şarkının son kıtasıyla ilgili bir yorum katmak isterim.. orada "tavanda aynalar" dediği; ingilizcede fiyakalı, süslü salonlar için kullanılır. zannedersem pembe şampanya buz kovasının içinde geldiğinde onlar zaten hali hazırda hep beraber şölen/ziyafet masasındadır. ımmm.. ha bi de insanların öldürdüğü çirkinlik.. bunlar bi önceki kıtada (şarkının 2. kıtası) arka bahçede arkadaşlar arası bir grup sevişme ön seansı gerçekleştirmişlerdi.. yani aslında (zaten benim bildiğim) otel bizim lalelideki oteller gibi bi yer.. öldürdükleri çirkinlik de o.. işte o çirkin olaylar falan.. yüz kızartıcı olaylar.. yaptıkları ayıp yani.. çok ayıp :) ya.. makale sahibi arkadaşın da anlamlandıramadığı son cümle içinse şöyle bir alternatif biliyorum.. bir diğer mitolojiye göre bu otel (pek muhterem yazar arkadaşımızın da Dante'den örnek verdiği gibi) "araf"tır. o yüzden gece adamı (resepsiyonist süsü verilmiş melek) demektedir ki; buraya gelirsin, ne istersen bakarsın, kurcalarsın ama naahhh çıkarsın... ayrıca yine şarkıyla ilgili bir diğer mitolojiye göre, şarkının sonundaki gitar solosu geçen yüzyılın en iyi gitar solosu seçilmiştir(kim seçmiştir, nerede seçilmiştir hiç bilinmez). vaz geçilmez musiki bir kültdür.