Vibrafon Türkiye’de

Bölümler
Yazan: GaRaJ Bekçisi
Tarih: 8 Nisan 2009


Türkiye’de vibrafon kullanımı ise Orhan Gencabay’ın 1966’da yazdığı “Deryada Bir Salım Yok” isimli şarkıda çıkıyor karşımıza. Süheyl Denizci (1932-2007) kuşkusuz Türkiye’de caz müziğinin öncülerindendi. Pek çok enstrümanın yanına vibrafonu da koymuş önemli bir caz müzisyeniydi. Hem prodüktör hem de müzisyen kimliğiyle Attila Özdemiroğlu da Türkiye’de vibrafon çalan müzisyenler arasında.

1968 tarihli “Raslamsallar IV, V, VI, vibrafon, alto saksafon, kontrbas ve vurmalılar için” isimli yapıtında İlhan Usmanbaş (1921) vibrafon kullanmış, yapıtın ilk seslendirilişi ise Ankara’da, Moskova Yeni Müzik topluluğu tarafından 1993 yılında gerçekleştirilmiş.

Türkiye’nin neredeyse tek vibrafon virtüözü olarak Tevfik Akbaşlı (1962) biliniyor. İcracılığının yanı sıra, besteciliğiyle de ön planda olan bir müzisyen. Akbaş da Gary Burton’la çalışmalar yapmış şanslı icracılardan.

1987 doğumlu Tunç Çakır, hem bu kadar genç olup, hem de yaşına göre perküsyon sanatındaki başarısıyla izleyicileri kendisine hayran bırakıyor. 2001 yılından itibaren pek çok müzisyene perküsyonuyla eşlik eden Çakır, 1998 yılında, Mimar Sinan Üniversitesi Vurmalı Çalgılar Bölümü’ne girmiş. Cengiz Baysal’ın ‘Candy and Milkshake’ albümünde ise vibrafon çalmış. Tunç Çakır’ın en önemli özelliğinin, 4 mallet vibrafon çaldığı söyleniyor.

Türkiye’de Vibrafon’un konservatuarlar dışında pek yaygın öğrenim alanı yok. Belki cazın elit müzik olmaktan uzaklaşması ve özellikle de ailelerin çocuklarını sıra dışı enstrümanlara yönlendirmesiyle vibrafonun meraklıları da artabilir.

Yorum yazın

Yorum yazmak için üye girişi yapmak gerekiyor.
Üyeyseniz giriş yapın, değilseniz üye olun.

Anket

Warrior_prayer sorar:
Manowar'u nasıl buluyorsunuz ?
  • Böyle bir grup bir daha dünyaya gelmez
  • Tarzım değil ama beğendim
  • Daha iyilerinide gördüm
  • Dinkemedim ama mutlaka dinlemeliyim
  • Manowar'mu o da ne?
  • Kuru Gürültü dinlemeye değmez
//www.garaj.org