mal olan videolar, MTV’ye çıkarmak zorunluluğu, şaşaalı açılışlar gibi aşamalardan geçmesi gerekmiyor. Arkadaştan arkadaşa paylaşım mantığını anlıyoruz. Şimdi filmleri birleştirip çok farklı şekillerde iletebilirsiniz. Geçen sene turneye çıkarken bile bütün şarkılarımızın- belki rafa kaldırdıklarımızın dahi,-muhtemelen Youtube’da videolarıyla dolaşacağının farkındaydık. Hatta bir anlamda insanlar kendi videolarını yaptıkları için bir pop videosu yapmak anlamsız gelebilir. Eğer futboldaki önemli anları yakalamak isterseniz, birisi zaten onları bir araya getirmiş, müzik ekleyip kendine gore sıralamıştır bile. Biz birlikte çalıştığımız yönetmenlere daha farklı bi alan sağlamak istiyoruz. Bu yüzden büyük bütçe yerine küçük bir bütçe verirsek ve de parçayı ayrıştırabilirsen, sana kökleri sağlarız ve de istediğini yapabilirsin..şimdi daha ilginç. Diğer olayı da yaptık ve gidişat hep bu yöndeydi ve de oraya gelmiş durumda, bir noktaya kadar. Böylece şu anda yaptğımız filmler yönetmenlerin - sıkı bir bütçe çerçevisinde ortaya çıkan- ilginç ve kendi halinde olan şahsi vizyonları ki; internet dışında asla görünmeyecek olmaları ihtimali var.


Splitting the Atom parçası için yapılan boğa güreşi filminden sözedin...

Robert: İlginçtir ki sanırım ikimiz de izlediğimizde izlemesini güç bulduk. Baillie Walsh’un boğa güreşini filme alma fikrini önermesi bizim için sorundu çünkü o tarz bir işkenceye veya zalimliğe karşıyız. Bu yüzden izlemek sıkı bir çalışma gibiydi ve keyif veren bir deneyim olmaktan çok uzaktaydı ama biz birden izleyen diğerlerinin kendini bulacağı noktadaydık ve şarkıdan uzaklaşarak herkesin vereceği duygusal tepkiyi vermiştik. Baillie Walsh ile geçmişte çalışmış olarak ve de düzenleme odasında hiç düzenlemesi olmayan Unfinished Sympathy’le uğraşmak oldukça garipti …ama olay şu ki bizim müziğimizi Baillie’nin filminde arka planda sunuyor olmak, film yapımının hem çok rahatsız edici hem de çok güzel bir yönüydü. Yani gerçekten takdir ettiğimiz karmaşık bir işti. Doğal olarak birisi boğa güreşi videosundan rahatsız olursa “biz de rahatsız olduk”deriz ki- bu videonun amacı da bu zaten. İzlemesi zor, kaldırması zor. Çok rahatsız edici ama bu gerçekten olan bir şey ve biz bunu görülesi hale getirmiyoruz ve duruma dikkat çekiyoruz.



Paradise Circus parçası için olan filmden bahsedin…



Robert: Evet, örneğin erotiklikle ilgili çalışma. Gene yönetmenin fazlasıyla cazip bir fikriydi ve bence muhteşem bir film oldu. Bunun şaşırtıcı tarafı senin aklında bıraktığı şey ve de aktristin bundan 30 yıldan fazla süre önce kameranın önünde olmak için herşeyi yapacağını açıklamış olması- kültürel açıdan- inanılmaz. Sonuçta bizi çevreleyen şey bu. Orada olmasının nedeni buydu ve ne kadar alçaltıcı olursa olsun yapacak olması benim için en can alıcı kısmıydı.
Tarihe baktığımızda, birlikte çalıştığımız insanlarla çalışmış olduğumuz için şanslıyız. Film sohbetlerimizi ve sinematik referanlarımızı paylaştığımıız Baillie Walsh’la çalışmalarımızı bunlar şekillendirdi. Bu sefer bütün yönetmenlerle herşey çok farklı çünkü müziğimizi tamamen onlara verip istediklerini yapmalarını söylüyoruz. Ve sanki bunlar müziğin promosyonu değildi bir filmin müzikleriymişçesine her türlü yaratıcı kontrolü bırakmaya ve herşeyin köklerini onlara bırakıp ayrıştırıp yeniden düzenelemelerine izin vermeye hazırız. Sonuçta bu şekilde çok daha ilginç. Filmlerde ele alınan konuların çoğu sadece müzikle ya da bizimle alakalı konular değil. Daha geniş bir alanda halledilmesi gereken konular ki bizim de yaptığımız bu- ortaya bunları koyup tartışmaya sunmak. Tıpkı insanların konserlerden sonra yanımıza geldiğinde ekran ve de görsellerin hakkında tartışmamız gibi. Konserden farklı şeyler alıyorlar ve de ekrandaki görüntülerdeki- ekonomik, sosyal ya da coğrafi konular gibi- farklı alanlarda konuşmak istiyorlar. Bu bir çok farkı tartışmaya yol açıyor ki bence bu harika. Sonuçta bence “hey konseriniz süperdi, albümünüz” harikaydı” gibi biraz banal olan tepkilerden daha iyi. Bence bizim olayımız da bu: farklı bir seviyede iletişim kurmamız.


Canlı çalmak…

Grant: Evet, hala harika bir heyecan var ve de bilirsiniz bunu yapmanın iyi hissettirdiği bir konumdayız. Stüdyoda bu kadar uzun zaman geçirdikten sonra kalabalıkla bir araya gelmek harika. Stüdyoda bulunmak yoğun bir dönemdi ve de oradan çıktıktan sonra benim ve D’nin biraz takılabilmesi iyi birşey.

Robert: Görsellerde – “sinematik” ya da “yolculuk” gibi klişeler kullanmadan başlangıçta insanların bizle ilgili algılarına meydan okuyup işleri biraz zorlaştırmaya çalıştık ve onları farklı bir yöne çekmeye çalıştık- bildiğimiz şeylerle devam etmenin aksine doğru gittik ve geriye doğru çalıştık. Bazen çok az grubun yaptığı şeyi yaptık- bir kaç hiti öne atıp aradan çıkarmak gibi. Ama işin bütünününde herşeyi daha ilgi çekici yapıp insanları çekmeye çalıştık.

Yorum yazın

Yorum yazmak için üye girişi yapmak gerekiyor.
Üyeyseniz giriş yapın, değilseniz üye olun.
  • hiç sevmem kendilerini daha doğrusu tarzlarını
    Üye
    Slash_Axl
    Tarih
    2 Eylül 2010 00:00
  • horace andy ile tuzlu balık ve rakı yapmak istiyorum, evet, bunu istiyorum.

    çok kıskanıyorum bu adamları.

    iki sene önce istanbul'a geldiklerinde bir kaç aya kadar çıkacak demişlerdi. sadece internette filan değil, her yerde böyle atıp tutabiliyorlar :)) ama olsun sonunda çıktı ya albüm, affediyoruz hemen.

    süper bi yazı olmuş ayrıyetten, çok eğlendim. sağolasın bekçimiz, çok teşekkürler.
    Üye
    radyokafa
    Tarih
    17 Şubat 2010 00:00

Anket

hail_and_glory sorar:
Chatiment de la Rose..?
  • Mükemmel bir şarkı
  • Dinlenebilir
  • İğrenç, zaten black metalle de aram yok
  • Diğer
//www.garaj.org