"esas amacı eğlendirmek, hoşça vakit geçirmek olan, modern yaşamın yoğurduğu, kapitalist üretim ilişkilerinin demoralize edip körleştirdiği insanlardan pek az bir çaba ve konstrasyon isteyen bu kültür türü, olumlayıcı bir kültür olup, gerçeklikten kaçış sağlar." demiş sözlükte 'popüler kültür' için.
arkadaşlar hiç biriniz değinmemiş ama, 1950-60lardan itibaren süregelen popüler kültür hastalığından etkilenen müzikte de, o dönemden günümüze değin hiç bir belirgin gelişme olmamıştır. ha bundan çokcana sıyrılan insanlar iyi sanatçı olmuş, tümüyle içinde barınanlar zaten anılmayacak; özüyle hiç kimse popüler kültür rahatsızlığından tümüyle sıyrılamamıştır. çok çok iyi dediğimiz gruplar, müziğin çehresini değiştirdi dediğimiz gruplar bile led zeppelinden black sabbatha, ordan 80lere ordan metallicaya, guns rose; hiç bir grup sıfırdan bir şey üretmemiştir, üretememiştir. hepsi, kendinden bir öncekileri yalnızca geliştirerek guya müzikte çığır açmıştır -buna müzikal teknoloji de dahil tabi tonlar, sound v.s.- herhangi bir grubun bir parçasında hemen böyle müzik adına karmaşık, hızlı, komplike şeyler görsek yapıştırıyorz anında "bu adamlar deha, bunlar aşmış.." arkadaşlar yok böyle bir şey, en böyle abartı solo atan yahut müthiş melodi bulan adamlar bile ancak bach'ın, vivaldi'nin yandan yemiş hali olabiliyorlar. hiç birimiz birbirimizi kandırmaya çalışmayalım, bu böyle.
ha 20. yüzyılda noldu, müzik adına değil ama -yine müzik içerisinde- edebi anlamda çok müthiş gelişmeler olabilirdi, çünkü sözlü müzik ön plana çıktı. nedir bu, belli partisyonlar yazılır üzerine söz eklenir ve şarkı oluşturulur. ama bu üzerine de öyle çok ahım şahım yaratılar, eserler çıkmadı. iyi yazabilenler elbet de var söz ama, ikisini bir arada müthiş yapabilen bir sanatçı/grup görmedim şu ana kadar. çünkü aslında bütün yazılan şarkılar o kadar kolay ki, sözler o kadar basit ki. hatta sırf müziğe uysun diye yazılıyor günümüzde tüm şarkıları, sözleri şarkıdan sök at kendi başına hiç bir sanatsal değeri yok. bunu yapabilecek müthiş bir tür ortaya çıktı, belki de 20 yüzyılın -cazla beraber- en yaratıcı ayırıcı türü: "rap". ama rapte de bunu başarabilecek bir insan çıkmadı, çıkmayacak gibi de görnüyor.
özetle, müziğin en iyi dönemi vivaldi ve bachın içinde bulunduğu 18. yüzyıldı. 20. yüzyıl müziği -caz ve rap- dışında hikaye. ha ben metal müzik, rock müzik sevmiyor muyum; tabii ki seviyorum. hatta en çok dinlediğim türler ama, tepeden olaya baktığınızda müziğe yeni şeyler getiremediklerini görüyorsunuz. iyi deyip sevdiklerimizin hepsi aslında klasik müziğe yakın, ama o kadar özgün değil. belki de klaisk müziğe yakın olduğundan bir çoğumuz seviyoruz. gerçek böyle.