ben imzalayan hiç bir ülkenin anlaşmaya uyacağını düşünmemekteyim. dibimizde her gün onlarca insan ölüyor ne kadarmızın umrunda? yahut ne bilim, türkiyede 1 milyon insanın açlık sınırında olduğu herkesin ne kadar umrunda? kazançlarınızın, ya da ne bilim gitarlara pedallara biligisayarlara verdiğiniz paranın ne kadarını insanlara yardım için veriyorsunuz?
devletler de insanlar gibidir, iyi görünmeye bayılırlar. oysa ki "iyilik", kötülükten gelen bir kavramdır. insan kötü olanı kendi yaratıp, sonra da "iyi" nitelemesiyle kendini ödüllendiren aciz bir varlıktır. insan doğayı sömürür, hayvanları kendi eğlenceleri için kullanır; kuşları kafeslere hapseder, köpekleri zincirle bağlar, boğaların ineklerin sadece kendi kontrolü altında yaşamasına müsade eder. insan sömüren, her şeyi kontrolü altına almak isteyen bir varlıktır. ve iyi gibi görünmeye çalışması da her şeyde olduğu gibi kendinme bir çıkar sağlamaya çalışmasıdır. bu başlığa da o kadar çok kişi "yok destekleyelim, şöyle yapalım böyle yapalım" adı altında o kadar çok mesaj atmış ki. bravo, çok duyarlısınız, meleksiniz iyi yüreklisiniz.
olaylara daha tepeden bakın bence, kyota gibi şeyler; bütün bir insanoğlunun mastürbasyon yapması gibi anlamı olmayan, gerçek olmayan bir hadise. sen bütün bir doğayı yık, sonra da temizliyorum, temizleyece diye tatmin et.. arkadaşlar, doğa artık ancak dünyadaki bütün insanlar elektrik kullanmazasa -bilgisayar, televizyon, ısıtma sistemi, ışık hiç bir şey yok öyle hayal edin-, termik santraller ve emvayi çeşit sanayi kuruluşu fabrikası kapanırsa ancak o zaman -o da belki- düzelebilr. aksi takdirde kısmayla, öyle saatleri geri almakla v.s. olacak işler değil bunlar. ve insanoğlu da, bütün insanların bu maksimum duyarsızlıklarıyla emin olun doğayı ve dünyayı yok edecektir. bu yüzden gerçekçi olmakla, gerçekleri görebilmekle en azından kendinizi kurtarın. çünkü dünya zaten sizin kurduğunuz kadar var.