Ben burada konuyu biraz farklı bir yere çekmek istiyorum. İsterseniz Deep Purple'ın müziğini kronolojik olarak birkaç parçaya bölelim. İlk parça (Lord, Evans, Simper, Blackmore, Paice) kadrosuyla yapılan Shades of Deep Purple, The Book Of Taliesyn ve Deep Purple albümleri daha çok barok ve klasik ögeleri içeriyor. En basitinde Jimi Hendrix'in klasik eseri Hey Joe'ya bile bolero tarzı bir giriş yapılmıştır. Burada gruba Jon Lord'un etkisi büyüktür. Belki de Ritchie Blackmore şimdiki tarzını ta o zamanlardan düşünmeye başlamıştı. Gelelim diğer albümlere...(Lord, Glover, Gillan, Blackmore, Paice) kadrosuyla kaydedilen Deep Purple In Rock, Fireball, Machine ve Who Do We Think we are albümleri ise daha çok blues ve hard rock ağırlıklı albümlerdir. Burada ise Ritchie Blackmore'un o zamanlar için söylediği "o zamanlar soloya değil de, gitarın çıkardığı gürültüye bakıyordum" sözleri ve Gibson'dan fender strat'a geçişi, strat'ının vibrato kolunu sürekli kırması dikkate alındığında ağırlıklı bir blackmore etkisi görülüyor. Buradan sonraki albümlerden sadece burn ve stormbringer'ı saymayı doğru buluyorum. Onlar ise Coverdale, Hughes ve Blackmore etkili albümlerdir. Bazen birkaç şarkıda Jon Lord'un klasik etkileri görülmekle beraber bence pek de önemli değildir. Sonuçta o eski ahengi yakalamaktan uzak şarkılardır bence. Perfect Strangers ise deep purple'ın klasik kadrosunun neden bu kadar iyi olduğunun kanıtı olması dışında pek bir özelliğe sahip değildir bence. Battle Rages On ise tam bir hard albüm olmakla beraber Deep Purple hakkındaki bilgilerim bu albümü bir sınıfa sokmaya yetmiyor açıkçası. Purpendicular'dan itibaren ise steve morse etkisi giderek artmıştır. Steve Morse'un jazz-fusion tarzı ise Deep Purple'a bence değişik ve güzel bir hava katmıştır. Gillan'ın sesinin eskisi gibi olmaması da bu havanın oluşmasında etkili olmuş mudur bilemeyeceğim. Okuduğunuz için teşekkür ederim.