"abaza" kavramı yalnızca erkeklere yüklenilebilecek bir vasıf değildir. bu ifadeye dişi-erkek, yaşlı-genç herkes müdahil olabilir. ha erkeklerin abazalaşmasında kızlar ne kadar rol sahibiyse, kızların abazalaşmasında da erkeklerin bir o kadar payı vardır. çünkü özü doğa olan çiftleşmek; insan zihninde gerek sosyal çevre olsun gerekse de kültürel örf adetlerle bastırılmış bir hayvansal gereksinimdir. çiftleşmenin çoğumuzun zihinlerindeki tasavvurları koca bir ayıp, ağza alınmayacak bir küfür, ya da çok basite indirgenmiş adi bir eylemdir. kafamızdaki bu imgelemler, insanın inşaa ettiği kültürel ve ahlaksal yapı sayesinde oluşmaktadır. oysa ki doğa, bütün canlılarına "türünün devamını getirme isteği" güdüsünü vermiştir. çiftleşmenin bir amacı vardır, ortaya yeni bir canlı çıkarmak. ve bu da canlının yegane amacı olduğundan, bütün yaşayışı buna odaklıdır. insan ise bunu "haz" ve "zevk" olarak tanımlamıştır. aslında çiftleşme insanın hayattaki en büyük amacı -akabinde çocuk yaratmak- olduğundan bize üstü örtülü biçimde haz veren ve zevkli bir eylemmiş gibi görünür. aslında tam tersidir, insan gayesini gerçekleştirdiği için çiftleşme sırasında zevk aldığını sanar. ama bu doğanın bir oyunudur, yapman gerekeni "haz" ve "zevk" ile örtmüştür.
bu bağlamda canlılar, çiftleşme zamanları geldiği dönemlerde uygun bir eş bulup çiftleşmek isterler. insan ise her zaman çiftleşebilecek bir canlıdır, belli bir mevsimi yoktur. o yüzden sürekli çiftleşmek ister, ama kendine dayatılan sosyal yapı ve ahlak kavramları bağlamında bu isteğini bastırır. bu yüzden herkes abazadır.