pop dediğimiz şey aslında "popüler" kelimesinin kısaltması olmakla beraber bir müzik tarzı değildir. o dönem içinde popüler olan neyse (örn: R&B,rap,rock vb.) o tür müziği içine alan bir terimdir.
Türkiyede ise bazı arabesk tabanlı şarkıların üzerine tekno sosu dökülmüş bir halidir. yani pop denildiği zaman genellikle anlaşılması gereken budur Türkiyede. mesela aksak 4/4 ya da 9/8 ritimler bilgisayar programı kıvamında döşenen enstrumanlar, ki buna malesef kemanı bile dahil ediyorlar, size acayip bilgisayar çağı müziklerini sunuyor(?).
cristina aguilera bana sorarsanız şu an ortalıkta dolaşan en iyi vokallersen biridir. yalnız kliplerini izlediğinizde karşınıza çıkan şey pek de içaçıcı değil. mesela "you're beatiful" adlı şarkısı herhangi bir overdrive tonu içermese de benim için rock denebilecek bir tarzdadır. zira anlatmaya çalıştığı şey felsefemize uyuyor. gelgelelim öylesine ticari bir meta haline gelmişki( cinselliğin de pazarlama yollarının en iyi yolu olduğunu belirtmeden geçmeyelim) bazı klipler(ve şarkıların anlattıkları) saçmalıktan öteye gitmiyor. keza aynı şekilde beyonce harikulade bir ses kontrolüne sahip fakat destiny's chil'ın "soldier" adlı şarkısı ne menem birşeydir öyle. afedersiniz resmen "tokmakçı arıyorum" gibi birşey. lütfen bağışlayın ama sesi güzel diye bir müzisyenden saçmalık dinlemesini bekleyemeyiz değil mi? ki biz müzisyeniz ve kliplerdeki "upskirt" muhabbetlerden bahsetmiyorum bile.
"özenti rock" hımmmmm. üzerinde düşünülecek bir konu. "özenti" nedir? sen misin? aslında bahsettiğin insanı çıkardığı albümü çektiği klibi hiç sevmedim. ama bunu başkalarının sevmeyeceği anlamına gelmez. zira sanırım akneleri halen yüzünde olan birkaç "yeniergen"e pek de cazip gelecektir. bağırmalar. make me wanna lala?
ha bu arada bende de 4 oktav ses var ama kimse beni dinliyor mu?:)
önemli olan sesi kullanabilmek. bakınız: cem adrian.
teşekkürler.