öyle bir yazmışsın ki Selin, sanki çok süper ve çok da anlamlı bir yazı yazmışım gibi hissettirdin ama ne kadar saçma şeyler yazdığımı çok iyi biliyorum hehe (gerçi sen de saçma olduğu için sevmişsin ya neyse :D)
aşık olmak.. hmm.. hiç girmeden yanından geçeyim ben bu konunun.. kusursuzluk olayına girmek istiyorum ama.. çünkü yok öyle birşey.. kusursuz insan, kusursuz eşya, kusursuz aşk, kusursuz elma, kusursuz masa vs (vs diyim ki durabileyim hehe) gibi şeyler yok.. tamamen kusursuz birşeyin olması da imkansız.. ya zaten saydığım şeylerin çoğu kişisel zevklerle, kişisel yaklaşımlarla alakalı değil mi? yani birine göre kusursuz görünse de diğerine göre kusurludur, bir yerini beğenmez işte.. herneyse eşya olan şeyler alakalıydı bu söylediğim.. kusursuz insan dersek o hiç kimseye göre olacak birşey değil.. yani kişisel yaklaşımla da alakası yok, çünkü kusursuz insan olması imkansız.. ayrıca kusursuz insan olsa çok garip olurdu ya :) neyse, tam olarak anlatamadım söylemek istediklerimi ama biraz olsun anlamışsınızdır diye düşünüyorum.. anlamadıysanız da sağlık olsun.. sadece birkaç dakikam boşa gitmiş olur, feda olsun :) (duyan da burda bunları yazmasam çok önemli bir bilimsel buluş yapıcam sanar hehe)
neyse efendim, öyle işte.. Selin hariç kimsenin birşey yazmaması, Selin'in de kısa yazması ve benim de daha dün uzun bir yazı yazmış olmam sebebiyle (ne uzun sebepmiş) bugün burada bitiriyorum mesajımı ve uykum gelene kadar yapıcak başka birşeyler bulmak için uğraşmaya başlıyorum.. kalın sağlıcakla (i love TRT :D)