1200 yıllık türk kültürünü şöyle bir kenara koy, en önemlisi anadolu'nun kültür mirasına sahibiz.. medeniyetlerin beşiğidir anadolu!! ama gel gör ki bu topraklarda yaşamış olanların kemikleri sızlıyordur belki de.. bu nasıl bir yozlaşmadır böyle!!
dediğin gibi tarzlara, akımlara saplanıp kalmak bence de doğru değil.. etkilenmek ayrı, kendini kaptırmak ayrı.. replikas'ın solisti bir röportajda ''bu toprakların kültürüne sahip çıkmanın önemini ancak 19-20'li yaşlarda kavrayabildik'' diyor.. kafa olarak belli bir olgunluğa erişmiş bir insan az çok kültür mirasının öneminin, paha biçilemez değerinin farkına varır zaten..
bu bağlamda yine senin dediğin gibi sentez çok önemli.. yani dünya müziklerinden de etkileneceksin elbette.. sadece kendi müziğini icra etmek değil mirasını korumanın tek yolu.. sentez sayesinde hem kültür korunur, hem kültürün zenginleşir.. bu kesinlikle bir yozlaşma değildir bana göre!!
bir babazula, bir erkan oğur, bir hasan cihat örter, bir laço tayfa, bir mercan dede ve daha niceleri.. türkiye'de de bu işi alnının akıyla yapan insanlar var.. dinleyici kitleleri malum, ülkemizde fazla değil!! ama hani bazı arkadaşlar mesela atıyorum rock müziğin popürleşmesini eleştiriyorlar ya.. keşke bu adamların müzikleri de popülerleşse.. keşke çoğunluk bu müzikleri özümseyebilecek eğitim seviyesinde olsa bu ülkede.. polyannalığım tuttu yine, neyse..
son olarak:
yoldaki bir hiphop'a gönül vermiş bir genç, ''insanlar bize bakıp aaa amerikan özentileri diyorlar, ama biz burada türkiye'nin adını duyumaya çalışıyoruz..'' diyor.. bir tv programına katılan tepsi, ''hayalimiz mtv müzik ödüllerini almak ve ülkemizi dünyaya tanıtmak'' diyor..
bu şöyle birşey:
''bakın dünya, bak amerika, biz de sizin yaptığınız şeyleri yapabiliyoruz, biz de sizin kültürünüzü benimsedik, biz de sizler gibiyiz, hadi tanıyın bizi, sevin bizi!!''
ya bırak kardeşim üff daraldım..