Evet, konunun ana teması,senin üstüne bastığın,eksikliğinden acı duyduğun şey,sosyal hoşgörü... Bu öyle sıradan basit bir kelime değil.Hoşgörü, yıllarca kendini doğruyu bulmaya adamış evrensel düşünürlerin vardıkları son nokta.Öyle bir şey ki savaşları bir şey bitirecekse eğer, ancak o bitirebilir.Çok ciddi bir yaşatma gücüne sahiptir.Ama asla hoşgörü yayılmaz; sürekli birileri farlılıkları kaşıyarak kavga ve ayrılıklara, bölünme ve düşmanlıklara neden olmaktadır.Çünkü hoşgörü birliktir ve herşeyin üstesinden gelebilecek olan tek güçtür birlik.Şimdiki egemen çıkar çevrelerinin böyle bir tehdide karşı çoktaaan önlemini almış olması gerekir.Almıştır da.
"Herkes benim gibi olmalı" insanın özüne ait bir kültür değildir.Kasıtlı olarak insan kimliğine yerleştirilmiş egoist yapının sonucudur.Medya vb. gibi yollarla, bilerek veya bilmeyerek, egoist kültür inanılmaz ölçüde yaygınlaştırılmış ve asla dindirilemeyecek kadar güç toplamıştır. Tüketim toplumunun esaslarındandır egoizm ve onu ayakta tutar.
İnsanın benliğine, tapması gerekenlerden daha fazla tapınması,dünyanın sonunu adım adım hazırlamaktadır.Hoşgörü,güneş enerjisine benzetilebilir;insandan hiç bir şey beklemez,asla zarar vermez, ama şimdiki zamanın buz devri olduğunu düşünelim; işte bu kadar enerjisi kalmıştır.Günümüz toplum düzeni ise adeta nükleer enerjidir;çok güçlü,hızla gelişen,sınır tanımaz ve tamamen insan icadı.Ama bu güç,inflak ettiğinde veya amacından saptığında dünyanın sonu hemencik gelmiş demektir.
Ben de senin istediklerini istiyorum,diliyorum ama biliyorum;sayımız oldukça az...