sessiz ve derinden yapılıyoo bu ülkede..'ben bunları zaten biliyorum' dedirten (!) bir duygu alıyosunuz..
aslında bu ülkede cazın tanımı yapılamaz..çünkü belli bir akıma ve ritime sahip değil..hala bişiyler deneniyoo..ama herşey yolunda gibi görünüyo, bu işi sağlam ve esnek yapan insanlar kesinlikle var..ve bilenler biliyo..
Türkiye'de caz dinliyicilerinin bu müzikte bir devamlılığı var...festivalleri, bar ve geceleri takip eden, albümleri tüketen ve koleksiyon sahibi insanlar...
bi Miles Davis'le Neşet Ruacan'ı karşılaştıramıyosun mesela..bis kendimize göre yapıyoruz cazımızı...
bis bu durumda 'caz' yapıyoruz yalnız 'jazz' değil..(: