duyguyu bozan paraysa beleşe çalarız der marshall..neyse
çok bilgili olduğumu sanmıyorum ama genelde nefret ettiğim arkadaşlarımdan farklı olmak adına _bunu rahatça itiraf edebilirim,kendimce bi takım şeyler yaptım.mesela onlar pergeli matematikte kullanırken ben plak çalmaya çalıştım falan..ha noldu?pergelle plak çalmaya cebelleşen kız oldum.neyse!yaptığım bu tip eylemler veri olarak sağdan soldan bi yığın oluşturdu.çoğuna göre bu abuk sabuk icraatlar aslında bana blues u tanıştırmıştı.o zaman telaffuzunda zorlandığım;otis rush,muddy waters,phill chess,magic slim,lannie brooks,howlin' wolf (bu herifin elleri ayakları hayvan kadar),Ike turner,son house,sam lay(adam hem davul çalıyo hem söylüyo hem beyazlarla çalışıyo,aşmış),paul butterfield,tabiyki electric mud band,sonny boy william son2,bo diddley(sokaktan chesse gelmiş),brownie vc ghee,willie dixon(sanatçıdan fazlası,söz yazarı,çaları,söyleri,herşeyi..)koko taylor(bu kadında temizlikçiymiş,tarlada pamuk toplarmış.bi gün lan skiyim tarlayıda pamuğuda ben howlin' wolfu görmeliyim demiş,şikagoya gitmiş o sırada wolfun sahnesi yeni bitmiş herde yaptığı gibi arkaya içmeye gitmiş.kokoda tahmin ettiğiniz üzere sahneye çıkıp iki şarkı söylemiş,çok beğenilmiş.iyi giyimli iri yarı bi adam tarafından chess plakçılığa götürülmüş.çok emin değilim ama galiba dixon koko için bi gecede şarkı yazmış.hatta i've got what it takes kokonun chessten çıkan ilk kaydı olmuş.şöhretin kapısını böylece uygun anahtarlan efendime söyleyim açmış bulunmuş.fazla ayrıntı oldu yeter.)ee ne diyoduk..ha,işte bu saydığım isimler blues nekine sorusuna yanlızca müzik türü olmadığı cevabını veren isimerdir.blues aslında hayattır,rejimdir,mücadeledir,herşeydir!sahiplik bakımından yahudiler + siyahlar = blues ,evet ama artık sahiplik falan kalmadı.blues beyaz pazarınada açıldı.müzik evrenseldir hep denir ama son zamanlarda öyle evrenselleştiki,prenses diananın ölümü nasıl müthiş bi küreselleşme örneğiyse müzikte evrenselliğin ebesinden bluesu doğurttu.bluesda hiphopı.hiç boşa hiphop ıyk..blues waow demeyin.tamam butterfield ton balıklı sandviçte olsa blues yapardı evet ama belkide hiphop bluesu gençlere ulaştırmak için vuku bulan bir harekatın ürünüdür.belkide yanlızca bi aracı,nirvanaya ulaşma kaynağıdır!aman tanrım!!milesında aslında jaz değil blues yaptığını söyleseler ne derdiniz?tek fark miles davis daha cool.adamın isminden bile oturak akıyo.
jazcı;how's goin' on?
blueser(:P);"waht,what! ha goingg on!aa haa?good.ha?
elektroda bluesa dönüştü.bob dylan mesela.herşey blues.blues=müzik,müzik=blues.hiphop,jazz,rap vesaire,elinizi vurduğunuz herşey.hahaha.
hendrix ruhunu taşıyan kediyi duymuşunuzdur.jiminin stüdyosu vardıya neydi electric lady mi ne işte her neyse.yeşilde olsa kırmızıda olsa blueeesssssss!oh be!(bütün varlığımla bluesis i ve benzer yerli grupları destekliyorum.eğer izin verirse FeelTheBass tan yapmış oldukları coverları dinlemeniz için link vesaire isteyebilirsiniz.)