Sanırım GRJ'da bu konseri izleyebilmiş bir iki kişiden biriyim. Bu kadar net konuşmamın nedeni konserdeki izleyicinin azlığı tabi ki, ve fikrimce bunun kaynağı kesinlikle Türk caz dinleyicisinin kaliteden anlamayışı falan değil: biletlerin anlamsız pahalılığı, ve tanıtım eksikliği...
TIM oldukça büyük bir salon, hem ışık hem de ses düzeniyle bu çeşit bir organizasyon yapmaya oldukça elverişli, ama özellikle de bu mevsim için şehre biraz uzak. Boyle bir salonda böylesine kaliteli müziği bu kadar az kişiye dinletebilmek, kesinlikle ne Corea'nın ne Fleck'in kabahati... Organizasyonu yapanlar kusura bakmasınla ama olmadı.
İçeri girerken kafamdaki şüpheler, piyano ve banjo... "ne olabilir ki yani" serzenişleri, hatta "davetiye olmasa hayatta gelmezdim" geyikleri... Çıktığımda utandım kendimden. Bu kadar "az"la, nasıl bu kadar "çok" olunuyor. Cevap: "Chick Corea'nın dehasıyla" herhalde... Her tarza kendi imzasını atışına şahit olmak çok ayrı bir tecrübe. Geçen yıl İstanbul'da tek piyanoyla bunu yapmıştı. Bu yıl yanına felaket bir enstrümantalist almış da oyle gelmiş. Seneye ne olacak... göreceğiz bakalım...
Gitmeyenler çok şey kaçırdılar. Fakat tekrar yazmak isterim, bu onların suçu değil.
"onaip dna ojnab" :)