ben sadece 1930 dan önce de resmen kabul edilmiş bir bestenin olduğunu yazdım. bunun milliyetçilikle alakası yok,(milliyetçilikden dem vurdugum mesaj sana değil, 1930 dan önce milli benlik kavramı yoktu diye yazan arkadaşa verilmiş bir cevaptı)
mehmet akifin şiirinin resmen kabulünden sonra bir de beste yarışması düzenlendi ve
1924 yılında Ankarada toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatayın bestesini kabul etti.(bu bir resmi kabuldür) Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930 da değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı orkestrası şefi Osman Zeki Üngörün 1922 de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe kondu.
Bestenin yetersiz olduğunun fazlasıyla farkındayım ki bunu tartışmaya açtım, beste konusundaki düşüncelerimiz aynı,sözlerdeki anlam bütünlüğü kayboluyor besteyle,müzisyen değilim ama öğretmenim o yüzden bende çok hassasım bu konuda ve hafta da iki kez yaşıyorum okulumda komedinin alasını;öğrencilerin çoğu umursamıyor, umursayanların nefesi yetmiyor, sözler yanlış okunuyor daha neler neler...