Sanat ve müzik birer eğlence değildir.
Bizler sanatçı ve sanatçı adayları olarak sanatı şöyle görüyor ve şöyle söylüyoruz;
Bizler Sanatçıyız!
Başka çaremiz yok, sanatsal üretimi ve tüketimi
ayrıcalık olmaktan çıkarmak zorundayız.
Sanatçının da emekçilerin de başka çaresi yok.
Halkımız, bizlere sunulan TV dizileriyle, şu kadar
zamanda şu kadar kitap anlaşmalarına sıkışmış
edebiyatla, aynı cendereye sıkışmış duygu sömürüsü
piyasa şarkılarıyla, tükürülen heykellerle, sadece
müzelerde görülen tablo ve resimlerle sermayenin
cambazlıklarına ve AKP gericiliğine teslim olurken,
sınıf atlama hayalleri ile mi avunacak?
HAYIR!
Ya sanatçı?
Ya sanat?
Üç beş kuruşa tamah edip hep düzenin yanında mı
duracak?
Sanat mücadele etmeyecek mi?
Sanatçı mücadele etmeyecek mi?
TABİ Kİ EDECEK!
HATTA BUNA MECBURDUR!
Bizce Sanat ilericidir.
Bizce Sanat eşitlikten, özgürlükten ve dayanışmadan
beslenir.
Dolayısıyla bizce Sanat, doğası gereği mücadele eder.
Varlığını bu mücadeleye borçludur.
Birçok sanatçı dostumuz bugün yorgun olabilirler.
Yılgın olabilirler.
Suskun olabilirler.
Bugün her koşulda birlikteliğin zeminini arayan ve
bunu hayata geçirmeye çalışan bizler, sadece Sanat
ürünlerimizi üretmekle değil, yeni kuşaklara başka
bir dünyanın var olabileceğini göstermek ve eski
Sanatçı dostlarımızı da daldıkları küskünlük
uykusundan uyandırmakla yükümlüyüz.
Ve tartışmasız bu birliktelik zemini gösteriyor ki
buna gönüllü ve kararlıyız!
Yarınların atalete tahammülü kalmamıştır.
Dün için yarın olan bugünü ertelediğimiz sürece de
tarihe karşı borcumuz, insanlığa karşı suçumuz
artmaktadır.
Tarihe ve insanlığa karşı olan bu yükümlülüğün
bilinciyle bugün artık yarınlar için diyebiliyoruz ki:
Eşitlik ve özgürlük mücadelesinde sanatçılar da var
diyenler buluşacaktır.
Buluşuyorlar da...
Ve dahası bu buluşmada sanat da vardır sınıf da...
Bugün sanatın ve sanatçının sorunları memleketin ve
emekçilerin sorunlarından ayrı düşünülemez.
Kendine ve emeğine yabancılaştırılan Sanatçılar,
ürünlerine, üretim güçlerine, beyinlerine,
yaratıcılıklarına sahip çıkmak, üretimden gelen
güçlerini mücadele ateşinin ortasına atmak
zorundadırlar.
Mücadelemizin ortaklaştırılması zorunludur.
Mücadele etmenin tek yolu da öncelikle ayağa
kalkmaktır.
Yarın bu coğrafyada kurulacak özgür toplumun sağlam
bir parçası olmak, o toplumun kurulmasında pay ve söz
sahibi olmak için, ezberlerimizi bozup, yine ve
yeniden kavgaya atılmak zorundayız.
Çünkü bizler sanatçıyız...
Emekçilere Ayağa Kalk derken ayakta olmak, Başka
Bir Dünya Mümkün derken öncelikle biz hayal
edebiliyor olmalıyız...
Dik durmak... Dik yürümek zorundayız...
Çünkü bizler SANATÇIYIZ !
Sanatı yaşatmak için bu mücadeleyi vermekten başka çağre yoktur. Sanatı teorik olarak tartışmak için önce pratikte sanatın özgürlğü içim mücadele etmek gerekir arkadaşlarım.
Madem bu kadar ateşlisiniz sanat konusunda öyleyse buyrun gelin pazar günü saat 10 30 da Kadıköye Nazım Hikmet Kültür Merkezine. Sanat Cepheinin kahavaltısına katılın. Birlikte mücadele edelim sanatçı,sanatçı adayları ve ''sanat severler'' olarak...