Bu konuda öncelikle şöyle bir teklifim var:
Herşeyden önce türkçe söz yazmaya devam, yılmak yok.
Bence içinizden ne geliyorsa onları kağıda dökün. Türkçe düşünün. Sözler gerçekten sizi anlatmalı. Öncelikle bu kısmı bir halledin.
Her zaman her cümle her ritme uymaz. Özellikle nakarat bulurken ben de bu sorunu çok yaşadım. Hedef Büyük albümünün şarkılarını yazarken bu sıkıntıları çok yaşadım. Dilimiz çok uzun cümlelerden oluşan ağır bir dil. Aslında çok melodik ve güzel bir dilimiz var.
Türkçe'yi inglizce aksanıyla söyleyen arkadaşlar hep Ktulu'nun dediği gibi hece ölçüsüyle söz yazıyorlar. Böylece söz ritme oturuyor ama kulağa pek de hoş gelmiyor açıkçası. Bence yapılması gereken derdimizi anlatacak en kısa cümleyi en melodik kelimelerle anlatmak.
Uzun cümleleri iki mısraya bölün. Cümle ritmden dışarı taşıyorsa, kelimeleri kısaltın. Örn:
"Karanlık bulutlardan damla damla kan düşüyor ellerime"
yerine
"Damla damla kan ellerimde karanlıktan armağan"
veya iki mısraya bölerek
"Kara bulutlardan ellerime
Düşen damla damla kandır hüznüm" gibi
Şimdi bu mısradan bir nakarat oluşturalım:
"Ellerimde kan karanlıktan yağan
Bir bulutta saklı hüznüm
Yeni ölümler doğuran"
Nakaratlarda kafiye kullanmaktan kaçınmayın. Kafiye çok etkilidir. Unutmayın sözler de bir enstrüman gibidir. Roman yazmıyorsunuz. Şarkı sözü çok farklı bir şeydir.
Sözler sizin aynanız.. Kelimeler yeni kelmleri doğurur. Bence bol bol şiir okumak gerekir. Türkçe müzik de dinleyin tabii ki.
Son olarak eğer çok sevdiğiniz bir söz bulduğunuz ritme uymadıysa yeni bir ritmle deneyin. Şarkı sözleri illa da çok derin anlamlar içermek zorunda değildir.