Dream Theater efsanesine kapılamadım bir türlü. Hiçbir şarkının sonunu getiremiyorum ya bu kadar olmaz bir terslik var bu işte. Millet hastası, ölüyor "Dıriğm Tiyetığğğrrrr" diye ama bayıyor abi uzun uzun haz vermiyor. Tamam süper elemanlar, aşmışlar, gitara bi vururlar feleğini şaşırırsın. Süper de çalıyorlar yalan değil ama bana mı çalıyorlar abi. Vıcırı vıcırı gitarlar arasında o tırt vokal ise hiç açmıyor şahsen. Ama saygı duyarım, bu kadar kişi boşuna sevmiyor herhalde.
Gelelim Opeth'e. Death deyince aklıma COB veya In Flames tarzı şeyler gelir. Opeth bu yüzden başlarda hiç açmadı beni, DT dinler gibi oldum ama zamanla müptelası oldum. Gerçekten alışmak çok zor gruba, ama alışınca da bırakmak çok zor. Israrla tavsiye ediyorum, sıkıldım diyenlere bir daha tavsiye ediyorum. Death Metal'i sanata çevirmek bu kadar kolay değil.
Şimdi de gelelim Anathema'ya. Bu grubun Judgement ve A Fine Day to Exit albümleri gruptan nefret etmek için yeterlidir. Metallica'nın Load-Reload albümleri gibidir bu iki albüm. Ama Anathema hayatınızdan bu iki albümü çıkardığınız anda dünyanın en baba gruplarından biri çıkacaktır karşınıza. Taa o gerçek doom yaptığı zamanlardan şimdikine kadar her tarzını benimsedim ve zevkle dinliyorum bıkmadan usanmadan. Hatta hep söylerim, A Dying Wish gelmiş geçmiş en baba doomdur diye. Fazla mı alternatif kaçtı, açın Crestfallen'ı da şaşırın feleğinizi. Anathema sevmemek dondurma sevmemeye benzer. Çok zordur sevmemek, bu nedenle bunu başarabilen arkadaşları gönülden tebrik ediyorum. Uzunca bir hipnoz seansı geçirmiş olsa gerek hepsi. "Üçe kadar sayıcam ve uyanıcaksın. Uyandığında Anathema'yı sevmiceksin. Bir... iki... üç !!!"