-
evet haksızısın.Yabancı müzik dinleyene özenti demek ancak müzik bilgisi z
Türkiyede yapılan işler endistrüyel boyuttadır. Yani eğer para kazandırıyorsa geniş kitlelere ulaşır.
örnek,: Serdar ortaç, gülben ergen, dolayısıyla bu işte de içerik yerine görsel boyut daha değer kazanmakta armoni ve içerik oynak,sözler kolay anlaşılır tekerleme boyutlarında olmaktadır.
Yurt dışında da Britney spears'lar,kıçları ve bekaretleri gibi fiziksel unsurlarla ön plana çıkabilmktedir.
Ülkemizde Ungerground durumdaki "Kalite" , hiç bir zaman bizim milletimizin ilgisini çeken bir konumda olmamıştır. araştırıp bulmak, bulmak uğruna çaba sarfetmek, hiç bizim kültür ve alışkanlıklarımıza uygun değildir. durum böyle olunca da eşeğin sırtına semer vuran bol olur arkadaşlar.
-
evet haksızısın.Yabancı müzik dinleyene özenti demek ancak müzik bilgisi z
Yukarılarda HereticSlave arkadaşımız da (büyük ihtimal bana bir tepki olarak) işini iyi yapanları karaladığımı sanmış. Aksine, şu an sinemacı, şucu bucu diye gezinenlerden daha iyi olduklarını vurgulamak istiyordum aslında. Underground duruma inen kaliteli insanlardır onlar. Kendi çabasıyla albüm de çıkarır, film de çeker, sonuçta biz de gülben ergen değiliz.
Ülke böyle devam ettikçe haber bültenlerinde kolbastının anatomisini inceler, recep ivedik karakterinden yorumlar alır, dünyanın en güçlü sesi olarak ferhat göçer'i tanır, popztardan öğrendiğimiz "detone" terimiyle yaşar gider, futbol maçlarında gol atılınca hayvanlar gibi bağırırız. Çünkü bir zaman gelecek ki, o kaliteli insanlar dediklerimiz de kuruyup elma armut satmaya başlayacaklar.
-
evet haksızısın.Yabancı müzik dinleyene özenti demek ancak müzik bilgisi z
benim de dinlediklerimin çoğu yabancı, gittiğim filmler yabancı, okuduğum yazarların arasında türk de var ama çoğu yabancı. niye yabancı müzik? bir türkçe bir de yabancı şarkı dinleyin. aradaki kalite farkını kolayca anlayabilirsiniz. birkaç türk grubu dışında kaliteli türk grubu yok.
niye yabancı film? konunun orjinalliğinden tutun oyuncuların başarısına film için ayrılan bütçeye kadar arada dağlar kadar fark var. bizde orjinal konular işlenmiyor. ayrıca konular türkiyeyi aşamıyor. belli kültür ve dine hitap ediyor. oyuncular genelde bu konunun eğitimini görmemiş, tecrübesi olmayan ama popüler olan manken, şarkıcı tayfasından seçiliyor. eğitimli oyuncularımızın oynadığı filmler de var ama öncelik popüleritesi fazla olan manken vs.de. örneğin başka film olmadığı için musallat adlı türk filmini izlemiştim. o filmin etkileyici olması için izleyen kişinin cin inancının olması gerekir yani herkese hitap etmiyor. ama başarılı bir tane türk filmi izledim. o da "güneşi gördüm" isimli film. gerçekten başarılı ve etkileyiciydi. konu olarak orjinaldi.
-
evet haksızısın.Yabancı müzik dinleyene özenti demek ancak müzik bilgisi z
kaliteli türk filmi olarak "güneşi gördüm"ü örnek veriyorsan, sinemada kalite anlayışını bir daha gözden geçir derim :)
-
evet haksızısın.Yabancı müzik dinleyene özenti demek ancak müzik bilgisi z
yok abi sana değildi o, direkt ilk mesaja cevap olarak yazdım ben onu. yoksa gerçekten insanların çoğu sanata dediğin sebeplerden ötürü atılıyor ama kendine "kaliteli dinleyici" ya da "kaliteli okuyucu" vs. deyip, gerçekten kaliteli türkçe eserleri de karalayan dışa özenti birçok insan var, onlara yönelikti o yorumum.
-
evet haksızısın.Yabancı müzik dinleyene özenti demek ancak müzik bilgisi z
o zaman senden bir örnek alalım kaliteli türk filmi için
-
evet haksızısın.Yabancı müzik dinleyene özenti demek ancak müzik bilgisi z
Kendi adıma son zamanlarda bir kalite göremesem de bir ağır roman, eşkiya, türk sinemasının son çırpınışlarıydı.
Oscar'a aday olarak takva isimli zıtırık filmi bile sunuyorlarsa ülkemizde, sinemaya gitmemek için sebepler türemiş demektir.
Hele mahsun kırmızıgül insanının yazıp yönettiği (hani o duygu sömürüsünün uçup gittiği) filmini de izledim (ki çok sanatsal yaklaşırım bu tip konulara) beğenmedim, çünkü sırf duygu sömürüsü üzerinden para kazanmaya odaklanmışlardı. Güneşi gördüm'ü izlemedim, duygu sömürüsüne biraz aksiyon katmışlar bu filmde galiba.
Ben türk sinemasının seksenlerde fırtlayan inek şaban film serisiyle ölmeye başladığını düşünüyorum (inek şaban tarzan oluyor, inek şaban faytonla damda geziyor). Türkiye'de adam gibi sinemayla ilgilenen eli kamera tutmuş bünyelere sorarsanız aynı şeyi duyarsınız eminim. Kemal Sunal usta bir oyuncudur fakat para kazanmak için seviye düşürme konusunu sinemaya taşıyan şahıslardan olmuştur belki farketmeden.
60'ların türk siyah beyaz filmlerini hala zevkle izler, çoğu hollywood yapımına dil çıkarırım. Bence hollywood'un da bir ayrıcalığı kalmadı. Son zamanlarda çıkan en sevdiğim adam gibi film "No country for old man" idi. Hala atlamalı zıplamalı, bol bol helikopter patlatmalı filmler para kazandıkça sinema severler susuz kalacaktır.
Recep İvedik film serisi de ülkemizin seviyesini ortaya çıkartmıştır zaten.
Ben senelerdir dünya sinemasının nadir eserleriyle ilgilenip, gerçekten baba sinemacıları izliyorum, takip ediyorum. Hoş, filmleri ülkemize gişe kaygısı yüzünden gelmese de, internetin gözünü, dvd satan internet sitelerinin de menüsünü sevmeye devam ediyorum.
Tiyatro konusunda biraz yumuşayacağım, son zamanlarda tiyatroda bir hareket gözlemliyorum, her ne kadar tv'deki saçma sapan "doğaçlama yapmaya kasalım, bıçalım" türü programlar sayesinde olsa da, tiyatro iyi bi'şeydir yahu.
Müzik konusunun içinde kendim de olduğumdan dinleyici olarak çok seçiciyim. Peki yok mu dinlenecek insanlar? Var ama onları kazıp bulmalısınız, internet burada devreye giriyor. Myspace gibi güzelim sitelerde milyon tane yetenek var.
Ülkemizde de var kazıp bulmanız gereken insanlar, onların çoğunu barlarda bile bulamazsınız ama dikkatli olun. Sadece teşvik edilmeliler gün yüzüne çıkmaları için.
-
evet haksızısın.Yabancı müzik dinleyene özenti demek ancak müzik bilgisi z
"küçük kıyamet"i dene
-
evet haksızısın.Yabancı müzik dinleyene özenti demek ancak müzik bilgisi z
Issız adam'ı tavsiye etsen bu kadar irkilmezdim.
-
evet haksızısın.Yabancı müzik dinleyene özenti demek ancak müzik bilgisi z
niye?