ben kanca grubuna, sırf adından ötürü de olsa "basit bir cover" grubu denmesine karşıyım.. adamlar çıkıyor, cover yapıyor arkadaşlar, bu o kadar kolay bir olay değil. ben bu grubu ilk burda gördüğümde aklıma hemen umberto eco'nun açık yapıt poetikası geldi. bir eserin tekrar çalınmasından daha ziyade, canlı çalınmasından da daha ziyade onun yorumlanışı ve sanatçının-yorumcunun şarkıya kattığı..
kanca grubu, adından mütevellit doğruca kendini diğer cover gruplarından ayrı bir yerde buluyor belli belirsiz. bunun için bu grubu iyi dinlemek, iyi takip etmek gerek. ben kanca grubunu dinlerken kendimi yer yer aydınlanma çağının filizlendiği 18. yüzyıl fransasında, yer yer de modern bilimin ortaya çıktığı 17. yüzyıl italyasında buluruyorum kuşkusuz.. 17. yüzyıl italyasında buluyorum, çünkü aklıma hemen galileo geliyor kanca grubunu dinleyince, mekanik fiziğin başlangıcı, çarklar, kaldıraçlar, kancalar.. karmaşık, girift duygular içine giriyorum gözümün önünden sarkaçlar, kancalar geçtikçe.. ve bu duyguları inanın sadece kanca dinlerken yaşayabiliyorum.. yer yer da vinci geliyor aklıma, da vincinin savaş mühendisliği adı altında ortaya koyduğu eserler.. aklıma hemen "vinç" diye grup kurmak geliyor ama özentliğimin ve kokuşmuşluğun hemen farkına varıp vazgeçiyorum, ama şunu çok iyi biliyorum ki ben kanca dinliyorum leonardo da vinci..
özüyle kanca, belki de engin türkçemizde bir müzik topluluğuna verilebilecek en güzel addır diye de düşünmeden edemiyorum bu bağlamda.. bu bağlamda arkadaşların da taasuba saplanmayıp, grup adından ötürü oluşan münferit önyargılarını kırmaları gerek bahsetiğim keyfe varabilmeleri için..