Kapat
..yükleniyor..
Kapat
İşi müzik olanlar, işlerini GaRaJ'da tanıtıp, müzisyene ulaşıyorlar. GaRaJ rehberini inceleyin.

Müziğin bir tüketim sektörü haline gelmesi etik midir?

  • You • 5 Şubat 2007 22:13 • #522028
    Müzikte üretim koşullarını bir sektör haline geldikten sonra kalite değil, tüketim kaygısı belirliyor. Tüketim kaygısı, müziğin müzisyenleri değil bir takım başka insanların para kazandığı bir ticarethaneye dönüşmüş olması, müzisyen olmanın değil başka kriterlerin para kazandırıyor olması.....

    Müziğin bir tüketim sektörü haline gelmesi etik midir?
  • NefesAL • 5 Şubat 2007 22:16 • #522029
    kaçınılmaz son desek...
  • violoncellist • 5 Şubat 2007 22:56 • #522032
    Durum sadece müzik sektöründe böyle değil. Tüm sanat sektörü bu durumda. Ama bu yeni gelişen bir durum değil.. Neredeyse sanatın doğuşundan beri durum böyle. Eserler genellikle sipariş üzerine yazılıyor, besteleniyor veya çiziliyordu eskiden de. Para kavramı doğmadan önce, insanlar eserlerini diğer insanların istekleri doğrultusunda ister istemez değiştiriyorlardı. Bu da bir nevi ticaret sayılır. Paranın bulunuşunun ardından ise sanatçılar, kendi tasarladıkları eserleri sunmaktan ziyade, bu eserleri kraliyetin istekleri doğrultusunda kısıtlıyor, değiştiriyor veya eklemeler yapıyorlardı.
    Demem o ki müziğin ve diğer sanat dallarının tüketüm sektörü haline gelmeleri şu aralar olan birşey değil. Kısmen de olsa hep böyleydi ve sanırım böyle olmaya da devam edecek..
    saygılar
  • ner • 5 Şubat 2007 23:34 • #522033
    müzik ortaya çıktığı anda bir üretim ilişkisi mekanizması dahilindeydi, bugün de aynen öyle devam ediyor. asıl etik babında sorgulanması gereken (ki tek konu etik değil bu bağlamda) müziksel üretim sürecinin bu çağ içiersinde nasıl bir "distortion"a uğradığıdır, analiz edilmesi elzem olan budur.
  • chumbucket • 6 Şubat 2007 00:35 • #522034
    değildir.
  • CRN_CRN_ME • 6 Şubat 2007 00:58 • #522035
    Bence şu devirde öncelikle herşey üretim olarak başlar yaygınlasır ve bir süre sonra üreten fazlalıgı oldugundan bir takımı işi bırakır sonra da aşırı bir sekilde tüketim başlar olaylar yolunu sapıtır sacma sapan seyler dogmaya baslar....işte bunu ister müziğe yorumlayın ister sanata siz bilirsiniz.... :S
  • violoncellist • 8 Şubat 2007 23:50 • #522238
    tıpkı bu başlık gibi tartışmaya ve fikirlere açık olan ve aynı zamanda da konuşumlaya değer 'nadir' konular neden 3-5 kişi fikrini söyledikten sonra unutulur hiç anlamıyorum... müzik forumunda müziğe dair birşeyi tartışmak yerine ajdar'ın yediği dayağı konuşmak daha mı makul geliyor?.. anlayamıyorum..

    saygılar
  • dark_ambient • 9 Şubat 2007 01:11 • #522243
    Müziğin bir tüketim sektörü haline gelmesi etik midir?
    You
    5 Şubat 2007 Pazartesi / 22:13


    ''Hayatta müzik gerekli midir? Bence hayatta müzik gerekli değildir,çünkü hayat müziktir..''

    Mustafa Kemal Atatürk
  • Necrophilliac • 9 Şubat 2007 09:14 • #522245
    Eğer tüketim sektöründen kastın, dark_ambient'in belirttiği gibiyse, şüphesiz etik.Ancak:

    1-Eğer kastın, "Birileri müzik yapacak biz de dinleyeceğiz, bu ne kadar doğru?" ise, müzik sadece sanatçının kendini ifade ediş yollarından biri.Herkes kendini müzikle ifade etmek zorunda değil.Kendini müzikle ifade etmiş insanların, duygularını paylaştığımız şarkılarını dinliyoruz.O insanlar zaten duygularını ifade etmek için bu şarkıları piyasaya sürüyor.Şarkıları beğenip tekrar tekrar dinlemekte bir sakınca göremiyorum kendi adıma.

    2-Eğer kastın, bu işten para kazanmaksa, bütün sanatçılar yaptıklarından bir şekilde para kazanır.

    3-Eğer kastın, para için sanat yapmaksa, o sanat değil, insanların gözüne kulağına hoş gelecek bir şeyler sunmaktır.Zaten bu zihniyetle yapılan sanat sanat değildir.İnsanların bunu da bir tüketim sektörü haline getirmesi bir şey ifade etmez, nasılsa şarkıları manavda kavuna vururmuş gibi dinleyecekler...
  • You • 9 Şubat 2007 13:06 • #522246
    Şimdi, ben sadece genel olarak insanların bu konudaki duyarlılıklarını görmek istediğim için bu konuyu açmıştım ama kendi fikirlerimden de az da olsa bahsetmeliyim çünkü burda içinde olduğumuz koşulları aklar bir eleştirel bakış açısı görüyorum;


    Piyasada kural kaliteli müzik değil ün ve şöhrettir bunu sanırım herkez bilir. Sebebi ise insanların kaliteli müziği değil ün ve şöhreti talep etmesidir der kurallar.

    Piyasa demek ekonomik rant amaçlı bir pazar demektir. Ve Müzik piyasası da bu amaçla birebir örtüşür ''ürünler'' ortaya çıkarmaktadır.

    Burada müzikteki paylaşımcılık ruhu, değerleri insanlara aktarma sorumluluğu ve her zaman daha iyi daha kaliteli olanı insanların seveceği ve katılımcısı olabileceği seviyeye ulaştırmak gibi tüm kavramlar devre dışı kalmaya mahkumdurlar. İkisinin bir arada olması ise sadece kağıt üzeri bir şeydir.


    Örneğin halk müzikleri, klasik müzik, caz müzik, rock müzik ve sayamadığımız bir çoğu..

    Bu müziklerönemli müziklerdir. Bu müzikleri önemli müzisyenler icra eder. Ama içinde bulunduğumuz ekonomi sistemi bu müziklerin ne kadar para kazandıracağını ve ne kadar insanla ortak noktası bulunup bulunmadığını dikkate alır, bunları kendi süzgecinde ona göre biçimlendirir (ki bunda rock müziğin içinin boşaltılması en açık örnektir) ve piyasaya ''para kazanmak'' gayesi ile sunar. Bir çoğuna buna rağmen rastlayamayız hiç bir yerde... Rastladılarımız ise bunların dışında şeylerdir zaten...


    Şu açılan konunun ardından 100 mesaj atılmış ajdar'ı tanımayan var mı?

    Peki Victor Jara'yı? White Plains'i? Şostakoviç'i, Schuman'ı? İrlanda halk müzikleri'ni dinlediniz mi hiç? Ya da çok nadir çok sesli halk müziklerinden Azeri ve Gürcü halk müziklerini? Kendi Halk müziğimiz? Ya da Bob Dylan? Peki dede efendi, aşık veysel, pir sultan?

    Ya da insanlara fayda sağlamak, onlarınyaşamlarını anlatmak amacıyla yapılmış şarkılar sizce, içim yanıyor, beni cepten ara, allah belanı versin midir? İçimizi yansıtan ve yaşamımızı anlatan şeybu ise ki bu olmaya devamediyor, öyleyse sorgulanması gereken sadece müzik değildir.

    Bize insanın doğasına aykırı bir kültür dayatılmakta. Ülkemizin kültür bakanlığı buna müdahale etmemekte. Ederse sistemin dışına çıkmak zorunda kalır, bu sadece müzikle değil bütün sanat alanlarıyla alakalıdır. Ve tabi ki kapitalizmin ta kendisinin sorunudur bu.

    Kültürel Emperyalizm değil de nedir bu? Emperyalizmin yaşamımıza girmesi ve kendini içimizde içselleştirebilme çabası değil de ne bu? Emperyalizm sadece topla tüfekle işgal etmek, ülkenin kaynaklarını sömürmek midir?

    Bu sayede insanca bir şeyleri imkansız olarak tanımlamamızı sağlamak sonuca ulaşmak değil mi? ''BOŞVERMEK'' kavramını kanıksanmış hale getiren şey bu değil mi?

    İnsanların önüne sanat diye çıkarılan bütün bunlar topluma ne katıyor?

    Şimdi soruyorum, ne var bunda beğenmiyorsan dinleme, insanlar bunu talep ediyor vs. şeylerle üzeri örtülecek bir şeymidir bu?

    Bu bir talep midir, dayatmamıdır?

    Kimlerin çıkarları var bütün bunlarda? Ve kaybeden kim?

    Etik kavramını onurluluk olarak ele alalım, ne kadar onurluca sizce bütün bunlar? Lütfen düşünelim, lütfen düz mantıkla bakmayalım olaya, lütfen bu şeyin peşini bırakmayalım, lütfen onurluca düşüncelerin insanların belleklerinden sökülüp atılmasına karşı duyarsız kalmayalım.

    Daha onurlu bir dünya mevcuttur. Kültürel emperyalizmin tek kurtuluş yolu, anti emperyalizmdir...