"sebzeli_çorba" rumuzlu arkadaşım, yorumunu bana verdiğin cevaplar etrafında şekillendirdiğin için benim de sana karşı söylemek istediğim bir kaç şey var; öncelikle yazımı sonuna kadar okumadığını söylüyorsun, ve sonra yazdıklarım hakkında yorum yapıyorsun. ve haliyle anlayamadığından yaptığın eleştiri çok sığ ve muğlak kalmış.
ilk olarak; 20 yıl geriden takip etmemizden kast ettiğim şey müziğin kendisi değil, "müziğin piyasası".
2.si, "yeraltı" diye bilinen tabir dilimize direk ingilizceden çevrilmiştir. çeviri olarak kullanılan ve çevirileri kelimenin kendi dilindeki esas anlamını karşılamayan sözcüklerin yanına parantez içinde yahut kısa çizgiler içinde belirtilerek kullanılan deyimin orjinali yazılır. eğer açıklanacaksa da uygun bir dipnotla sayfanın en alt bölümünde ayrı bir biçimde anlatılır -bilmiyorum kitap okuyor musun-. ingilizcedeki "underground" kelimesi biçimsel olarak direk türkçedeki "yeraltı" kelimesine işaret etmektedir. ancak sözcüğün kavramsal olarak ifade ettiği mana ingilizceden alınmadır. yani orda ne sadece "yeraltı" deyimini kullanmak, ne de yalnızca "underground" yazıp bir ukala havasına girmek istedim. ama bir dahaki sefere senin için dipnot da düşerim yazılarıma.
3. olarak "türk müziği" ve "türkiye'de müzik" birbirinden apayrı anlamlara çıkar. ben türkiye'de müziği yorumladım ancak sen "türk müzik"ini de yorumlamışsın. hatta iyiye gitmediğini belirtmişsin. kopuzdan, halk müziğinden, ıtri'den dede efendiden, sanat müziğinden çok iyi anlıyorsun sanırım böyle bir yorum yapabildiğine göre.
4.sü de, evet sadece rock müzikten bahsettim çünkü şu an piyasaya hakim olan tür "rock müzik". insanların genelinde rock müziğe doğru bir yöneliş var. ve burda zaten çoğunluğu dikkate alarak bir yorumda bulundum. yoksa elbet de türkiye'de her dönemde şüphesiz müzik adına çok iyi şeyler yapan insanlar çıkıyor ki bu insanlar zaten azınlıkta hep varlar(üreten-dinleyen).
5.si mp3 zaten tüm dünyada bir sorun, yalnız türkiye'de değil. ancak müziğin ilerlemesinnin önünü tıkayacağını sanmıyorum, neticesinde insanlar daha fazla müzik dinleyebiliyorlar ve müzik üretenler de yine bu bahsi geçen "dinleyen insnalar" arasından çıkıyor. sadece canlı performanslardan dahi bir müzisyen oldukça iyi para kazanabilir. ha adamın yatı katı olmaz sadece karnını doyurur o ayrı. buysa müziğin ilerlemesini engelleyecek olan, o zaman zaten dinlediğimiz-duyduğumuz şey seninle aynı değil.
6. olarak, sen nerde yaşıyorsun arkadaşım ya? hangi kafa olarak ilerlememiş halktan bahsediyorsun? bu ülkede açlık sınırı 4 kişilik bir aile için 630 tl iken, asgari ücret 400'tldir. açlık sınırını geçtim, yoksulluk sınırı olarak 2000 tl gelir biçilmiş olan bir ülkede insanların çıkıp da hangi albümü, hangi kasedi, hangi kitabı alabilmesini bekliyorsun? bazı gerçeklerle yaşamayı öğrenin artık; biz o çok özendiğiniz-beğendiğiniz-takdir ettiğiniz avrupa ya da amerika gibi değiliz, ambalajında orjinal albümler alabilecek bir halkımız da yok.
keşke şu ülkede insanlar bulunduğu durumlardan şikayet etmeyip de neden bu hale gelindiğini biraz olsun irdelese, araştırsa, sorgulasa.. bu ülkenin ekonomisi neden batmıştır, imf nedir, halk neden açtır, yoksuldur.. en azından çıkıp da böyle bu ülkede insanlar neden kaset almıyor, neden kitap almıyor, neden cd almıyor gibi cahil cahil, nankör nankör yorumlar yapmazdı kimse.. evet led zeppelin'in 66 milyonuna karşın verdiğim -200bin belki 300bin- şebnem ferah örneği tabii ki komik kalır ama ikisini kıyaslamak, kıyaslayabilmek çok daha komik bir durumdur.
saygılar..