Yaşı biraz kemale ermiş rock dinleyicileri bilirler. Eskiden Kemancı diye bir yer vardı. Gençliğimizde giderdik. Kendimizi evimizde hissederdik. Şu an Türk Rock müziği piyasasında kim var kim yok, çoğu Kemancı'nın sahnesinin tozunu yutmuş kimselerdir. Şebnem Ferah, Özlem Tekin, Teoman, Tibet Ağırtan, Mavi Sakal,eskilerden Bad Luck ve şu an aklıma gelmeyen daha niceleri. Sonra Kemancı üçe ayrıldı. Eski tatları sevenler için alt, piyasa sevenler için üst ve daha farklı tatlar için orta Kemancı olarak. Eyvallah dedik. Sonraları ikiye indi Kemancı sayısı. Ama alt Kemancı ben ve benim gibi Old School severlere hitap ediyordu hala ve hala bir rock bar diyebileceğimiz düzeydeydi. Gene eyvallah dedik. Josephine'ler, Jack Daniels'lar, Suitcase'ler geldi geçti. Hepsi için bir okuldu Kemancı. Ve, en son geçen Cts gittim. Ortada Alt Kemancı diye bir yer kalmamıştı. Tek bir Kemancı (!) vardı. Hakkını yemeyelim çalan grup "çalması gerekenleri" hakkını vererek çalıyordu. Ama artık orası bir rock bar değildi. Kemancı efsanesi sona mı eriyordu. Köprü altı Kemancı dönemini kaçırdım. Ama Alt Kemancı dönemini yaşadığım için mutluyum. Ama artık bir Kemancı Rock Bar olmadığı için üzgünüm. İşletme kaygıları, ekonomik eğilimler ve trende ayak uydurma Kemancı'yı bitirmiş arkadaşlar. Ha gidip Gimme Hope Joeanna gimme hope dinlemek isteyen varsa ki var, ama asla rock dinleyicisi değil, gidip Kemancı dance barda kurtlarını dökebilir, o ayrı mesele....
Kemancı 'nın bu hazin hikayesi aslında Taksim'deki gece kulüplerinin genel kaderi galiba...Ya da ben yeni eğlence anlayışına çok ayak uyduramıyorum.