Öncelikle bir şeyi düzeltmeyi uygun buluyorum kendimce.Bildiğim kadarıyla Babylon'un biz bir jazz club'ız gibi bir iddiası bulunmuyor.Keza takip ettiğim kadarıyla izleyicilere sunduğu müzik daha çok dünyanın farklı noktalarındaki kültürlere ait etnik müzik kimliğinin evrensellik niteliği altında sunulması gibi.Elbetteki jazz kavramı da bir altkültür olarak bu etnik yolların içerisinde izleyene veriliyor.
Yazıdaki eleştiriye kesinlikle katılıyorum.Sadece iki kez bahsi geçen mekana gitmiş olup ikisinde de aynı şeyleri çok rahat bir şekilde gözlemleyebilmiş vaziyetteyim.Bobylon kitlesi genel anlamda entelektüel geçinen, etnik kimliklere saygı ve sevgi beslediğini iddia eden (!), herşeyin yenisini, iyisini kendilerinin bildiğini düşünen özgürlükçü arkadaşlardan oluşuyor benim gözlemlediğim kadarıyla.Maddi durumları da fena değil hani...Bir bütün olarak elbetteki hepsi böyle diyemem ama genel anlamda böyle bir izleyici profili oluyor içeride.İşin komiği bu insanlar takındıkları bu tavırları dahi kendi üstlerine oturtamayan, müzik dinlemeyi dahi bilmeyen insanlar...Ya onu bunu bırakalım da insanlar müzik dinlemeyi bilmiyorlar, müziğin ne olduğunu bile bilmiyorlar farkında mısınız?
Kültür emperyalizmi diyeceğim ve inanın saçma olmayacak...