ilk önce tanımla başlayım, çünki virtüözlük, virtüöz birçok kişi tarafından farklı anlamlarda kullanılıyor.
virtüöz: herhangi bir müzik aracını çok ustalıkla çalabilen ya da bir müzik yapıtını çok ustalıkla söyleyebilen sanatçı, usta yorumcu. (kaynak: türkçe sözlük, ali püsküllüoğlu, yky, 1995)
ben daha çok gitar vitüözlüğü ili ilgili bişeyler söyleyeceğim.
teknikleri konusunda bişey denemez tabii ki, yiğidi öldür hakkını yeme, adamlar gitarı yalamış yutmuş, çok sağlam çalıyorlar.
ama şöyle de bir klişe tartışma konusu var: virtüözler duyguyu öldürüyor, çok hızlı çalıyorlar, bir şey anlaşılmıyor vs. bu doğrultudaki savlar tamamen doğru değil aslında. yani bazen hakkaten adama bok atmak için de yapabiliyor insanlar bunu; ki teknik söz konusu olduğunda, adam kadar iyi çalamıyosan hiç bişey söylemeye hakkın yoktur bence. yalnız bir de şu var, bu çeşit sözleri virtüöz olan birçok gitarist için söylüyorlar, hepsine daha farklı tabii. mesela malmsteen'e, michael angeloya daha fazla yüklenirken, van halen, satriani, vai, petrucci gibi adamlara o kadar da bok atamıyorlar. bu da şunu gösteriyor, gitarda tekniği bilmek çok önemli tamam, ama güzel melodi, güzel ritm, güzel solo oluşturmak biraz doğuştan gelen, sanatçılıkla ilgisi olan bişey. ve virtüözlük tehlikeli bir şey, çünki o noktaya ulaşmak için hakkaten çok çalışmak gerekiyor ve o kadar çalışma sonunda sahip olduğu tekniği adam bir şekilde göstermek istiyor. tehlike dediğim şey de bu, güzel müzik teknikten mi ibarettir, yoksa güzel melodi oluşturmak mı gerekir, yoksa ikisinin de karışımı mıdır. sanırım gitarı öldürüyor denilen gitaristler bu hataya düşüyor, tekniği göstermek için güzel melodi yapmayı unutuyorlar ya da tekniğe daha fazla ağırlık veriyorlar.
hasan cihat örter için de bu söylenebilir. kendisinin de söylediği gibi yabancı gitaristlerden fazlası vardır, çünki o onlardan fazla olarak türk makamlarını da bilmektedir. tekniği de çok sağlamdır, ama bu kadar birikimi yaptığı bestelere aynı oranda yansıtamamıştır. hiç bestesi yok demiyorum tabii ki. ama bu kadar iyi gitar çalan bir adamın daha çok bestesi, daha çok akılda kalmış bestesi, daha çok dünyaca bilinen bestesi olması gerekmez miydi?
şuna benzetilebilir bu, bir adam her hangi bir konuda, söz gelimi tarih ile ilgili literatürdeki her şeyi biliyor olabilir, hatta ünlü tarihçilerin yaptığı geçerliliği yüksek yorumları da okumuştur, hepsini biliyordur yani.. ama tarihle ilgili yorum yapmak ayrı bir şeydir, muhakeme yeteneği, olaylar arasında ilişki kurma vs.. farklı bir yaklaşım ister yani. ki müzikteki durum bundan çok daha farklı, yapılanları belli tanımlara, kalıplara dahil etmek mümkün değil.
benzer şekilde resimde de bu örnek verilebilir. mesela adamın biri hakkaten gördüğü herşeyi çok iyi çizebiliyodur, betimlemeleri süperdir, bütün teknikleri, fırça vuruşlarını biliyordur, hangi renkleri karıştırınca hangi renk çıkacağını biliyodur vs. ama başka bir adam da vardır ki, günlük bir olayı ya da sadece basit bir şeyi karikatür yoluyla anlatıyordur, gayet sadedir, gereksiz tarama yoktur ve zaten olanı anlatmaktan daha fazla şey yapıyodur. insanların her gün gördüğü bildiği yaşadığı şeye farklı bir yorum getirmiştir..
bir de şöyle bir şey de iddia ediyorum; bence virtüözlük derecesinde yapılan müzik her dinleyici tarafından anlaşılamaz, anlayanın, çalınan enstrümanı çalıyor olması ya da en azından müzikle ilgili nota, gam vb. şeyleri bilmesi gerekir. bunun klasik müzik ve cazda da geçerli olduğu söylenebilir hatta.
son olarak şunu söyleyim, amacım teknik kötüdür, vs. demek değildi, sadece böyle bir tartışma konusu var uzun zamandır ortalıkta olan, ben de buna kendimce bir yorum getirdim.
saygılar