barrios çok güzel yazmış.
ama ek olarak, müzik bence öyle bir şey ki, üzerine çok konuşmak da bir yerden sonra anlamsızlaşıyor. hocamızın derste söylediği çok güzel bir cümle vardı; "sanat bir seçkinlik işidir. her ruh varolanı algılayamaz." bence olay burda bitiyor.
bence müziğin ne olduğunu kimse bilmiyor. herkesi kendine çeken de bu bilinmez yanı zaten. benim asıl eleştirmek istediğim nokta, gitar çalan genç bünyeler olaya yoğunlaştıkça bir yerden sonra farkında olmadan müziksel algılayışlarını inanılmaz derecede sınırlayıp, köşeli bir hale getiriyorlar. müziğin saf ve yalın halini algılayamadan, müziğin biçim ve formuna yenik düşüyorlar. 200 metronomda sallanan penalar, akıl almaz tappingler, zaman zaman hislerimizin önüne geçen hayranlık duygularını fazlasıyla ön plana çıkartıyor. gitar çalan bir insanın, hatta süper gitar çalan bir insanın müzik adına en büyük kırılma noktası da burda oluyor bence: gitar tabanlı müzik perspektivinden sıyrılabilmek..
bence bizim en büyük klişemiz bu.. sırf bu yüzden kaçırdıklarımız saymakla bitmez de bence. gözlerimizi kapatıp müziği sadece müzik olarak dinleyemiyoruz.. alışkanlıklarımız farkında olmadan müzik algımızı köreltiyor.