michael jackson'dır bence. michael jackson gibi adam bir daha gelmez. 80'lerde pop müziğin en azından sanatsal bir düzlemi vardı, alt yapılar bu kadar elektronik değildi ve müzisyenler ön plandaydı, danslara çok çok önem veriliyordu ve estetik yargılar günümüzdeki kadar ucuz -cinsellik/kadın- değildi.
artık pop müzikte jıstin timurlenkler ve britney spears'ler hakim piyasa. aslında bu süreç, pop müziğin geldiği bu süreç 20. yy sosyoloji teorilerinde "kültür" kavramı adı altında çok güzel anlatılmış: 20. yy'a kadar müzik, sanat, edebiyat elit/aristokrat kesimin ilgi ve merak alanıydı. sıradan halkı bir klasik müzik konserine götürseniz de bir zevk almazdı, çünkü bu müziği algılayacak alt yapısı yoktu -keza tiyatro ve yazın-. ancak 20. yy'a girince -özellikle 2. dünya savaşı sonrası küresel bağlamda kapitalizm- ve sistem tarafından sıradan halkın da sevebileceği anlaşılırlığı basit bir kültür yaratıldı, bunun adı "popüler kültür"dü. aslında birileri ya da kimse yaratmadı bu kültürü, kapitalizmle beraber kendine bir yön buldu ve doğal olarak gelişti. basitti ve çabuk tüketilebilirdi, 20. yy plak/kaset/cd teknolojileriyle de bir sektöre dönüştü. müzik de artık bir endüstri haline gelmişti. ancak michael jackson dönemine kadar yine de popüler müziğin kendi içinde bir tutarlılığı, bir adabı, bir raconu vardı. bence michael jackson sonrası dönemle bu da bitti. artık sadece 2 meme bir kıç sallamayla klipleriniz televizyonda dönebiliyor. işte bu yüzden michael jackson ile bir dönem sona ermiş, ucunu kestiremediğimiz başka bir devir boygöstermiştir.
kurt cobain olayıysa çok farklı, bence kurt cobain'in ölümüyle genel sınırlarıyla grunge diye tabir ettiğimiz akım daha da yaygınlaştı. marjinel gençlerimizin ayaklarındaki converse'ler bile bunun en basit kanıtlarından.
bu iki isim müziğe aşkın olarak yığınları etkilemiştir -kurt cobain: hayata bakış, duruş, tavır/michael jackson: pop müzik kültürü, endüstrisi-, ancak diğer şıklar da müzik sınırları içerisinde tabii ki efsanedir.